kuramsal ile cümle

kuramsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak onun gelecekteki gelişimi kuramsal bir soru olarak kalacaktı.Men den fremtidige befolkningsudvikling forbliver dyster.
Bu bakış açısı, kuramsal fizikte berim fiziği adı verilen sahaya aittir.Nærmere bestemt hører denne lov hjemme i mekanikken inden for fysikkens verden.
Bu bir kuramsal fizikçiler listesidir: Thales (c.Det er dokumenteret i som Dracum (c.
Kuramsal hesaplamalar da buna yakın sonuçlar vermektedir.En mer nøyaktig beregning gir omtrent samme resultat.
Kuramsal çerçeve bilgisi verilir.Krever kunnskap i assembler.
Bu personelden 100 kadarı kuramsal fizikçilerdir.Bare 150 av disse var militærpersonell.
Genel bir ayrım varsayılmakta birlikte kuramsal ayrım çizgilerini belirlemek kolay görünmemektedir.Det er derfor ikke lett å definere klare skiller.
20. yüzyılın en tartışmalı kuramsal alanlarından birisi psikanalizdir.En av de vesentligste bidrag til religionskritikken på 1900-tallet har vært religionspsykologien.
Ancak kuramsal hesaplamalar elementin beklenenden çok daha fazla reaktif olabileceğini gösterdi.Namun, perhitungan teoretis menunjukkan bahwa unsur ini bisa jadi jauh lebih reaktif.
Roy Jay Glauber (1 Eylül 1925 - 26 Aralık 2018), Amerikalı kuramsal fizikçi.Roy Jay Glauber (1 tháng 9 năm 1925 - 26 tháng 12 năm 2018) là nhà vật lý người Mỹ.
1953) 2003 - Edward Teller, Macar asıllı Amerikalı kuramsal fizikçi (d.1953) 2003 – Edward Teller, nhà vật lý học người Hungary-Mỹ (s.
1980’de Robert Brout’un da katılımıyla Kuramsal Fizik Grubunu kurdu.Năm 1980, ông cùng với Robert Brout làm trưởng nhóm vật lý lý thuyết tại ULB.
Adını Alman kuramsal fizikçi Max Planck'tan almıştır.Nó được đặt theo tên physicist Max Planck.
Bu deney ayrıca ikinci bilimsel devrimin en önemli kuramsal olaylarından birisidir.Tác phẩm này được công nhận là một trong những tác phẩm quan trọng nhất của cách mạng khoa học.
Hayali kütleye sahip bir kuramsal parçacık daima ışıktan daha hızlı hareket eder.虚静止質量を持つ仮説上の粒子は、常に光速よりも速く運動する。
Roy Jay Glauber (1 Eylül 1925 - 26 Aralık 2018), Amerikalı kuramsal fizikçi.ロイ・ジェイ・グラウバー(Roy Jay Glauber、1925年9月1日 - 2018年12月26日)は、アメリカの物理学者。
Adını Alman kuramsal fizikçi Max Planck'tan almıştır.ドイツの物理学者マックス・プランクにちなんで名づけられた。
Bu ifade kuramsal fizikte sıkça kullanılır.この構成は体論においてしばしば起こる。
Humboldt’un devlete yönelik kuramsal düşünceleri zaten çoktandır bu yöndeydi.洪堡的国家理论早就已经持这个见解了。
Kuramsal fizik profesörüdür.他是物理學家的物理學家。
Kuramsal düzlemde nesnel bilgiyi ortaya koyma girişimleri bu koşullar altında devam etmektedir.我的正常意識流在那個狀態下仍持續運作著。
Çünkü kuramsal olarak bunların hesaplama güçleri ve hızları, sıradan bilgisayarlardan onlarca kat fazla.而一旦光學電腦普及,其速度可達現今電腦的十倍。
Kuramsal fizikte, Minkowski uzayı çoğunlukla Öklid uzayıyla karşılaştırılır.이론물리학에서, 민코프스키 공간과 유클리드 공간은 자주 비교된다.
Ayrıca çok ciddi bir kuramsal bir yaklaşım sergiledi.그것은 또한 중요한 실질적인 효과를 보았다.
Bu deney ayrıca ikinci bilimsel devrimin en önemli kuramsal olaylarından birisidir.이 실험은 또한 두 번째 과학 혁명(Second Scientific Revolution)의 이론적 관점의 시발점 이라고 불리기도 한다.
Kuramsal kitapların yanı sıra edebiyat çevirileri de yaptı.מלבד תרגומים כתב גם ספרים מקוריים.
Bilgi rejimleri nosyonu, Foucault'nun kuramsal alana ikili müdahalesinin sonuçlarından biridir.חוסר שיתוף פעולה הוא אחת מן הבעיות הקיימות במערכות עמית לעמית (מערכת peer to peer).
