kural ile cümle

kural kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O döneme kadar genellikle her okul ya da üniversite kendilerine özgü kurallarla futbolu oynuyorlardı.قبل هذا الاجتماع، كان لكل جامعة قواعدها الخاصة، وكانت كرة القدم في الجامعات تلعب على أساسا رمز الفريق المحلي.
Kural olarak 4 çeşit oyma çeşidi vardır.هنالك أربعة أنواع من أساليب الشرط.
Bu lemma bazen olasılıklar için çarpım kuralı olarak anılmaktadır.ويُشار إلى هذه التوقعات الثقافية للعواطف أحيانًا بأنها قواعد عرض.
Âyin (Farsça:آیین) ya da ritüel, genellikle önceden belirlenmiş bâzı kurallara göre icra edilen dînî tören.كرمته اذاعة صوت الريان في قطر تقديرا له، اسوة بالعديد من فنانين جيله أو من سبقوه.
Oyunun kuralları oldukça basit olmasına rağmen oynarken çok fazla uğraş gerektirir.على الرغم من بساطة قواعد اللعبة فإن استراتيجيتها معقدة إلى درجة كبيرة.
Artık hepsi modern yaşamın kurallarına uymak zorunda.لا تستطيع التفاعل مع متطلبات الحياة العصرية.
Lütfen bana kuralların ne olduğunu söyle.رجاء أخبرني ما القوانين.
Ama şimdi kurallar unutuldu.Mas agora as regras foram esquecidas.
Kurallar içinde Hukuk Latin medeniyeti, Towarzystwo im.Regras legais na civilização latina, Towarzystwo im.
Pareto ilkesi, 80/20 kuralı olarak da bilinir.Princípio de Pareto - também conhecido como regra 80-20.
Bu sene Rodwell, Kameny'nin belirttiği kurallardan kendini kısıtlanmış hissettiğini hatırladı.Este ano, Rodwell lembrou-se de se sentir restringido pelas regras que Kameny havia estabelecido.
Her kulüp, kural değişiklikleri ve sözleşmeler gibi konularda bir oy hakkına sahip bir hissedardır.Cada clube é um acionista com direito a voto em questões como mudanças de regras e contratos.
Belirmiş yapılar tek bir olay veya kural tarafından yaratılmamış desenlerdir.As estruturas emergentes são padrões que não são criados por um único evento ou regras.
Onların kurallarına uymayacaksınız."Eu não vou seguir essas regras ".
Eğer kurallar 2006'da da bu şekilde olsaydı Nijerya, Angola'nın yerine finallere katılan takım olacaktı.Se essas regras fossem aplicadas em 2006, então a Nigéria se classificaria no lugar de Angola.
İş dünyasında yaygın bir kuraldır; örn. "satışların % 80'i müşterilerin % 20'sinden gelir."É uma rule of thumb comum em negócios, por exemplo, "80% das suas vendas vêm de 20% dos seus clientes".
Diferansiyel kalkulusteki ürün kuralı (the product rule) hala “Leibniz Yasası” olarak adlandırılır.Nesses termos, a regra de produto do cálculo diferencial ainda é chamada de "lei de Leibniz".
Jüpiter’in radyo yayımını tetikleyen fizik kuralları, pulsarların radyo yayımında uygulanana benzerdir.As leis da física que governam as emissões de rádio em Júpiter são similares àquelas em pulsares de rádio.
2006 Dünya Şampiyonası kuraları 15 Ocak 2006’da Tokyo’da çekildi.O sorteio para o Campeonato do Mundo de 2006 foi realizado em Tóquio em 15 de Janeiro de 2006.
Dura lex, sed lex Kurallar katıdır, ama kuraldır.Outros: Dura lex, sed lex "A lei é dura, mas é lei.".
14. Hayvanları koruma ve savunma kuralları, hükümet düzeyinde temsil olunmalıdır.Os organismos de proteção e de salvaguarda dos animais devem estar representados a nível governamental.
1770 yılında Borda, Borda kuralı olarak adlandırılan bir sıralı tercihli oy sistemini formüle etti.Em 1770 formulou um sistema de votação, conhecido como contagem de Borda.
Yaşamın orijinal başlangıcından beri, yeni kurallar geliştirirdi.Desde a criação do Jogo da Vida original, novas regras têm sido desenvolvidas.
Bosman kuralıA sentença do Caso Bosman
Kuralar Yunanistan'ın Katerini kentinde, 9 Haziran 2015 saat 17:00 DAYZD (UTC+3)de çekilmiştir.O sorteio final foi realizado em Katerini, Grécia em 9 de junho de 2015 às 17:00 EEST (UTC+3).
Buna empirik kural veya 68-95-99.7 kuralı adı da verilir.Isto é conhecido como a regra empírica 68–95–99,7.
Arap Birliği'nin tüm toplantılarda bulunması kurallara yazılı olarak eklendi.A presença da Liga Árabe em todos os encontros está inscrita nas normas.
4 Ocak 1868'de yeni İmparatorluk kuralları resmi olarak ilan edildi.Em 4 de janeiro de 1868, a restauração do domínio imperial foi formalmente proclamada.
(Bu kural bazı tanımlarda kullanılırken bazılarında kullanılmaz.(Esta regra é usada em algumas definições.
Franck-Condon prensibi ve Slater-Condon kuralları onun ismini taşır.O princípio de Franck–Condon e o leis de Slater–Condon são parcialmente denominados em sua memória.
Kyaku (格), Ritsuryō'nun değişiklikleri olup Shiki (式) ise resmi kurallardır.Kyaku (格) são emendas do Ritsuryō, Shiki (式) são edições.
Turnuva kuraları, 9 Aralık 2012 tarihinde Mısır'ın başkenti Kahire'de çekilmiştir.O sorteio para o torneio foi realizado em 9 de dezembro de 2012, em Cairo, Egito.
Stewie'nin istemeden de olsa ettiği yardım ile Brian, annesini kurallara uygun bir şekilde gömer.Com a ajuda de Stewie, Brian faz um enterro para sua mãe.
Kalıplar üzerine düşünülmüş güzelliğin bir formu olabilen basit kurallardan ortaya çıkar.Os padrões que emergem das regras simples pode ser considerado uma forma de beleza.
Bu, Hückel kuralı olarak adlandırılır.Isso é conhecido como regra de Hückel.
Deontoloji, etik kurallarıyla, görevleri araştıran bilim dalı.Etimologicamente, deontologia significa ciência dos deveres.
Günümüzde ise bu kurallar tamamen kaldırılmıştır.Hoje essas leis foram amplamente abolidas.
Kriket kuralları Uluslararası Kriket Konseyi resmî sitesiConselho Internacional de Críquete (em inglês) História do International Cricket Council
Kuralar 25 Temmuz 2015 tarihinde Rusya'nın Sankt-Peterburg kentindeki Konstantinovsky Palace'ta çekildi.O sorteio foi realizado em 25 de julho de 2015, no Konstantinovsky Palace em São Petersburgo, na Rússia.
Kaynak: UEFA Sıralama kuralları: Grup aşaması tiebreak (H) Ev sahibi.Fonte: UEFA Regras para classificação: Group stage tiebreakers (H) Anfitrião.
Eurovision Şarkı Yarışması'nın uzun, teknik kuralları vardır ve her geçen gün değişmektedir.As regras oficiais do Festival Eurovisão da Canção são longas, técnicas, e podem mudar frequentemente.
Bu kurala uymayan sözcükler öz Türkçe değillerdir.Estes sítios e suas conversas não são, em si, ilegais.
Bu sınıflandırmanın kuralları, Particle Data Group tarafından belirlenmektedir.Informação completa sobre as propriedades das partículas é compilada pelo Particle Data Group
Grup aşaması kuraları, Monako'daki Grimaldi Forum'da 30 Ağustos 2012'de çekildi.A cerimônia de sorteio desta fase ocorreu em 30 de agosto de 2012 no Grimaldi Forum em Mônaco.
Eleme kuraları 13 Şubat 2007'de İsveç'in Stockholm kentinde çekildi.O sorteio para a fase de qualificação foi efectuado a 13 de Fevereiro de 2007, em Estocolmo, na Suécia.
Kinematik dinamo kuramında, hız, dinamik bir değişken olmaktan öte, kurallarla belirlenmiştir.Na teoria cinemática do dínamo, o campo velocidade é prescrito, em vez de ser uma variável dinâmica.
Play-off turu kuraları 10 Ağustos 2012 tarihinde çekildi.O sorteio da rodada de play-off foi realizado no dia 10 de agosto de 2012.
Bu kural Fransız matematikçi Pierre Frédéric Sarrus tarafından keşfedilmiştir.O nome refere-se ao matemático francês Pierre Frederic Sarrus.
Her dizi bir tam sayı ifade eder ve şu dört kuralı içerir.Qualquer cadeia representa um número inteiro, de acordo com as quatro regras abaixo.
Neden kullandığımız mantık kuralları yerine başka mantık kuralları kullanmayalım?Por que utilizar poliuretanos fundidos ao invés de qualquer outro material?
Bu yılki yarışmanın kartpostal sloganı "Köprüler Kuralım" olarak belirlenmiştir.O Slogan deste ano foi, "Building Bridges" (A construir Pontes).
10. Kuralları kafanıza takmayın.10º Não cobiçar as coisas alheias.
Ayrıca "nakavt" kuralı kullanılmaktadır.O próprio uso do termo "lei" tem sido atacado.
Formal bilimler teorik sembol ve kurallardan oluşurlar.As ciências formais são construídas em cima de símbolos e regras.
4chan, kendi içeriği ve kuralları olan çeşitli bölümlere ayrılmıştır.O 4chan é dividido em vários sub-fóruns com cada um tendo seu próprio conteúdo específico e diretrizes.
Bazı yarışlarda bu kural uygulanmayabilir.Competições em outros lugares podem não ter esses requerimentos.
10 Altın Kural’ı unutun.«'Gaiola Dourada' rende 10 milhões».
Ancak bu bir kural değildir.Porém, isto não é uma regra.
Kendisine göre tıbbın ilk kuralı “Primum non nocere” (Önce zarar verme!) ilkesidir.Fazê-lo é reerguer o velho principio primum non nocere.
Genel görecelilik kuramı katı ve empirik kurallarla temellendirilmiyordu.O discurso dominante não está comprometido com uma verdade absoluta e universal.

İlgili Sayfalar