kural ile cümle

kural kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kuralları basittir.As regras foram simples.
Konulan kurala göre üç kez şampiyon olan takım daimi olarak kupayı alacaktı.Por sinal, de acordo com o regulamento, o Vasco necessitava ganhar três partidas seguidas para ser campeão.
Birçok alisiklik bileşiğin oluşumunda halka kapanma modu Baldwin'in kuralları ile tahmin edilebilir.O modo de fechamento do anel na formação de muitos alicíclicos pode ser predito pelas regras de Baldwin.
Ayrıca sağ el kuralı sayfasına bakabilirsiniz.Vide Regra da mão direita.
Katedral yasaları monastik kuralları benimsedi.Surge o Espírito das leis de Montesquieu.
Artık hepsi modern yaşamın kurallarına uymak zorunda.Todos adaptam-se a novos modos de vida.
Borsaların kendine özgü kuralları ve standartları vardır.O Náutico possui estatuto e normas próprios.
Bu kuralın bağlayıcı niteliği, iyi niyet ilkesine dayanmaktadır.Este tipo de dever é resultado do princípio da Boa-fé.
Kural olarak girdiler için karakterler sembol olarak kullanılır, eylemler yoktur.Como regra a entrada são símbolos (caracteres); ações não são usadas.
Örneğin, kurallar oyuncuya pas geçmesini zorunlu kılmaz ama çoğu oyuncular bunu yapar.Por exemplo, nenhuma regra requer que nenhum jogador dobre, mas geralmente a maioria dos jogadores o fazem.
Bu genel sabitler termodinamiğin dört kuralında açıklanmıştır.A essência da termodinâmica é incorporada nas quatro leis da termodinâmica.
Uluslararası Ahlakın Kuralı.""Tratado de Direito Internacional Público".
Ünlü tarihçi Halil İnalcık : “Kural olarak bedestenli şehir uluslararası bir ticaret merkezidir.” demektedir.Mas os ouvintes devem entender que, pelas regras americanas, o World Trade Center era um alvo aceitável."
Hatta "Harry's Codes" (Harry'nin Kuralları) adında kuralları vardır.Dexter chama essas regras como "O Código de Harry".
Boyutları ve standartları, futbol kurallarının birinci kuralında belirtilmektedir.Os resultados e as classificações estão geridos de acordo com as regras gerais aplicáveis no futebol.
NBA'de resmen 3 sayılık atış kuralı uygulanmaya başladı.A NBA adota oficialmente o lançamento de 3 pontos.
Ama genelde resmi kurallarla cezanın gerçekte uygulaması arasında önemli farklılıklar vardır.Há, no entanto, muitas vezes, diferenças significativas entre a política oficial e aplicação no mundo real.
Aritmetikte işlemler belirli kurallara göre uygulanır.A aritmética desenrola-se em obediência a uma ordem de operações.
Bu açıdan Buşido Orta Çağ Avrupa'sındaki şövalyelik kurallarına benzemektedir.A condição dos Sipahis se assemelha a dos Cavaleiros da Europa medieval.
Bu branşta her ülke kendi yarışma kurallarını belirlemektedir.Sob a lei, cada estado definiria seus próprios requisitos para a imigração.
Kurallara tutarsızlıkı kaldırmak için Aralık 2012 yılında değişiklik yapılmıştır..As diretrizes foram alteradas em dezembro de 2012 para corrigir esta anomalia.
Aristoteles'in "üç birlik" kuralından vazgeçilmiştir.Estas regras reduzem-se às três regras que Aristóteles definiu.
Bu sistemin yasal yetkesi 1983 Temsil Yasasının Parlamento Seçimi Kuralları bölümünde belirlenmiştir.É importante assinalar que, a Justiça Eleitoral foi criada por meio do Código de 1932.
Kuralar 15 Mart 2014'te çekildi.Os jogos foram disputados a 15 de Março de 2014.
Trafik akışı çoğunlukla temel kurallara göre düzenlenir.As sociedades humanas são, na maioria das vezes, organizadas de acordo com seu principal meio de subsistência.
Bu kural olmakla birlikte, bunun istisnaları vardır.Se considerarmos isso uma regra, então ela deve ter uma exceção.
Her kurallara uygun OWL DL ontolojisi, kurallara uygun bir OWL Full ontolojisidir.Toda ontologia OWL DL válida é uma ontologia OWL Full válida.
Bu Satyagraha kurallarına riayet etmekti.Respeito à norma euclidiana.
Örneğin Perl ve Tcl direk kendi yazım kurallarına gömülü, güçlü düzenli ifadelere sahiptir.Por exemplo, Perl e Tcl possuem suporte a expressões regulares nativamente.
