Ana içeriğe geç
Sözlük

kural ile cümle

kural kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Rektör, üniversitenin baş yöneticisidir ve Yükseköğretim Kurulu kuralları gereğince görev süresi dört yıldır.Es la máxima autoridad y representante de la Universidad el cual dura en el cargo 4 años.
1975'te, Juan Velasco'nın Peru hükümeti Quechua için yeni bir yazım kuralı benimsemiştir.En 1975, un nuevo golpe de estado acabó con el mandato de Velasco en Perú.
Hund kuralından dolayı bu elektronlar temel halde paralel spinlere sahip olmalıdır.Según la regla de Hund, los electrones con espines paralelos tendrán menor energía.
Haklı çıkar ve finali kendi kurallarıyla oynamaya karara verir.Sé justo y toma decisiones en consecuencia.
İslami gelenekler ve kurallar burada günlük hayatı etkilemektedir.La jurisprudencia islámica se relaciona con temas cotidianos y sociales en la vida de los musulmanes.
Bölme kuralıReglas del Halma
Bunların dördü ilk kurallar altında Grand Slam olanlardı.Ha alcanzado primera ronda en los cuatro Grand Slam.
Kaynak: UEFA Sıralama kuralları: (H) Ev sahibi.Fuente: OFC Criterios de clasificación: (H) Anfitrión.
Çoğu zaman meclis tarafından seçilir (kesin bir kural değildir).El presidente será elegido por mayoría simple (artículo 39).
Bazı okul kuralları özellikle belli yaş grupları içindir.Las Aulas son pequeñas asociaciones de colegiales de carácter específico.
Grup aşaması kuraları 28 Kasım 2012 tarihinde Tel Aviv'de çekilmiştir.Permaneció en la realización de los comentarios internacionales en Teletrece hasta el 28 de diciembre de 1996.
Bu aşamadan sonra, destenin bitmesi durumundaki kurallar geçerlidir.Por esto, durante este día, las reglas de duelo se suspenden.
Bunun yanı sıra, insan etinin tüketimi de kaşer kurallarına aykırıdır.De esta manera también mejoramos el descanso aparte de las digestiones.
Maçın kuralı olarak Ambrose diskalifiye olursa kemeri kaybedecekti.Si Orton era descalificado, perdería el título.
Ancak bu şekilde anlatılması istenmiyorsa bu amaçla kural konulabilir.Si se desea hacer otra cosa, las reglas pueden ser suspendidas con ese propósito.
Dünya Ticaret Örgütü'ne üye ülkelerin genelde birbirine benzeyen menşe kuralları bulunmaktadır.Los mercados intradiarios tienen una regulación muy similar a la del mercado diario.
Faul (basketbol), basketbol maçlarında, kurallara aykırı olarak yapılan hareketler.Traveling (basketball), una violación de las reglas del basketball.
10. Kuralları kafanıza takmayın.No vailas nada Trompito 10.
Ofsayt, futbolda bir kural.Saque de esquina, regla de fútbol.
Harvard Kuralları dolayasıyla kendisine 1859 yılında Doktora Şeref Payesi Ödülü verildi.Recibió un Doctorado Honoris Causa en Derecho por Harvard en 1859.
Tanıma kuralları bir toplumdaki hukukun kabul edilmiş şekli kaynaklarını düzenleyen kurallar kümesidir.Las decisiones del Juez están fundadas en normas jurídicas que provienen de una fuente autorizada.
Bölgesel entegrasyon komşu ülkelerin ortak kurallar çerçevesinde bir araya gelmesidir.Abajo encontramos la mayoría de las Juntas de Vecinos ordenadas por Unidad Vecinal.
Ancak bütün ülkeler bu kuralı uygulamamaktadır.Sin embargo, no todo el mundo parece estar dispuesto a respetar las normas.
Kuralara 4. torbadan katıldı.Se baila en la 4a colocación.
Ama genelde resmi kurallarla cezanın gerçekte uygulaması arasında önemli farklılıklar vardır.No obstante, hoy en día hay diferencias procesales significativas en el uso del perdón real.
NOT:Aynı kural bölme işlemi için de geçerlidir.Únicos: solo se puede tener un atributo del mismo orden.
Shint görece daha az kurallı bir oyundur.Pero, para Necker, sólo es una pequeña tregua.
Pisagorculuk'ta birtakım sıkı kurallar bulunmaktaydı.Me sentía tan mal en Stratovarius...
Aynı stadyumu kullanan iki takım, bir turnuvada eşleştiğinde kural yine de uygulanmaktadır.Si se efectúan dos transacciones sobre las mismas unidades, el sistema solo ejecuta una de ellas.
