kuramsal ile cümle
kuramsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.Também tendem a conseguir pensar de forma mais abstrata.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.También tienden a pensar más en forma abstracta.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.Tendono anche ad essere capaci di pensare in modo più astratto.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.Ze zijn beter in abstract denken.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.Είναι επίσης ικανοί να σκέφτονται πιο αφηρημένα.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.Зазвичай вони схильні думати абстрактніше.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.Обикновено те мислят по-абстрактно.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.Они также склонны думать более абстрактно.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.יש להם גם יותר יכולת לחשוב באופן מופשט.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.هم أيضاَ يميلون إلى أن يكونوا أكثر قدرة على التفكير بتجرد.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.よりリスクを取ります
Bilim insanları ve aralarında kuramsal matematikçi olanlar, şu iki yoldan birini seçerler:A tudósok, közöttük a matematikusok, a következő két út egyikét követik:
Bilim insanları ve aralarında kuramsal matematikçi olanlar, şu iki yoldan birini seçerler:Gli scienziati, e tra essi i matematici puri, seguono l'uno o l'altro dei due percorsi seguenti.
Bilim insanları ve aralarında kuramsal matematikçi olanlar, şu iki yoldan birini seçerler:과학자들, 그 중에도 순수수학자들은 하나의 길, 또는 두가지 중에 다른 길을 따릅니다.:
Bilim insanları ve aralarında kuramsal matematikçi olanlar, şu iki yoldan birini seçerler:Les scientifiques, y compris les mathématiciens purs, suivent un des deux chemins :
Bilim insanları ve aralarında kuramsal matematikçi olanlar, şu iki yoldan birini seçerler:Los científicos, matemáticos puros entre ellos, siguen uno de dos caminos:
Bilim insanları ve aralarında kuramsal matematikçi olanlar, şu iki yoldan birini seçerler:Naukowcy, wśród nich matematycy, wybierają jedną z dwóch ścieżek:
Bilim insanları ve aralarında kuramsal matematikçi olanlar, şu iki yoldan birini seçerler:Oamenii de ştiinţă, matematicieni puri între ei, urmează una din cele două căi:
Bilim insanları ve aralarında kuramsal matematikçi olanlar, şu iki yoldan birini seçerler:Os cientistas, incluindo os matemáticos, seguem um de dois caminhos:
Bilim insanları ve aralarında kuramsal matematikçi olanlar, şu iki yoldan birini seçerler:Para ilmuwan, termasuk matematikawan murni mengikuti salah satu dari dua jalan ini:
Bilim insanları ve aralarında kuramsal matematikçi olanlar, şu iki yoldan birini seçerler:Wissenschaftler, unter ihnen reine Mathematiker, folgen einem dieser zwei Verfahren:
Bilim insanları ve aralarında kuramsal matematikçi olanlar, şu iki yoldan birini seçerler:Οι επιστήμονες, συμπεριλαμβανομένων και των καθαρών μαθηματικών, ακολουθούν ένα από τα εξής δυο μονοπάτια:
Bilim insanları ve aralarında kuramsal matematikçi olanlar, şu iki yoldan birini seçerler:Учёные, включая математиков-теоретиков, следуют одному из двух путей.
Bilim insanları ve aralarında kuramsal matematikçi olanlar, şu iki yoldan birini seçerler:מדענים, ביניהם גם מתמטיקאים טהורים, הולכים באחת משתי הדרכים הבאות:
Bilim insanları ve aralarında kuramsal matematikçi olanlar, şu iki yoldan birini seçerler:العلماء وضمنهم علماء الرياضيات البحتة، يتبعون أحد مسارين:
Bilim insanları ve aralarında kuramsal matematikçi olanlar, şu iki yoldan birini seçerler:数学者を含めて科学者が取る道は 次の二つのいずれかです 一つは初期の発見に基づき課題を特定します
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.Der er intet overbevisende teoretisk argument for, hvorfor dette skulle ske, OK.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.Er is geen overtuigend theoretisch argument voor waarom dit zou gebeuren, oké.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.Es gibt kein überzeugendes theoretisches Argument, warum das passieren sollte.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.Il n'y a aucun raisonnement théorique convaincant pour expliquer cette observation.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.Không có một lý luận thuyết phục nào giải thích cho điều này.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.어떻게 이런 일이 발생하는지에 대한 설득력있는 이론적인 논거조차도 없죠.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.Não há nenhum argumento teórico persuasivo que explique porque isto acontece.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.Neexistuje žádný přesvědčivý teoretický argument, který by tento jev vysvětloval.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.Nem létezik meggyőző elméleti elgondolás, mely ezt megmagyarázná.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.Nie ma teorii, która przekonywująco wyjaśniałaby to zjawisko.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.No hay ningún argumento teórico convincente de por qué puede pasar esto.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.Non c'è nessuna teoria scientifica che giustifichi perchè questo accade.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.Nu există nici un raţionament teoretic convingător pentru a explica aşa ceva.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.Tidak ada dasar teori tentang mengapa hal ini yang terjadi.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.Δεν υπάρχει κανένα πειστικό θεωρητικό επιχείρημα γιατί αυτό πρέπει να συμβεί.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.Никакого убедительного теоретического аргумента в пользу этого нет.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.Няма убедително теоретично доказателство защо това е така.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.אין כל טיעון תיאורתי משכנע המסביר למה זה צריך לקרות, בסדר.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.لم يكن هناك من نظرية أو فرضية مقنعة لتفسير ذلك ، حسنا.
Böyle olması konusunda ortada ikna edici bir kuramsal görüş yok.誰もが予想だにしなかった結果で
Bunların hepsi kuramsal olarak olası şeyler, ve iddia ediyorum ki, bayağı bir kısmı yapılacak.Al deze dingen zouden in principe gedaan kunnen worden, en ik verzeker u, dat het gedaan zal worden.
Bunların hepsi kuramsal olarak olası şeyler, ve iddia ediyorum ki, bayağı bir kısmı yapılacak.É possível fazer todas estas coisas. E eu posso apostar com grande certeza que serão feitas.
Bunların hepsi kuramsal olarak olası şeyler, ve iddia ediyorum ki, bayağı bir kısmı yapılacak.Ich sag' Ihnen eines: es wird gemacht werden.
Bunların hepsi kuramsal olarak olası şeyler, ve iddia ediyorum ki, bayağı bir kısmı yapılacak.이 모든 일들이 가능하게 될 것입니다. 저 스스로 정말 된다고 믿고 있어요.
Bunların hepsi kuramsal olarak olası şeyler, ve iddia ediyorum ki, bayağı bir kısmı yapılacak.Toate aceste lucruri probabil se pot face, şi fac pariu că se vor face.
Bunların hepsi kuramsal olarak olası şeyler, ve iddia ediyorum ki, bayağı bir kısmı yapılacak.Todas estas cosas posiblemente pueden hacerse, y les apuesto que, seguramente, se harán.
Bunların hepsi kuramsal olarak olası şeyler, ve iddia ediyorum ki, bayağı bir kısmı yapılacak.Toutes ces choses pourraient être faites, et je vous le dis, j'en prends le pari : on le fera.
Bunların hepsi kuramsal olarak olası şeyler, ve iddia ediyorum ki, bayağı bir kısmı yapılacak.Tutto cio' si può in teoria fare e ci scommetterei sarà fatto.
Bunların hepsi kuramsal olarak olası şeyler, ve iddia ediyorum ki, bayağı bir kısmı yapılacak.Wszystkie te rzeczy mogłbyby być osiągnięte i powiem wam, założę się, że będą osiągnięte.
Bunların hepsi kuramsal olarak olası şeyler, ve iddia ediyorum ki, bayağı bir kısmı yapılacak.Όλα αυτά τα πράγματα μπορούν θεωρητικά να συμβούν, και μάλλον θα στοιχημάτιζα ότι θα γίνουν.
Bunların hepsi kuramsal olarak olası şeyler, ve iddia ediyorum ki, bayağı bir kısmı yapılacak.Все это реально сделать более того, я готов поспорить, что это будет сделано.
Bunların hepsi kuramsal olarak olası şeyler, ve iddia ediyorum ki, bayağı bir kısmı yapılacak.Всички тези неща може да се постигнат, и мога да ви заявя, че съм почти сигурен, че ще бъдат постигнати.
Bunların hepsi kuramsal olarak olası şeyler, ve iddia ediyorum ki, bayağı bir kısmı yapılacak.כל הדברים הללו, מתקבל על הדעת שיהיה ניתן לעשות, ואני מוכן להתערב שהם גם ייעשו.
Bunların hepsi kuramsal olarak olası şeyler, ve iddia ediyorum ki, bayağı bir kısmı yapılacak.يمكن القيام بكل هذه الامور وأستطيع ان اراهنكم على انها ستحدث