1. Kural: Oyuncular: Bir kriket takımı, birisi takım kaptanı olmak üzere on bir oyuncudan oluşmalıdır.Captain - Cada jogador começa com uma coroa para marcar que ele é capitão.
Bunun için özellikle kuralların doğasını analiz etmeye yönelmiştir.Vai diretamente para a questão de como as leis da natureza são construídas.
Konseyde her üniversite temsilcisinin bir oyu bulunmaktadır ve çoğunluk kuralına göre seçim yapılır.As Deputações Provinciais funcionam como um órgão colegiado e a maioria das decisões é tomada por consenso.
Kuralları oyuncular arasında değişebilir, ama genelde ortak oyun özellikleri vardır.Jogadores podem trocar de posições, sendo isso bem frequente.
Bu kurallar içinde regl nida kanunları bulunur.Legalmente, é, pois, esta a regra em vigor.
Yürürlükte olan hukuk kurallarının tümüne mevzuat denir.Tão sérias quanto foram as consequências da Lei dos Círculos.
Ancak bu kesin bir kural değildir.Evidentemente, isso não é uma regra...
Bu kurallar, çağdaş pasaportların şekillendirilmesine yönelik adımlardı.Estes guias foram, em grande parte, os responsáveis pelo formato atual dos passaportes.
UFC kuralları güncellendikçe karma dövüş sanatçıları da değişti.Conforme as regras do UFC começaram a se desenvolver, seu competidores evoluíram também.
Kanunlar, uygun hareket edenleri ödüllendirip kurallari çiğnemeye cürret edenleri gereğince cezalandırmalıdır.Leis devem recompensar aqueles que obedecem-nas e punir de acordo aqueles que não o fazem.
Oyunun kuralları oldukça basit olmasına rağmen oynarken çok fazla uğraş gerektirir.No entanto apesar do aspecto simples o jogo tem um grau de dificuldade grande.
Kurallı cümlede özne önce gelir ancak devrik cümlede yüklem önce gelir.Um predicado de está imediatamente antes da palavra predicativa que complementa.
Bu kural tüm paralel dişli dizileri için geçerlidir.Esta propriedade é comum a todos os ácidos.
Kuralar 15 Ocak 2015 tarihinde ABD'nin Florida eyaletinin Miami Beach kentindeki CONCACAF Merkezi'nde çekildi.O sorteio para esta fase ocorreu em 15 de janeiro de 2015 em Miami Beach, Estados Unidos.
Her ülkenin ve her kuruluşun telif haklarına ilişkin kendi yasaları ve kuralları vardır.Todavia, todas as leis estaduais de trânsito e veículos têm elementos comuns.
Tanrı'nın adına, bu kurallar asla değiştirilemez.Nelas, a regra nunca pode ser questionada.
Bunu şu sözleriyle açıkça belirtmiştir; “Kural insan için bir hapishanedir.Estes valores são: Verdade: "O homem tende naturalmente para a verdade.
İnsan bütün kuralların başladığı ve bittiği yerdir.Todos os padrões começam e terminam no mesmo local.
Saint Vincent ve Grenadinler deplasman golleri kuralıyla üçüncü tura yükseldi.São Vicente e Granadinas avançou diretamente a próxima fase.
Hukuk kuralı iki sınıfa ayrılabilir.O desenvolvimento do Estado de Direito pode ser dividido em duas etapas.
Kurallarda bazı ufak değişikler vardır.Houve pequenas mudanças nos métodos.
Kütüphanelerde uyulması gereken kurallar öğretilir.Elas podem ser consultadas nas bibliotecas das escolas.
Note: Bayraklar, millî takımı FIFA uygunluk kuralları kapsamında tanımlandığı gibi gösterir.Nota: Bandeiras indicam equipa nacional, conforme definido pelas regras de elegibilidade da FIFA.
Geçmişi bilelim, geleceği kuralım."Para sobreviver, conheça o passado.
Gol farkının eşit olması durumunda ise deplasman golleri kuralı dikkate alınmaktaydı.Em caso se igualdade em pontos, a regra do gol marcado como visitante entraria em consideração.
Çalışma ortamında sağlık ve güvenlik kurallarına dikkat edilmesi şarttır.Pergunte ao profissional de saúde sobre o que é seguro no seu caso.
Kuralara 4. torbadan katıldı.O filme estreou em 4ª nas bilheterias.
Kurallar gereği aynı ülke takımları, aynı grupta yer almadı.Equipes do mesmo país não podem cair no mesmo grupo.
Oyunun Kuralı 1939 Fransa yapımı komedi filmdir.Futebol em Família é um filme brasileiro de comédia de 1939.
Kendi kurallarımı kendim koyarım.Eu faço as minhas próprias regras.
Karşılıklı saygıyı şekillendiren kurallar olmalıdır.Er moeten regels zijn omtrent wederzijds respect.

İlgili Sayfalar