Gerçi Penzias ve Wilson'un uzmanlık konuları kuramsal fizik değildi.המדיניות המוניטרית של באוטוול וריצ'רדסון לא הייתה עקבית.
Bununla birlikte, 1964'ten beri kuramsal bileşikler üzerine çalışmalar devam etmektedir.למרות זאת רק בשנת 1940 הגיע לתפוסת שוכרים מלאה.
Ancak kuramsal hesaplamalar elementin beklenenden çok daha fazla reaktif olabileceğini gösterdi.Все пак е ясно, че реакцията на речта е много по-силна от очакваното.
Ancak onun gelecekteki gelişimi kuramsal bir soru olarak kalacaktı.Въпреки това и следващите му филми ще имат някакво ниво на неяснота.
Ancak onun gelecekteki gelişimi kuramsal bir soru olarak kalacaktı.Međutim, njezin budući razvoj je ipak ostao samo teorijsko pitanje.
En tanınmış eseri Gösteri Toplumu (La Société du spectacle, 1967)fr adlı kuramsal kitaptır.Jeho zásadné knižné dielo Spoločnosť spektáklu (La Société du spectacle) vyšlo v roku 1967.
Planck birimlerinin kuramsal fizikte derin anlamları vardır.Planckove jednotky vyznačujú hranice platnosti známych fyzikálnych zákonov.
Ancak kuramsal hesaplamalar elementin beklenenden çok daha fazla reaktif olabileceğini gösterdi.Neskôr však vyšlo najavo, že zostávajúceho paliva bolo oveľa viac, než sa zdalo.
Çu bir kuramcı değildi, önemli kuramsal çalışmalar üretmedi.Bol obyčajné dieťa a neprejavoval nijaký mimoriadny záujem o duchovné záležitosti.
Kuramsal fizikte, Minkowski uzayı çoğunlukla Öklid uzayıyla karşılaştırılır.V teoretični fiziki se prostor Minkowskega velikokrat primerja z evklidskim prostorom.
Kuramsal kitapların yanı sıra edebiyat çevirileri de yaptı.Poleg izvirnega leposlovja so izhajali tudi prevodi.
Gerçi Penzias ve Wilson'un uzmanlık konuları kuramsal fizik değildi.Gretzkyjeve osnovne atletske spodobnosti in telesna konstitucija niso veljale za nič posebnega.
Kuramsal yaklaşmak bu bilgi tabanını geliştirmektir.Približati tako, da je znanje praktično.
Bunlar kuramsal edebiyat eleştirisi yazılarıydı.Reiškėsi literatūros kritikoje.
Teknik anlamı doğasal olayların kuramsal ve uzun uzun düşünülmüş açıklamalarına denk gelmektedir.Logika yra pakankamai aiški, kad būtų galima natūraliai ir intuityviai patikslinti atsitiktines problemas.
Kulak fonetiği: İnsan duyumunun yeteneğiyle uğraşan kuramsal sesbilgisinin alanıdır.Kurtumas – klausos sistemos negalia, kuomet žmogus praranda gebėjimą girdėti.
Kuramsal fizik profesörüdür.Fizikos vyresnysis mokytojas.
Ancak onun gelecekteki gelişimi kuramsal bir soru olarak kalacaktı.Tema edaspidine saatus oli ebamäärane.
Ayar teorisi veya ayar kuramı, kuramsal fizikte temel etileşmeleri açıklar.Näiteks mehaanilise süsteemi liikumist või elementaarseid välju teoreetilises füüsikas.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.Arra is hajlamosak, hogy elvontabban gondolkodjanak.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.Bolj so tudi nagnjeni k abstraktnejšemu mišljenju.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.De asemenea, tind să poată gândi mai abstract.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.De brukar också kunna tänka mer abstrakt. Det finns många skillnader.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.De er normalt også i stand til at tænke mere abstrakt.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.Elles ont aussi tendance à pouvoir penser de manière plus abstraites.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.Heillä on myös tapana ajatella abstraktimmin.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.Họ cũng thường có khả năng suy nghĩ một cách trừu tượng hơn.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.또한 더 추상적으로 생각하는 능력이 있는 편이죠.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.Mają też skłonność do bardziej abstrakcyjnego myślenia.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.Mají také tendenci myslet abstraktněji.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.Mereka juga cenderung untuk mampu berpikir secara lebih abstrak.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.Sie denken auch abstrakter.
Ayrıca kuramsal şekilde düşünebilen kişilerdir.Taktiež zvyknú byť schopní myslieť abstraktnejšie.

İlgili Sayfalar