Ana içeriğe geç
Sözlük

kulak ile cümle

kulak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sadece kulaklığı takıp, kaydettiklerini dinleyecektim.It's just put on the headphones and listen to it as it's being recorded.
- Kulaklıkta ne duydun?What did you hear in the headphones? Tangles!
- Tangles! Kulaklıkta ne duydun?What did you hear in your headphones?
Kulaklarıma inanamıyorum.Don't believe my ears.
Çünkü konuşmamıza kulak misafiri olmandan şüphelendim.Because I didn't like you eavesdropping.
Yine gül ve kulak arkasında ciddi bir darbe oldu.He rose again and was hit severely behind the ear.
KULAK KESMEEAR CLlPPlNG
Kulak kesme de benzer bir işlem, yine anestezi olmadan yapılır.Ear clipping is a similar procedure, also administered without anesthetic.
Eğer kulaklarınıza gece engellemek emin olun.Make sure you block your ears tonight.
Bazen kulaklarım zil.Sometimes my ears ring.
Onlar bile uyku, ve kulaklarında zil tutmak.They keep sleeping, and even their ears ring.
(Gülüşmeler) Dükkanda bluetooth kulaklığımla diğer insanlarla yaptığım konuşmaları duymalısınız.You should hear some of the phone conversations that I have with people on my Bluetooth in the shop.
Bu gördüğünüz iletişim kulaklığı çoğu uzay kıyafetindeki gibi.This is the communication headset you'll see on lots of space suits.
Bu onun kulakları.That's his ear.
Haydi kulaklığı bana veriniz.Come on. I'll take over.
Geri döneceğine söz verirsen, arabana göz kulak bile olurum.I even watch your car if you promise that you'll be right back.
Ses, kulaklarınızın tam yanında oluşturuluyor.The sound is being made right next to your ears.
Hiç Jabber kulaklıklarından taktınız mı -küçük kulaklıklardan?Any of you ever wore a Jabber headphone -- the little cell headphones?
"Hiç onun kulaklarına küpe deldi olduğu görülmektedir mı?""Have you ever observed that his ears are pierced for earrings?"
Ben kulaklarımı tıkarımI'll turn my ears the other way
Ve kulaklarını kullanarak dünyayı dolaşabiliyorlar.And they can navigate the world using their ears.
Bunlar, oda arkadaşıma peruk yapıştırıcısıyla yapıştırdığım kulak çubukları.These are Q-tips stuck to my roommate with wig glue.
Burada biometrik bir alet var: bir Apple Earbuds (Kulaklık).Here's a biometric device: a pair of Apple Earbuds.
Bugün hava da soğuk değil ama neden kulakların kıpkırmızı olmuş? Utandın mı yoksa?But why are your ears so red when it's not that cold.
Gecenin bir yarısı sizi tümüyle çılgına çeviren kulaklarınızdaki o berbat vızıldama sesi?That awful buzzing sound at night around your ears that drives you absolutely crazy?
Ama eğer o yoksa, belki kulaklıklarınızdan da dinleyebilrisiniz.But if you don't have that, maybe you can listen on your headphones.
Ve şu çift-kulak kayıt denilen şey sayesinde kulaklarınızdan dinleyebilirsiniz.And you could listen in headphones with this thing called binaural recording.
Ve kulaklıklarınızı taktığınızda şunu duyuyorsunuz, siz Glenn Gould'un vücudundasınız.And when you put on headphones, and you listen to this, you're inside of Glenn Gould's body.
Evimize göz kulak olur musun?Will you see to our houses?
Kulaklarımız da var ve nasıl iyi müzik dinlenir biliyoruz.We have ears too and we know how to listen to music as well.
Herkesin kalbine kulak ver,... ...ve çatırdayan sesleri duy.Listen close to everybody's heart And hear that breaking sound Hopes and dreams are shattering apart
Yani bu kulak, kağıdın geri kalanı bundan artan.So that's the flap, and all the rest of the paper's left over.
Burda görüyorsunuz, bir kulak için bir çeyrek daireye ihtiyaç var.And you can see there, it needs a quarter-circle of paper to make a flap.
Sonunda içindeki sese kulak vereceksinYou'll find your peace at last
Karakteristik olarak kulak memeleri küpelerden arınmış fakat sarkıktır.So, you see the Buddha with the elongated earlobes and the jewels removed.
Yapılan yardımlar, buralardan sağlanan paraların yanında devede kulak kalıyor.Between them, these new revenue flows dwarf aid.
"Sizbeklerken kulaklar delinmiştir."It said, "Ears pierced while you wait."
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.If the city looks after the country, the country will look after the city.
Kulaklarımızın kendilerini duyması -- tamamen imkansız; olay da bu.Or ears being able to hear themselves -- it's just impossible. That's the thing.
Yani, yanmış kimseler için kulak yapıyorlar.I mean, they make ears for burn victims.
Dağdan toplanmış yeşil çay aromalı ızgara ve deniz kulaklı yulaf lapasıI would like abalone porridge, with grilled green tea mountain roots.
Deniz kulaklı yulaf lapası yerine tavuk göğsü olsun.Instead of the abalone porridge, I would like the chicken breast.
Bıkma, İnatçılığını kaybetme ve onun söylediklerine kulak asma.Don't you care what he says about you being persistent or tired of you.
Kulaklarım bunu duymayı reddediyor.My ears refuse to hear it.
Ona göz kulak olurum. Sen sanatına yoğunlaş, hayattaki tek eğlencen bu.I'll keep watch over her. you concentrate on your art, it's your only pleasure in life.
'Konuşan' diye kulaklarını gelmiş kadar, 'düşünce, ya da en azından bir onları. ''It's no use speaking to it,' she thought, 'till its ears have come, or at least one of them.'
Artık çöplük sadece kulakta olmaz.Now the crap doesn't just happen in the ear.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.It wants to be chanted out loud, to sound its music in the ear and on the tongue.
O zaman buna kulak verin, lütfen.Then hear this, please.
Kulaklarımız için tasarım yapmanın vakti geldi.It's time to start designing for our ears.
Sağlık hizmetlerinde kulaklarımıza göre tasarım yapmak büyük oranda kazanç sağlar.There are just huge benefits to come from designing for the ears in our health care.
Kendime şu soruyu sormak zorunda kalıyorum ("Mimarların kulakları var mı?") (Gülüşmeler)I am forced to ask myself a question. ("Do architects have ears?") (Laughter)
Bazı yakın arkadaşlarım mimar (Gülüşmeler) ve kesinlikle kulakları var.Some of my best friends are architects. (Laughter) And they definitely do have ears.
Nezle olan ya da kulak nezlesi, kulak enfeksiyonu olan hatta saman nezlesi olan çocuklar.That could be any child who's got a cold, glue ear, an ear infection, even hay fever.
Kulaklar için tasarlamaya başlamanın zamanı geldi.It's time to start designing for the ears.
Ama ben şahsen gördüm ki, kulak verdiğimizde, kat kat çoğalacaklar.But I have seen first hand that if we do, they will multiply.
Hadi onlara kulak verelim böylece her yerde işe yaradığını ispat edebilsinler.Let's give them attention so they can prove it works everywhere.
Kulaktan kulağa yayılıyor ve dolayısıyla bu bir yaygın eğitim ürünü.It's taught [by] word of mouth, and it's an informal education system around this.
Kulak arkasının ortasına doğru toplayalım,kulağın arka kısmına bırakıyoruz saçları,
Kulaklarınız her zaman çalışıyor. Kulak kapağınız yok.Your ears are always on -- you have no ear lids.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod