Onlar kumaşı açık kırmızıya boyadı.They dyed the fabric light red.
Kum sıcaktan yanıyor.The sand is burning hot.
Kumarhanedeki şanslı bir geceden sonra, Tom'un cepler dolusu nakiti vardı.Tom had pockets full of cash after a lucky night at the casino.
Tom videoyu durdurmak için uzaktan kumandaya tıkladı.Tom clicked the remote to stop the video.
Saçımda kum var.I've got sand in my hair.
Kumarda tüm paramı kaybettim.I'm tapped out.
Bunun gibi bir bluz için ne kadar kumaşa ihtiyacım var?How much fabric do I need for a blouse like this?
Tom'un kumdan kalesi fırtına tarafından tahrip edilmişti.Tom's sandcastle was destroyed by the storm.
Mary ayak parmaklarını sıcak kuma gömdü.Mary buried her toes in the warm sand.
Ne kadar kumaş satın aldın?How much fabric did you buy?
Bir kum dolar koleksiyonum var.I have a collection of sand dollars.
Bu bölgede, kum fırtınaları dört güne kadar sürebilir.In this area, sandstorms can last up to four days.
O kadar büyük bir şeyi kumun üzerinde nasıl inşa edersin?How do you build something as big as that on the sand?
Mary büyük kumaş parçalarını bayrağa dikiyordu.Mary was sewing large pieces of fabric into a flag.
Kumarhanelerde çok zaman harcadım.I've spent a lot of time in casinos.
Dan kumarda servetini kaybetti.Dan lost his fortune in gambling.
Dan kumar borçlarını ödedi.Dan paid off his gambling debts.
Dan bütün kumar borçlarını ödedi.Dan paid up all his gambling debts.
Dan'ın kamyoneti kumda sıkıştı.Dan's truck got stuck in the sand.
Tom ve Mary birbirlerine kum attılar.Tom and Mary threw sand at each other.
Tom ve Mary kum tepeleri etrafında yürüdüler.Tom and Mary walked around the sand dunes.
Tom kumar borçlarını tamamen ödedi.Tom paid off his gambling debts.
Bir uzman arabada bulunan kumaşı analiz etti.An expert analyzed the fabric found in the car.
Kumarı bırakmalısın.You should quit gambling.
Tom sonunda bütün kumar borçlarını geri ödedi.Tom has finally paid back all his gambling debts.
O, uzaktan kumanda mı?Is that the remote control?
Bu kumaş çok yumuşak.This fabric is very soft.
Onlar da bir kumdan kale inşa etti.They also built a sand castle.
Uzaktan kumandayı bana uzatabilir misin?Could you hand me the remote?
Tom kumaşın inci beyazlığına hayran kaldı.Tom admired the pearly whiteness of the fabric.
Kum sevmem.I don't like sand.
Çocuk tüm bozuk paralarını bir kumbarada tuttu.The kid kept all of his coins in a piggy bank.
Çocuk tüm parasını bir kumbarada tuttu.The kid kept all of his money in a piggy bank.
Tom kumar bağımlılığı için psikolojik destek aldı.Tom sought help for problem gambling.
Meryem oldukça sıradan biri, ama Tom onu bulunmaz Hint kumaşı gibi görüyor.Mary is fairly plain, but Tom thinks she's the bee's knees.
Burada bir şey yoktu, sadece kum ve biraz daha kum.There was nothing here, just sand and more sand.
Kumsalda cankurtaran yok.There isn't a life guard at the beach.
Kumar acısını çıkardı.The gamble paid off.
Büyük bir kumardı.It's a huge gamble.
Bu bir kumardı.It was a gamble.
Kafamızı kuma gömmeyelim.Let's not pretend otherwise.
O bir kumarhanede kokteyl garsonu olarak çalıştı.She worked as a cocktail waitress in a casino.
O, kumar bağımlılığı geliştirdi.She developed a gambling addiction.
Denimin aslında fitilli kumaş türü olduğunu biliyor muydunuz?Did you know that denim is actually a type of twill fabric?
Güvercin kumru gibi öter.The pidgeon coos.
Sen kumarhaneye gittin.You went to the casino.
Tom kumar oynamayı sevmiyor.Tom doesn't like gambling.
Tom bir kumarbaz.Tom is a gambler.
Tom projeyi yok etmek için bir kumpas kurdu.Tom plotted to destroy the project.
Başını kuma gömemezsin.You can't bury your head in the sand.
Tom kumu kıyafetlerinden fırçaladı.Tom brushed the sand from his clothes.
Tom bir çubukla kumda adını yazdı.Tom wrote his name in the sand with a stick.
Tom adını bir çubukla kumun içinde yazdı.Tom wrote his name in the sand with a stick.
Kumda yalınayak yürümekten hoşlanır mısın?Do you enjoy walking barefoot on the sand?
Askerler kum torbalarını kumla doldurdu.The soldiers filled the sandbags with sand.
İşe başlayın. Bu kum torbaları kendileri dolmaz.Get to work. These sandbags won't fill themselves.
Kumarbaz aldatmak için hileli zar kullandı.The gambler used loaded dice to cheat.
Tom tekrar kumar oynuyor.Tom is gambling again.
Koministler gerçekten büyük bir kumarhane olan borsaya inanmazlar.Communists don't believe in the stock exchange, which is really a big casino.
O, kumar borçlarından dolayı iflas etti.He's gone bankrupt due to gambling debts.