Ana içeriğe geç
Sözlük

kumaş ile cümle

kumaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonraları pamuklu kumaşlar yaygınlaşmıştır.Jusque-là, les larmiers simples sont de mise.
Montaj, kırmızı bir ipek kumaşlı şeridi ile örtülmüştür.La tour est attachée à une maison de gardien en brique rouge.
Bu kumaş cildine yapışır.Esta tela se adhiere a la piel.
Suavitel, 200'den fazla ülkede mağazalarda satılan bir kumaş yumuşatıcı.Suavitel es un suavizante de telas vendido en tiendas departamentales en más de 200 países.
Elbisenin kumaşını Kapalıçarşı'dan aldı.Les impusieron las ropas de la abyección.
Teletubbies'lerin en büyük olanıdır ve en mor kumaş'la kaplıdır ve kafasında bir üçgen anteni bulunur.Es el teletubbie de mayor tamaño y su antena tiene forma de triángulo invertido.
Ayrıca pamuklu, ipekli kumaşlar da buraya getiriliyor ve satılıyordu.Incluso los puestos de bajo rango fueron comprados y vendidos.
Saten, parlak ve kaygan bir kumaş türü.Satén: tejido liso y brillante.
Kumaş yapımı için örgü tekniklerinin de kullanılmaktaydı.Por lo tanto, se tuvo que usar la técnica del cajón neumático.
Daha sonraları pamuklu kumaşlar yaygınlaşmıştır.Mucho más tarde, se popularizaron los anuncios pintados.
Kumaştan elbise yapan kadın ve ona bakan oğlu.Ella decidirá hacerle un disfraz de león a su pequeño hijo.
Giysiler beyazlatılmış basit keten kumaştı.Una especie de pantalón ajustado completaba su sencillo uniforme.
Yumuşatıcı bileşikler, çeşitli kumaşlara afinitesi bakımından farklılık gösterir.El producto cuña tiene sentido punto a punto para las formas diferenciales.
Yünlü keten kumaş üzerine işlenmiştir.Está realizado a la témpera sobre tela.
İçi gösteren kumaşlar, kadın giyiminde olduğu gibi, erkekte de kullanılmaz.También lo usan hombres y mujeres, no necesariamente tienen que llevar el vestido de baturro.
Her geçitten de safran renginde naylon bir kumaş sarkıtıldı.Aquí Fra Angelico pintó sobre la luneta de cada puerta un fresco.
Plastik ya da kumaştan üretilir.È realizzata in plastica o legno di balsa.
Aynı zamanda bu yüzeylere kumaş, ahşap ve diğer malzemelerin yapıştırılmasında da kullanılabilir.Trova impiego anche per migliorare l'adesione di tessuti, legno e altri materiali a queste superfici.
Eserde altın sarısı bir atlas kumaşının önünde genç bir kadın durmaktadır.C'è un ragazzo nero in una Jeep verde dietro di me.
Kadife, uzun havlı kumaş.Spillone, grosso spillo per acconciatura.
Yukata (浴衣): Resmî olmayan, genellikle pamuklu, keten ya da kenevir kumaştan yapılan yaz kimonosu.Yukata (浴衣): kimono estremamente informale, sfoderato, generalmente in cotone, lino o canapa.
İlk olarak kumaş üretimi keten ile başlanmıştır.Esisteva, insomma, già una prima esigenza nella catena produttiva.
Günümüzde erkek kimonolarının başlıca farklılığı kumaşındadır.Oggi le principali differenze tra i kimono da uomo consistono nel tipo di tessuto e nel modello.
Hamak; uyumak ve dinlenmek için kullanılan, ağ ya da kumaştan yapılan bir çeşit yataktır.L'amaca (IPA: ) è una forma primordiale di giaciglio utilizzata per dormire e riposarsi.
Böylece kumaş yüzeyindeki fazla flotte yeniden emdirme teknesine geri gönderilir.Ma non potrà più aumentarla, dopo la visita alla rimessa delle barche.
Bu iki iplik birlikte kumaşın dokusunu oluşturur.Questi due strati insieme costituiscono il derma.
Bu kumaşı yeni bir elbise için almak istiyorum. Maliyeti nedir?Я хочу купить эту ткань для нового платья. Какова её стоимость?
Bu kumaşa dokunması hoş.Эта ткань приятна на ощупь.
Ali kumaşı iyi bir topçu.Али - высококлассный футболист.
Eserlerde, elbise kumaşının altından vücudun formları belli olmaktadır.Под складками одежды чувствуются формы тела.
Mişkanın duvarları melek resimleriyle bezeli kumaştan yapılmıştı.Своды портала украшены изображениями ангелов.
Gaz yağı direk yanmadığından kumaşa (bez, çaput, vs.) döküp yakılabilir.Горение может быть пламенным (гомогенным) и беспламенным (гетерогенным).
Rochedale'de bu taşeron ustalara iş sağlayan ve üretilen kumaşları satan pek çok tüccara bulunmaktaydı.В Рочестере до сих пор живут и работают некоторые проститутки, обслуживавшие Шоукросса.
Elbise kumaşları ve battaniye yapımında kullanılır.Очень приветствуются постельное бельё и одеяла.
Daha sonraları pamuklu kumaşlar yaygınlaşmıştır.В более позднее время стали применяться и бисерные украшения.
Dağılım, ipek kumaş mavi bir şeritle örtüldü.Скованный цепью, он пленён вместе с Голубым Щенком.
Elbisenin kumaşını Kapalıçarşı'dan aldı.Я расстегнул ворот своей одежды.
Klasik yağlı kumaş montlarında kullanılan kumaş %100 Mısır pamuğudur.Органические хлопковые тампоны сделаны из 100 % хлопка.
Devlet memurlarının yerli kumaş kullanması zorunluluğu getirildi.Чиновников обязали ходить в национальной тибетской одежде.
Ütü, kumaşların kırışıklıklarını düzeltmek için kullanılan alet.Имеет привычку ремонтировать поломанные ей вещи скотчем.
Başlangıçta uçaklar, kanvas kumaştan ve tahtadan yapılıyordu.Планеры первых самолётов изготовлялись из дерева и ткани.
Bu çadırlar, çeşitli özellikteki kumaşlardan yapılmıştır.Украшения выполнены из различных раковин.
Genellikle kumaşlar dinklenmeden önce yıkanır.Перед сеансом ноги, как правило, не моют.
Tights bir tür kumaş giysidir.Дерби — один из стилей одежды.
Bunlar dokuma kumaştan dikilir.Остатки её высасывают шприцем.
Bunu ince bir kumaşa sür ve anüse yerleştir, anında iyileştirecektir."К нему здесь быстро привыкнут, и оно легко укоренится.»
Dinkleme sonucu kumaş iyice yıkanır.بعد التغليف يكون الغِرَاء مازال رطبًا.
Hamak; uyumak ve dinlenmek için kullanılan, ağ ya da kumaştan yapılan bir çeşit yataktır.السرير (الجمع: أَسِرَّة وسُرُر) هو قطعة من قطع الأثاث تستخدم للنوم أو للراحة.
Makine saten dikişi sıklıkla taslak yapımında ve zemin kumaşa süsleme eklenmesinde kullanılır.و غالباً ما تستخدم غرزة الأطلس المصنوعة آلياً لتخطيط و أبليكه يزين النسيج الأرضي .
Bazen kamgarn kumaşlara da hafif bir dinkleme yapılabilir.تتواجد أحياناً بعض الاختلافات البسيطة في الوريد المرفقي الناصف.
Vakumla aplikasyonda, fularda emdirilen kumaş çok hafif bir basınçla sıkma silindirleri arasından geçirilir.قابلة للفرك، عندما يسهل فرك التربة تحت ضغط بسيط بين الأصابع.
Kumaş, her zaman adet kanının emilmesinde büyük role sahip oldu.Eles já suspeitavam que a enzima desempenhava um papel fundamental na regulação de açúcar no sangue.
Elbise kumaşları ve battaniye yapımında kullanılır.Aquela usava-se em roupas de trabalho: este em mantas e cobertores.
Duvarlar beyaz boyalıydı ve boyalı keten duvar kumaşları ile kaplı da olabiliyordu.As paredes eram pintadas de branco e podiam ser cobertas com tapetes de linho tingido.
Bu çadırlar, çeşitli özellikteki kumaşlardan yapılmıştır.Sua armadura era feita de uma cota de malha especial.
İpek, keten, pamuk veya sentetik kumaştan yapılabiliyor.Pode ser feito com lã, seda ou algodão.
Kumaş gövdenin devinimine göre doğal bir görünüm kazanmıştır.A Mão Esquerda me pareceu um fracasso natural.
Yukata (浴衣): Resmî olmayan, genellikle pamuklu, keten ya da kenevir kumaştan yapılan yaz kimonosu.Yukata (浴衣): quimono informal e sem forro usado no verão, geralmente feito de algodão ou linho.
Hepsi bir kumaş parçası içine sarılır.Eles saltam em uma caixa cheia de pedaços de tecido.
Daha sonraları pamuklu kumaşlar yaygınlaşmıştır.Em seguida, são adicionadas as alcaparras.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod