Ana içeriğe geç
Sözlük

kurak ile cümle

kurak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Puluga uyuduğunda kuraklık olur.This is the time when pigs are sleeping sweetly.
Sıcak çöl iklimleri genellikle yıl boyu sıcak, güneşli ve kuraktır.Hot desert climates are generally hot, sunny and dry year-round.
Seth: Kuraklık ve Kötülük Tanrısı Ma'at: Ma'at, Mısır'ın doğruluk ve adalet tanrıçasıdır.Our Father Who Art in Hell: The Life and Death of Jim Jones.
Bölgede en yağışlı ay Aralık, en kurak ay Ağustos'tur.In much of the region, March is the snowiest month.
Nuevo León'un iklimi kuraktır, yıllık ortalama yağış miktarı çok düşüktür.Nuevo León has an extreme climate, and there is very little rainfall throughout the year.
Bu sırada Afrika'da kuraklık giderek kötüleşmişti.Today the production is in decline in eastern Africa.
Temmuz ve Ağustos ayları en kurak aylar olup, ilkbahar en fazla yağış alan mevsimdir.July and August seem to be the stormiest months in the year where storms are followed by heavy rain.
Kuraklık taBefore, we were talking about the pillars.
O korkunç kuraklığın tam ortasındaydık.It was the middle of that awful famine.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Thank you," he said drily, glancing from her to the door and then at her again.
Akabinde, yaşadıkları felaket kuraklıktan dolayı bunu kısmen idrak etmeye başladılar.Now, they came to an awareness partly because of the horrible drought that they have had.
Avustralya'daki gibi bir kuraklık yaşamayı bekleyemeyiz.Australia had to change our political culture.
İnanılmaz kurak bir doğa.It is so dry.
Daha büyük bir adada geriye kalan tek şey kurak düz bir toprak parçasıOnce a much larger volcano, all that remains is a dry, flat scrap of land
Bu bildiğim kurak bir şeydir.This is the driest thing I know.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.This is a rugged and barren landscape, yet there are quite a few spiders here.
Haiti şu an yüzde 98 oranında kurak.Haiti is now 98 percent deforested.
Ancak sonra kuraklık baş gösterdi...But then drought hit.....
Kuraklığın kötüye gitmesiyle beslenme tarzlarını değiştirmek zorunda kaldılar.The drought continued to get worse, and they were forced into a new diet.
Büyük bir kuraklık oldu, ve deniz kenarına göçtüler.A major drought hit..... and they migrated towards the sea.
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.Food aid coming in every year when people are starving during the lean seasons.
Ve dedik ki, dinleyin, kurak mevsimde, yiyeceği alın.And we said, listen, during the lean season, take the food out.
Burada, burada, Kenya, Doğu Afrika aslında uzun bir kuraklık döneminden yeni çıkmış oluyorlar.Here, here, Kenya, East Africa, they've actually just come out of a long drought.
Afrika iç sahra'sına ait pek çok bölgede kuraklık daha da beter oldu.In many parts of sub-Saharan Africa, the droughts are so much worse.
Sonra, yine aynı zamanda, 1980 civarında, çok büyük bir kuraklık yaşadık.Then in the same time, around 1980, we had a very big drought.
Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktayken Kenya'da büyük bir kuraklık olmuştu.Jaclyn was 14 years old and she was in her Masai family and there's a drought in Kenya.
Kurak mevsimde, her dört günde bir, dört saat suyumuz olurdu.During the dry season, we had four hours of water every fourth day.
4 aylık bir yağıştan yeni çıkmış, şimdi 8 ay kurak mevsim başlayacak.It has just come through four months of rain, and it's now going into eight months of dry season.
Bu uzun kurak mevsim boyunca geçirilen değişime bakalım.And watch the change as it goes into this long dry season.
Yağmur sularını topladığımız için, 4 yıllık kuraklık olsa bile hala yeterli içme suyumuz olacak.If we have four years of drought, we still have water on the campus, because we collect rainwater.
-Bunu değiştirmek için heceledi. " PETS " İkincisi, ısı ve kuraklık için hazırlıklı olmak.Second, preparing for heat and drought.
