kuramsal ile cümle

kuramsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu bakış açısı, kuramsal fizikte berim fiziği adı verilen sahaya aittir.Questo ricorda l'origine del campo nella fisica dello stato solido.
Roy Jay Glauber (1 Eylül 1925 - 26 Aralık 2018), Amerikalı kuramsal fizikçi.Roy Jay Glauber (New York, 1º settembre 1925 – 26 dicembre 2018) è stato un fisico statunitense.
Bunlar kuramsal edebiyat eleştirisi yazılarıydı.Che cos'è la critica letteraria.
Film kuramsal fizikçi Kip Thorne'un bilimsel kuramlarına dayanıyordu.L'autore s'è avvalso anche d'una consulenza relativistica chiesta a Kip Thorne.
Kuramsal hesaplamalar da buna yakın sonuçlar vermektedir.Calcoli teorici sono in accordo con questo risultato.
Bu ifade kuramsal fizikte sıkça kullanılır.Tale operazione infatti è largamente usata in fisica.
Althusser, Marksizmi, "kuramsal bir anti-hümanizm" olarak tanımlamaktadır.Un umanesimo antropocentrico che Maritain definisce come "inumano".
Kuramsal fizikte, bir süperyük supersimetri dönüşümlerinin bir üretecidir.В теоретической физике суперзаряд — генератор трансформаций суперсимметрии.
Adını Alman kuramsal fizikçi Max Planck'tan almıştır.Назван в честь немецкого физика Макса Планка.
1980’de Robert Brout’un da katılımıyla Kuramsal Fizik Grubunu kurdu.В 1980 году он совместно с Робертом Браутом сформировал исследовательскую группу.
Film kuramsal fizikçi Kip Thorne'un bilimsel kuramlarına dayanıyordu.Сценарий основан на научных работах Кипа Торна.
Ancak, sonucun sonsuz olduğu bazı kuramsal durumlar da vardır.Однако состояния с бесконечной нормой тоже имеют смысл.
Kuramsal kitapların yanı sıra edebiyat çevirileri de yaptı.Кроме литературного творчества занималась переводами.
Doğruluk, doğrulanabilir bilginin kuramsal ifadesidir.Наука — неоспоримый факт, нужный человеку.
Hayali kütleye sahip bir kuramsal parçacık daima ışıktan daha hızlı hareket eder.إلا أنه قد يكون ممكنا لجسم أن يوجد وهو يتحرك دائما أسرع من الضوء.
Ancak kuramsal hesaplamalar elementin beklenenden çok daha fazla reaktif olabileceğini gösterdi.ولكن من المؤكد أن ردة الفعل على الخطاب كانت أكبر من المتوقع.
Bu soru türü örneklerinde kaba sorular, görünüşte alakasız ve kuramsal sorular da bulunur.أسئلة تحمل إجابات غامضة ومخيفة!
Ayrıca çok ciddi bir kuramsal bir yaklaşım sergiledi.Além disso, ela deveria passar um significado claro e inequívoco.
Kant'a gelindiğinde ise önemli bir kuramsal müdahale ile karşılaşır.Já no trabalho, Lee é obrigado a lidar com uma situação muito delicada.
Ününü, Bach'ın görüşlerini yansıtan kuramsal yapıtlarına borçludur."O que tenho a dizer sobre a obra de Bach?
Bu ifade kuramsal fizikte sıkça kullanılır.Deze term wordt vaak gebruikt in de natuurkunde.
Adını Alman kuramsal fizikçi Max Planck'tan almıştır.Deze satelliet is vernoemd naar de Duitse natuurkundige Max Planck.
Ting konuşmasında deneysel çalışmanın kuramsal çalışma kadar önemli olduğunu vurgulamıştır.In zijn toespraak legde Ting de nadruk dat experimenteel werk net zo belangrijk is als theoretisch werk.
Çünkü yan bant ürünlerinin sayısı kuramsal olarak sonsuzdur.Het aantal binaire bestanden van maximaal N bits is eindig.
Bu kavram uzay-zamanda kuramsal "tüneller" ifade ediyordu.Hij beschreef een "nevelig" gebied in de ruimte.
Gerçi Penzias ve Wilson'un uzmanlık konuları kuramsal fizik değildi.Hudson en Wilsons relatie was niet van lange duur.
Çu bir kuramcı değildi, önemli kuramsal çalışmalar üretmedi.Wachlarz nie był i nie jest wyłącznie przedmiotem użytkowym.
Aynı yıllarda şiir yazmaya ve bilimsel yöntem üzerine kuramsal araştırmalara başladı.Przez wiele lat wypowiadał się i pisał na temat tego jak należy tworzyć samą naukę.
Kuramsal kitapların yanı sıra edebiyat çevirileri de yaptı.Zajmował się ponadto tłumaczeniami literackimi.
Kuramsal fizik profesörüdür.Han är utbildad fysiker.
Ayrıca çok ciddi bir kuramsal bir yaklaşım sergiledi.Slutligen tog han fram en speciell överdrivningsmetod.