Bu kurallara aykırıdır.È contrario alle regole.
Senin kuralların benim için geçerli değil.Le tue regole non valgono per me.
Ama şimdi kurallar unutuldu.Ma ora le regole sono state dimenticate.
Dura lex, sed lex Kurallar katıdır, ama kuraldır.Dura lex, sed lex: la legge è dura, ma è legge.
Bosman kuralıOriundo Sentenza Bosman
AAU ve IOC görevlilerinin bu kuraldan haberi olmadığı ya da bilerek dikkate almadıkları anlaşılmaktadır.I funzionari dell'AAU e del CIO apparentemente ignoravano, o decisero di ignorare, questa regola.
Arap Birliği'nin tüm toplantılarda bulunması kurallara yazılı olarak eklendi.È stata stabilita la partecipazione della Lega araba a tutte le riunioni.
Bu kurallar, Cumhuriyetin sonlarına doğru değiştirilmiş ve zaman zaman görmezden gelinmiştir.Queste regole cominciarono ad essere alterate e poi ignorate nel corso dell'ultimo secolo della Repubblica.
Hakem atışı Futbol Oyun KurallarıArbitro (calcio) Regole del gioco del calcio
Onların kurallarına uymayacaksınız."Non le faccio io le regole».
Bu kurallar çoğunlukla kişinin hastaneye yatırılıp yatırılmayacağına karar vermede kullanılır.Queste regole inoltre sono spesso utilizzate per decidere se ricoverare o no il paziente.
Bu nedenle kuralları da değişkendir.E so anche perché cambiano.
Grup aşaması kuraları 28 Kasım 2012 tarihinde Tel Aviv'de çekilmiştir.Il sorteggio per la fase finale è stato effettuato il 28 novembre 2012 a Tel Aviv.
Ancak bütün ülkeler bu kuralı uygulamamaktadır.Non tutti gli Stati la applicano.
Ancak bu bir kural değildir.Questa non è una regola.
Ben diyorum ki, kuralları değiştirelim.Vado dicendo di cambiare stile.
Yine bu eserde merasimin kaide ve kuralları yer almaktadır.Qui la politica incontra nuovamente il diritto, di cui deve tener conto.
KML GML ile aynı yapısal bazı dilbilgisi kurallarını paylaşıyor.KML condivide parte della sua grammatica strutturale con il GML.
Ancak bu kurala daima uyulmayabilir, özellikle şiir dilinde kullanım esnektir.Questo può non essere sempre vero, soprattutto in linguaggi di scripting.
Kimi oyuncular, The Game'i daha eğlenceli yapacağını düşündükleri kuralları oyuna eklerler.Inoltre, alcune persone ritengono che i punteggi più grandi rendono il gioco più divertente.
Artık hepsi modern yaşamın kurallarına uymak zorunda.Ognuno dei generali si vede costretta ad adeguarsi allo stile di vita moderno.
Kurallara uygun ekipmanları taşımayan sporcular diskalifiye edilir.Nuove sanzioni per le squadre che non rispettano le regole.
Aritmetikte işlemler belirli kurallara göre uygulanır.I calcoli aritmetici vengono effettuati rispettando l'ordine delle operazioni.
Grup kuralarının çekimi 26 Mart 2014'te Sidney Opera Evi'nde yapıldı.Il sorteggio dei gironi della prima fase si è svolto il 26 marzo 2014 alla Sydney Opera House.
Bağlaç olan "de" ve "da" ayrı yazıldığı için yazımda ünsüz sertleşmesi kuralına uymaz.Inoltre si tatua le parole “si” e “no” sui palmi delle mani.
Bu pozisyonlar basketbol kurallarında zorunlu tutulmaz ve gayri resmi oyunlarda bazen kullanılmaz.Le regole della pallacanestro non obbligano a usarli, e a volte non sono utilizzati nelle partite informali.
Bunun yanı sıra, insan etinin tüketimi de kaşer kurallarına aykırıdır.In terzo luogo, il concetto di espulsione va contro lo spirito dei trattati.
Bu kural Fransız matematikçi Pierre Frédéric Sarrus tarafından keşfedilmiştir.Prende il nome dal matematico francese Pierre Frederic Sarrus.
1 Temmuz 2004'ten itibaren ise iki kural da kaldırılmıştır.A partire dal 1 settembre 2011 le due posizioni vennero nuovamente separate.
Kural olarak etkili olabilen en düşük doz kullanılmalıdır.In linea di principio per ogni trattamento si deve ricorrere alla dose efficace più bassa possibile.
Juventus deplasman golü kuralıyla kazandı.La Juventus vince per la regola dei gol fuori casa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod