Kulak kepçelerinin içi ve dışındaki tüyler kalındır.The ears have thick fur on both the inside and outside.
İlacı alan insanların yaklaşık% 23'ü kulaklarında kulak çınlaması veya dolgunluk hissi bildirmiştir.Around 23% of people taking the drug have reported eararche or a feeling of fullness in their ears.
Tabletin GPS'i, 802.11n Wi-Fi'ı, Bluetooth 3.0 ve handsfree / bluetooth / kulaklığı vardır.The tablet has GPS, 802.11n Wi-Fi, Bluetooth 3.0, and handsfree/bluetooth/headphone telephone.
Cihaz kulaklık üstündeki tekerleğini kullanarak kalibre edilebilir.The device can be calibrated using the wheel at the top of the headset.
Townsend'in büyük-kulaklı yarasası (Corynorhinus townsendii), Vesper yarasalarının bir türüdür.Townsend's big-eared bat (Corynorhinus townsendii) is a species of vesper bat.
Sensei's Library'de Kulak Kızartan OyunLearn to Play Go on Sensei's Library
Gözleri ve kulakları küçüktür.They have small eyes and ears.
Kulakçıklar vardır veya yoktur.There are no friends but enemies.
Kulakların kafanın iki yanında durması, suratını genişlemiş gibi gösterir.He gripped the table with both hands as if he was holding on to it.
Kulaklık, 27 Kasım 2015 tarihinde serbest bırakıldı.The headset was released on November 27, 2015.
Pugların kulaklarında iki farklı belirgin biçim görülür: gül ve düğme.Pugs have two distinct shapes for their ears, "rose" and "button".
Kulaklı (Hingel) Önce patates suyun içinde haşlanır.They are placed in salted boiling water before being baked.
Nimfleri kulak, baş ve bacaklara, larvalar ise baş ve bacaklarda bulunur.They have long legs, and pendent or semipendulous ears.
Bununla birlikte, iPod ile birlikte gelen kulaklıklar uzaktan kumandalı ve mikrofon içermez.However, the earpods that comes with the iPod does not include a remote and mic.
Dişiler telaşlandıklarında dudaklarını ileri doğru uzatıp kulaklarını dikleştirirler.Females bring their lips forward and raise their ears when agitated.
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanıdır.A Manual of the Diseases of the Nose and Throat.
Halife'nin vücudunda 20 kadar derin hançer yarası bulunmaktaydı ve burnu ve kulakları kesilmişti.The body now had more than 20 bullet wounds in the face and neck.
Headphones), genellikle bilgisayarlar için kullanılan kulaklıklardır.Headphones are regularly used by audiophiles.
"Kısmen kulakla yazıyorum, duyduğum gibi, hissetmekte ve görmekte olduğum şeyi yazıyorum."I hear, as well as feel and see, what I am writing.
Kulaklığını çıkarır ve hostese soru soran kadına bakar.It shows appreciation to the host and shows responsibility on the guest's part.
Yanaklarının üstü ve kulaklarını örten tüyler siyahtır.Having black specks on the face and ears is not objectionable.
Diğer önemli fark kulaklarının büyüklükleridir.He is very sensitive about the size of his ears.
Onun kulaklarında hâlâ şu sözler vardı.He whispers something in his ears.
Kulakların kesilmesi 1895'te yasaklandı.Her topmasts were removed in 1895.
Küçük kulaklarına rağmen iyi işitir.It has small, but relatively prominent, ears.
Kulakçıklar yarım daire şeklinde ucu sivridir.The visible faces are then a half-circle shape.
Kulaklar ve burun ya gelişmemiştir ya da tamamen yok olabilir.The ears may be very poorly developed or absent entirely, as may the nose.
3.5 mm kulaklıkları destekler ve kristal netliğinde bir ses sağlar.It supports 3.5 mm headphones and provides crystal clear sound.
Fakat Velid'in bu uyarılara hiç kulak asmadığı belirtilir.Whosoever heard it, became unconscious.
Erkeklerin üreme dönemi mavi tüyleri, özellikle kulak örtüleri oldukça parlaktır.Over de haren der zoogdieren: in 't bijzonder over hunne wijze van rangschikking.
Kulakların uçları diğer tilkilerden daha yuvarlağımsıdır.Its ears are shorter than those of most other hares.
Yumurtadan çıkan yavruların göz ve kulakları kapalıdır.Their eyes and ears are closed.
"Trabzonlu oyuncuların soğuktan kulakları kırılacakmış"."DREISSIGACKER SYNTHETIC OARS HAVE SWEPT BY THE TRADITIONAL WOODIES".
30 Ocak 1930'da Politbüro kulak sınıfının tasfiyesi kararını aldı.On 30 January 1930, the Politburo approved the dissolving of kulaks as a class.
Kulak zarı; dış kulak ile orta kulağı birbirinden ayırır.Round window Membrane separating the middle ear and inner ear.
Kulakları gözleri ile doğru orantılır.The eyes are topped with well-groomed eyebrows.
Bu gözlükler gözleri, burnu, burun deliklerini, ağzı ve kulakları tamamen kapatmaktadır.These completely cover the eyes, mouth, ears and nostrils of a person.
Kulak bölgesinde kara bir bölge bulunur ve biraz daha ufak yapılıdır.Another fault exists in the NE part of the field and is characterized by a minor horst.
Kulakları çoğu kez arka ayakları kadar, bazen daha uzundur.The hind feet are small and similar in length to the ear, but sometimes longer.
Kulaklığımı takıp veya bir kitaba dalıp kendimi kaybedenlerden değilim.I'm not one of the people zoning out with headphones or a book.
Uzaylılar keşfetmenin bir yolu, radyo teleskopunuzu ayarlayıp, sinyallere kulak vermek.The one way to discover about aliens is to tune your radio telescope and listen to the signals.
Devede kulak oranı.It's diddly-point-squat.
Lütfen onu kulakları sağır eden bir alkış ile karşılayalım.Please greet her with thunderous applause.
Çok büyük kulakları, garip kulak yapıları vardır. Fakat küçücük gözleri vardır.Very big ears, strange nose leaves, but teeny-tiny eyes.
Ve vali emretti, 'Bunu kulaklarının içine dökün.And he ordered, 'Pour it in his ears.
O erimiş metali, o lav sıcaklığındaki metali korumanın kulaklarından içeri döktüler.And he poured that liquid, hot liquid, like a magma erupted, that hot!..
Topladığın karman ne ise, ona göre oluyor. Birinin kulaklarına zarar verdiysen, ona göre oluşuyor...Whatever we collect karma, if we damage somebody else's ears, you go through...
Çünkü daha önceki hayatımda, onun kulaklarına zarar vermiştim.Because I hurt this person in my previous life, and I destroyed his ears.
Boğaları, kulaklarına kılıç saplayarak öldürüyorlar.They put the sharp edge of the sword in to the ears of the animals and they get killed.
Bu yüzden, biri duymayan kulaklar ile doğmuşsa, bunu onun kendi karması olarak düşünmeliyiz.So you have to think that, if somebody is being born deaf ear, it is his own Karma.
Ancak gelen önerilere de kulak verdim. .But it is fair. That's just kind of a first cut.
İşin kötü tarafı, inek öğrenci gibi bir kulaklık takmak zorundasınız.The downside is that you have to wear a headset like a nerd.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.I think basically it's like these guys in India with headsets, you know, listening in.
Gözlerin varsa ve ışık varsa görürsün. Eğer gözlerin yoksa duymak için kulakların olur sanıyorsun.You have eyes and you see if there's light, but you don't have eyes too see with.
Hayır, kulakların burada.No, you have ears and you hear.
Kimi hayvanların kulakları ise burada. Dönüyor.In some animals ears turn into the direction of the sound.
"Sen kendi kreş geri gelmek ya da kutusu kulakları olacak.""You come along back to your own nursery or I'll box your ears."
Hadi Adem'i ayartan diyalogun ilkelerine kulak verelim şimdi.Let's tune into the conversation of the principals in Adam's temptation.
İki haftayı kulaklıksız geçirmiştin.Two weeks you went without headphones. Remember that?
Kulaklıkla dinleyip, seviyelere benim için bakar mısın?Can you just listen on the cans, watch the levels for me?