Bazıları yeşerirken diğerleri düz ve kurak kalırSome turn green Others become flat and dry
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.In the dry season, they vanish. When it is hot, they are consumed out of their place.
Kuraklık ve sıcağın eriyen karı alıp götürdüğü gibi Ölüler diyarı da günahlıları alıp götürür.Drought and heat consume the snow waters, so does Sheol those who have sinned.
Kurak ve ıssız yeri doyursun, Ot bitirsin diye?to satisfy the waste and desolate ground, to cause the tender grass to spring forth?
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,He turns rivers into a desert, water springs into a thirsty ground,
Ellerimi sana açıyorum, Canım kurak toprak gibi sana susamış. _iSelaI spread forth my hands to you. My soul thirsts for you, like a parched land. Selah.
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.The wilderness and the dry land will be glad. The desert will rejoice and blossom like a rose.
RAB kuraklığa ilişkin Yeremyaya şöyle seslendi:The word of Yahweh that came to Jeremiah concerning the drought.
Şimdi çöle, Kurak, susuz bir yere dikildi.Now it is planted in the wilderness, in a dry and thirsty land.
Ben sana çölde, Kurak topraklarda göz kulak oldum.I knew you in the wilderness, in the land of great drought.
Firavun tarafını, öğüt alsınlar diye yıllarca kuraklık ve ürün kıtlığına mahkum ettik.We afflicted the people of Pharaoh with famine and dearth of everything that they might take heed.
On Yılın Kuraklığı Çin Cumhuriyetini VuruyorWorst Drought In A Decade Hits Taiwan · Global Voices
Ülke zaten kuraklık, yüksek işsizlik oranı ve yaygın yoksullukla baş eden küçük bir ülke.It is a small country that already faces drought, a high unemployment rate and widespread poverty.
Bu yıl yaşanan kuraklığın tarım sektörüne vurduğu darbe de cabası.Agriculture, meanwhile, has been hit by this year's drought.
Bundan üç yıl sonra bugün, Berişa yaşanan şiddetli kuraklığın bunu güçleştirdiğini söylüyor.Now, three years later, Berisha says a severe drought has made this difficult.
Arnavut halkı bunun gibi bir kuraklık görmediğimizi biliyor.Albanians know that we never had a drought like this.
Şiddetli kuraklık, ek tahıl ve gıda maddesi ithalatını zorunlu kıldı.The severe drought entailed additional imports of grains and foodstuffs.
Artan sıcaklıklar kuraklığa ve diğer ciddi sorunlara yol açabilir.Climbing temperatures could cause droughts and other serious problems.
Sırbistan'da bu yaz yaşanan kuraklık, tarımda 387 milyon avroya varan zarara yol açtı.This summer's drought in Serbia caused agricultural losses of up to 387m euros.
Sırbistan'da bu yaz yaşanan kuraklık mahsüle zarar verdi. [Getty Images]Serbia's crops suffered from drought this summer. [Getty Images]
Güneydoğu Avrupa ülkeleri kuraklığın pençesindeSEE countries under spell of drought
Beş aydır devam eden kuraklık, tarihsel açıdan da ciddi boyutlara ulaştı.The drought, already five months along, is of historic proportions.
Ülke, her 3-4 yılda bir aşırı kuraklık sorunu ile karşı karşıya kalıyor.It is hit by a very dry season every three or four years.
Kuraklığın elektrik tedariği açısından da faturası ağır oldu.The drought's effect on power supplies has been severe.
Kuraklığın daha büyük çaplı yan etkileri oldukça ürkütücü.The larger ramifications of drought are daunting.
Eğer ki kuraklık ilkbahara kadar devam ederse, zararın miktarı yüzde 70'leri bulabilir."But if it doesn't rain sufficiently until spring, the losses rise to as much as 70%."
Başbakan Sali Berişa medyaya yaptığı açıklamada, "Bu, tarihi bir kuraklık."This is a historical drought.
Başbakan Nikola Gruevski de, "Mevcut duruma kuraklık ve küresel iklim değişikliği yol açmıştır."The current situation is caused by the drought and worldwide climate change.
En kurak mevsimde dahi 7 farklı kaynaktan beslenmektedir.Even in the driest season, it is fed by seven different sources.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kurak ile cümle - Sayfa 2 - kurak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App