kum ile cümle

kum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bir kumarbaz.Tom is a gambler.
Hem çilek hem de ahududu küme meyvelere birer örnektir.Strawberries and raspberries are both examples of an aggregate fruit.
Tom projeyi yok etmek için bir kumpas kurdu.Tom plotted to destroy the project.
Başını kuma gömemezsin.You can't bury your head in the sand.
Tom kumu kıyafetlerinden fırçaladı.Tom brushed the sand from his clothes.
Tom bir çubukla kumda adını yazdı.Tom wrote his name in the sand with a stick.
Tom adını bir çubukla kumun içinde yazdı.Tom wrote his name in the sand with a stick.
Kumda yalınayak yürümekten hoşlanır mısın?Do you enjoy walking barefoot on the sand?
Askerler kum torbalarını kumla doldurdu.The soldiers filled the sandbags with sand.
İşe başlayın. Bu kum torbaları kendileri dolmaz.Get to work. These sandbags won't fill themselves.
Kumarbaz aldatmak için hileli zar kullandı.The gambler used loaded dice to cheat.
Tom tekrar kumar oynuyor.Tom is gambling again.
Koministler gerçekten büyük bir kumarhane olan borsaya inanmazlar.Communists don't believe in the stock exchange, which is really a big casino.
O, kumar borçlarından dolayı iflas etti.He's gone bankrupt due to gambling debts.
Tom kumar oynamayı sevdi.Tom liked to gamble.
Çocuklar kumu kazıyorlar.The kids dig in the sand.
Tom golf arabasını bir kum kapanına sürdü.Tom drove his golf cart into a sand trap.
O kumaş pamuktan yapılır.That cloth is made from cotton.
Kumda bir kale inşa edelim.Let's build a castle in the sand.
Bir kumdan kale inşa edelim.Let's build a sandcastle.
Kum o kadar sıcaktı ki ayaklarımı yaktı.The sand was so hot that it burned our feet.
Mary bacaklarından kumu sildi.Mary wiped the sand from her legs.
Tom bir sopayla kumda bir daire çizdi.Tom drew a circle in the sand with a stick.
Tom bacaklarından kumu temizledi.Tom wiped the sand from his legs.
Bu kumar değil.It's not gambling.
Tom bir kumarhanede krupiye olarak çalışıyor.Tom works as a croupier in a casino.
Tom, Monte Carlo'daki bir kumarhanede krupiye olarak çalışıyor.Tom works as a croupier in a casino in Monte Carlo.
Bu tropik adanın palmiye ağaçları ile kaplı güzel beyaz kumlu plajları var.This tropical island has beautiful white sand beaches lined with palm trees.
Tom ve Mary sahilde bir kum kalesi inşa ettiler.Tom and Mary built a sand castle on the beach.
Gelgit, kum kaleyi yok etti.The tide destroyed the sand castle.
Tom kumun üzerinde bir çukur kazdı.Tom dug a hole in the sand.
Başını devekuşu gibi kuma gömüyorsun.You have your head in the sand.
Bombalar uzaktan kumandayla patlatıldı.The bombs were detonated by remote control.
Evde kum havuzumuz var.We've got a sandbox at home.
Kumar bir lanettir.Gambling is a curse.
Tom bir kumarbazdı.Tom was a gambler.
Tom kumda bir kale inşa etti.Tom built a castle in the sand.
Kumarhane girişinin yakınında hamile bir kedi gördük.We saw a pregnant cat near the casino entrance.
Tom tasarruf kumarını kaybetti.Tom lost his savings gambling.
Tom ve Mary ay ışığında kumsalda yürüdüler.Tom and Mary walked on the beach in the moonlight.
Büyükanne uzaktan kumandanın nasıl kullanılacağını öğrendi ama ertesi gün unuttu.Grandma figured out how to operate the remote control, but forgot the next day.
Yatağa kum getirme.Don't bring sand into the bed.
Tom kumda bir daire çizdi.Tom drew a circle in the sand.
Mary kumda büyük bir daire çizdi.Mary drew a large circle in the sand.
Sen benim kumumsun; Ben senin dalganım; Ter bizim denizimizdir.You are my sand; I am your wave; sweat is our sea.
Tom bir kum kale yaptı.Tom made a sand castle.
Tom'un kum kalesi gelgit tarafından yok edildi.Tom's sand castle was destroyed by the tide.
Tom kumar oynamayı sever.Tom likes to gamble.
Sami ölümcül bir kumar oynadı.Sami took a deadly gamble.
Tom'un gerçekten sevdiği şey kumar oynamaktı.What Tom really loved was gambling.
Çocuklar kumda oynuyorlar.The children are playing in the sand.
Ve o, kuma ne çizdi?And what did she draw in the sand?
Denizden kum tepelerinin üzerinde canlı bir rüzgar patladı.A crisp wind blew up over the sand dunes from the sea.
Polonya'nın bütün Baltık kıyıları kumsallardan oluşur.The whole Baltic coast of Poland is made up of sandy beaches.
Sami doğuştan kumarbazdı.Sami was a born gambler.
Sami ailesinin tüm servetini kumarda kaybetti.Sami gambled away all of his family's fortune.
Leyla, Sami'nin kumarından bıkmıştı.Layla was fed up of Sami's gambling.
Dikkat! Tilki, tavuk kümesinin etrafında dolaşıyor.Beware! The fox is roaming around the chicken coop.
Kumaşı kendi gözlerinizle görmeniz gerekirdi.You should have seen the fabric with your own eyes.
Sel suları kumdan kaleyi yıktı.The flood tide destroyed the sandcastle.

İlgili Sayfalar