20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bu anlayış, savunulamaz ve kuramsal olarak temellendirilemez olmuştur.De är väl bevarade från sekelskiftet såväl utvändigt som invändigt.
Kuramsal olarak, bu düzen ivmelenen cisimlerin g-kuvveti ile karşılaşması olarak anlatılabilir.Speciellt är detta möjligt för bijektionen G → G {\displaystyle G\to G} .
Kuramsal fizikte, bir süperyük supersimetri dönüşümlerinin bir üretecidir.У теоретичній фізиці суперзаряд — генератор трансформацій суперсиметрії.
1980’de Robert Brout’un da katılımıyla Kuramsal Fizik Grubunu kurdu.1980 року він спільно з Робертом Браутом сформував дослідницьку групу.
Dizi kuramsal fizikçi Michio Kaku ve onun kitabı "İmkansız Fizik"i barındırıyor.Серії створюються фізиком Мітіо Каку, їх основою є його книга Physics of the Impossible.
En tanınmış eseri Gösteri Toplumu (La Société du spectacle, 1967)fr adlı kuramsal kitaptır.Jeho nejznámějším dílem je kniha Společnost spektáklu z roku 1967.
Kuramsal fizik profesörüdür.Je fyzikem fyziků."
Kuramsal kitapların yanı sıra edebiyat çevirileri de yaptı.Kromě vlastní literární tvorby se také věnuje překladům.
Kuramsal çerçeve bilgisi verilir.Bude znát základní účetní výkazy.
Scott Russell bu dalgaların kuramsal ve pratik araştırmaları yapmak için biraz zaman geçirmiştir.Raymond Roussel se věnoval poetickému a narativně verbálnímu výzkumu.
Soğuk füzyonun kuramsal bir modellemesi de bulunmamaktadır.Výjimkou nejsou ani nebezpečně ledové přízraky.
Planck bunların kuramsal kurgular olduğunu öne sürüyordu.Arnold už má této plané diskuze dost.
Kuramsal çalışmalarının yanı sıra, çevirmenlik ve oyun yazarlığı uğraşlarını sürdürmektedir.Kromě své neperspektivní práce se poflakuje a hraje videohry.
Kuramsal fizikte, Minkowski uzayı çoğunlukla Öklid uzayıyla karşılaştırılır.În fizica teoretică, spațiul Minkowski este adesea comparat cu un spațiu euclidian.
Kuramsal çalışmalarının yanı sıra, çevirmenlik ve oyun yazarlığı uğraşlarını sürdürmektedir.Continuă, de asemenea, cu munca de traducător, în special în domeniul dramaturgiei.
Kant'a gelindiğinde ise önemli bir kuramsal müdahale ile karşılaşır.Înainte chiar de a intra în capitală, el luase o măsură semnificativă.
Adını Alman kuramsal fizikçi Max Planck'tan almıştır.Nevét Max Planckról, német fizikusról kapta.
Hayali kütleye sahip bir kuramsal parçacık daima ışıktan daha hızlı hareket eder.Egy elméleti részecske, aminek nyugalmi tömege képzetes szám, mindig a fénysebességnél gyorsabban közlekedik.
Bunlar kuramsal edebiyat eleştirisi yazılarıydı.Ezek a kritikák irodalmi halálos ítéletnek számították.
Yukawa'nın tamamen kuramsal olan öngörüsü bir yıl sonra doğrulandı.Mäkihypyn maailmancupissa Yumoto teki ensiesiintymisensä vuotta myöhemmin.
Çu bir kuramcı değildi, önemli kuramsal çalışmalar üretmedi.Laji oli hänelle vain harrastus ilman merkittäviä saavutuksia.
Adını Alman kuramsal fizikçi Max Planck'tan almıştır.Satelliitti on nimetty saksalaisen fyysikon Max Planckin mukaan.
Ancak onun gelecekteki gelişimi kuramsal bir soru olarak kalacaktı.Hänen sisäistä tulkintaansa pidettiin tosin vielä kehittymättömänä.
En çok devlet üzerine kuramsal çalışması ile tanınmaktadır.Είναι περισσότερο γνωστός για το θεωρητικό έργο περί το κράτος.
Bu ifade kuramsal fizikte sıkça kullanılır.Η προσέγγιση αυτή χρησιμοποιείται συχνά στη φυσική.
Planck bunların kuramsal kurgular olduğunu öne sürüyordu.Ο Μπίσοφ πίστευε ότι όλα πήγαιναν καλά.
Ancak onun gelecekteki gelişimi kuramsal bir soru olarak kalacaktı.Ωστόσο, οι μελλοντικές εξελίξεις θα απαιτούν στενή παρακολούθηση της κατάστασης.
Ayrıca çok ciddi bir kuramsal bir yaklaşım sergiledi.Επίσης, ανέπτυξε έντονη προσηλυτιστική δράση.
Bu, kuramsal olarak nihai felsefi doğru ve nesnellik temeliydi.Den skaber et tilsyneladende absolut fundament af mening og betydning.

İlgili Sayfalar