kum ile cümle

kum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom kumar oynamayı severdi.Tom said he hasn't decided what he'll do.
Neden bazı insanlar kumar oynamayı severler?Why do some people like to gamble?
Ben kümes hayvanı butu yemem.I don't eat dark meat.
Tom kumar oynamaz.Tom doesn't gamble.
Tom Mary'nin yüzüne kum attı.Tom kicked sand in Mary's face.
Tom bir kumarbaz değildir.Tom isn't a gambler.
Sami kumarı çok seviyordu.Sami loved gambling.
Tom bütün hayatı boyunca bir kumarbazdı.Tom has been a gambler all his life.
Kovada ne kadar kum var?How much sand is in the bucket?
Onlar kum tepelerinin üzerinde çıplak ayakla yürüdüler.They walked barefoot over the sand dunes.
Tom kumdaki ayak izlerine baktı.Tom looked at his footprints in the sand.
Kumsala gitmek istemiyorum.I don't want to go to the beach.
Kumar oynamam, içki ya da sigara içmem.I don't gamble, drink or smoke.
Tom artık kumar oynamıyor.Tom doesn't gamble anymore.
Tom atlar üzerine kumar oynamaktan hoşlanır.Tom likes to gamble on horses.
Sami başını kuma gömdü.Sami buried his head in the sand.
Sami kumar bağımlısıydı.Sami was addicted to gambling.
Sami kumar oynuyordu.Sami was gambling.
Sami kumarhaneleri seviyordu.Sami loved casinos.
Sami her zaman kumar oynuyordu.Sami was always gambling.
Sami kumar bağımlısı haline geldi.Sami became addicted to gambling.
Sami kumarhaneye doğru gidiyordu.Sami was on his way to the casino.
Sami kumarla daha çok ilgileniyordu.Sami was more interested in gambling.
Neden kumar oynuyorsun?Why do you gamble?
Sami kumsalda ağlıyordu.Sami was crying on the beach.
Tom arka bahçesine bir tavuk kümesi kurdu.Tom built a chicken coop in his backyard.
Tom arka bahçesine bir tavuk kümesi yaptırdı.Tom built a chicken coop in his backyard.
Geçen hafta kumsaldaydım ama bugün evdeyim.Last week I was at the beach, but today I'm home.
Kumar oynar mısın?Do you gamble?
Büyük bir kumar oynuyorsun, değil mi?You're taking a big gamble, aren't you?
Tom tekrar kumar oynuyor, değil mi?Tom is gambling again, isn't he?
Tom havluyu kumun üzerine serdi.Tom spread the towel out on the sand.
Tom kumarhaneye gitti.Tom went to the casino.
Tom kumarhanede para kaybetti.Tom lost money at the casino.
Çölde çok kum var.There's a lot of sand in the desert.
Kovayı kumla doldur.Fill the bucket up with sand.
Kovaya kum doldur.Fill the bucket up with sand.
Kumarda bir gecede servet kaybetti.He gambled away a fortune in one night.
Bütün parayı gittim kumara yatırdım.I went and gambled with all the money.
Kedinin kumunu günde iki kez temizlemeyi unutma.Make sure you clean the litter box twice a day.
Gözüme kum kaçtı.A grain of sand has fallen into my eye.
Gözüme kum tanesi kaçtı.A grain of sand has fallen into my eye.
Kumandanın pili bitmiş.The battery of the remote is dead.
Bu plaj ince kumlarıyla ünlü.This beach is known for its soft sand.
Cezayir'de hiç kumarhane yoktur.There are no casinos in Algeria.
Kedimi kuma alıştırıyorum.I'm training my cat to go to the litter box.
Robert o plajda son anı olarak kumdan bir kale yaptı.Robert made a sandcastle as a last memory on that beach.
Karl bir kumarhaneyi soydu.Karl robbed a casino.
Stefan televizyonu açmaya çalıştı ama uzaktan kumanda çalışmadı.Stefan tried putting on the TV, but the remote didn't work.
Sana şarap ve kumardan soruyorlar.They ask ye about wine and gambling.
"'En büyük kumarı AKP oynuyor'"."'En büyük kumarı AKP oynuyor'".
42 Cancri, kümenin doğrulanmış bir üyesidir.42 Cancri is a confirmed member.
"Nergis Kumbasar - Kaos seven şehir kadını"."Nergis Kumbasar - Kaos seven şehir kadını".
Galip taraf Kumanlar olmuştur.The victory seemed surely assured.
Üretim şirketi, kumar kayıplarının bir kısmını karşılamak zorunda kalmıştı.The production company had to cover some of his gambling losses.
Paisley filtresi 1804'te çalışmaya başladı ve erken tip bir yavaş kum filtresi idi.The Paisley filter began operation in 1804 and was an early type of slow sand filter.
Bu yaklaşımların tümünde, yöntem seçimi ile birlikte, bir temel küme seçilmesi gereklidir.In all of these approaches, along with choice of method, it is necessary to choose a basis set.
Güney Araştırmasıyla Abell'in orijinal Kuzey Araştırmasına 1,361 zengin küme daha ilave edilmiştir.The Southern Survey added a further 1,361 rich clusters to Abell's original Northern Survey.
Listedekiler, kümenin en büyük gökadalarıdır.Above you is the sky.
City, 1977-78 sezonunun sonunda küme düştü ve McLintock istifa etti.City were relegated at the end of the 1977–78 season and McLintock resigned.

İlgili Sayfalar