Ana içeriğe geç
Sözlük

kulak ile cümle

kulak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ayrıca sizi çok iyi bir kulak misafiri yapıyor, çünkü aynı anda iki konuşmayı birden dinleyebiliyorsunuz.Taky jste díky tomu dobří v odposlouchávání, protože dokážete sledovat dva rozhovory současně.
Ayrıca sizi çok iyi bir kulak misafiri yapıyor, çünkü aynı anda iki konuşmayı birden dinleyebiliyorsunuz.También te hace muy bien en el espionaje, ya que puedes escuchar dos conversaciones simultáneamente.
Ayrıca sizi çok iyi bir kulak misafiri yapıyor, çünkü aynı anda iki konuşmayı birden dinleyebiliyorsunuz.To także pomaga w podsłuchiwaniu, bo możesz słuchać dwóch rozmów naraz.
Ayrıca sizi çok iyi bir kulak misafiri yapıyor, çünkü aynı anda iki konuşmayı birden dinleyebiliyorsunuz.Vi rende anche bravissimi a origliare, perché si possono ascoltare due conversazioni contemporaneamente.
Ayrıca sizi çok iyi bir kulak misafiri yapıyor, çünkü aynı anda iki konuşmayı birden dinleyebiliyorsunuz.К тому же, это отличный способ научиться подслушивать: вы привыкаете следить одновременно за двумя беседами.
Ayrıca sizi çok iyi bir kulak misafiri yapıyor, çünkü aynı anda iki konuşmayı birden dinleyebiliyorsunuz.Това също ви прави много добри в подслушването, защото може да слушате два разговора едновременно.
Ayrıca sizi çok iyi bir kulak misafiri yapıyor, çünkü aynı anda iki konuşmayı birden dinleyebiliyorsunuz.זה גם הופך אותך למצותתת מצויינת, כי אפשר להאזין לשתי שיחות בו-זמנית.
Ayrıca sizi çok iyi bir kulak misafiri yapıyor, çünkü aynı anda iki konuşmayı birden dinleyebiliyorsunuz.كما أنه يجعلك جيدة جدا في التنصت لأنه يمكنك الاستماع إلى محادثتين في نفس الوقت
Ayrıca sizi çok iyi bir kulak misafiri yapıyor, çünkü aynı anda iki konuşmayı birden dinleyebiliyorsunuz.盗み聞きが上手でもあるんですね だから悪い事ばかりでもないんです
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Begitu saya mendengar salammu, anak dalam kandungan saya bergerak kegirangan
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Bởi vì tai ta mới nghe tiếng ngươi chào, thì con nhỏ ở trong lòng ta liền nhảy mừng.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Bởi_vì tai ta mới nghe tiếng ngươi chào , thì con_nhỏ ở trong lòng ta liền nhảy mừng .
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Ecco, appena la voce del tuo saluto è giunta ai miei orecchi, il bambino ha esultato di gioia nel mio grembo
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Fiindcă iată, cum mi -a ajuns la urechi glasul urării tale, mi -a săltat pruncul în pîntece de bucurie.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.For se, da lyden av din hilsen nådde mitt øre, sprang fosteret i mitt liv med fryd.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Kajti, glej, ko je prišel glas pozdrava tvojega v ušesa moja, je veselja zaigralo dete v telesu mojem.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.보라 네 문안하는 소리가 내 귀에 들릴 때에 아이가 내 복중에서 기쁨으로 뛰놀았도다
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Lebo hľa, jako zavznel hlas tvojho pozdravu v moje uši, s plesotom poskočilo nemluvňa v mojom živote,
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Nebo aj, jakž se stal hlas pozdravení tvého v uších mých, zplésalo radostně nemluvňátko v životě mém.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Pois logo que me soou aos ouvidos a voz da tua saudação, a criancinha saltou de alegria dentro de mim.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Porque he aquí, cuando llegó a mis oídos la voz de tu salutación, la criatura saltó de alegría en mi vientre
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Se, när ljudet av din hälsning nådde mina öron, spratt barnet till av fröjd i mitt liv.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Siehe, da ich die Stimme deines Grußes hörte, hüpfte mit Freuden das Kind in meinem Leibe.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Sillä katso, kun sinun tervehdyksesi ääni tuli minun korviini, hypähti lapsi ilosta minun kohdussani.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Thi se, da din Hilsens Røst nåede mine Øren, sprang Fosteret i mit Liv med Fryd.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Want toen je binnenkwam en ik je stem hoorde, begon het kind in mijn buik te trappelen van blijdschap.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Защото, ето, щом стигна гласът на твоя поздрав до ушите ми, младенецът заигра радостно в утробата ми.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Ибо когда голос приветствия Твоего дошел до слухамоего, взыграл младенец радостно во чреве моем.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Ось бо, як дійшов голос витання твого до ушей моїх, кинулась з радости дитина в утробі моїй.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.כי קול ברכתך בא באזני והנה רקד בשמחה הילד במעי׃
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.فهوذا حين صار صوت سلامك في اذنيّ ارتكض الجنين بابتهاج في بطني.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.因 為 你 問 安 的 聲 音 、 一 入 我 耳 、 我 腹 裡 的 胎 、 就 歡 喜 跳 動
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.因為 你 問安 的 聲音 、 一 入 我 耳 、 我 腹裡 的 胎 、 就 歡喜 跳動
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Akkor elkezdé az õ példázó beszédét, és monda: Kelj fel Bálák, és halljad; figyelj reám Czippórnak fia!
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Allora Balaam pronunziò il suo poema e disse: porgimi orecchio, figlio di Zippor
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.A on vzav přísloví své, řekl: Povstaň Baláku a slyš, pozoruj mne, synu Seforův.
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Ba-la-am bèn nói lời ca mình mà rằng: Hỡi Ba-lác, hãy đứng dậy và nghe! Hỡi con trai Xếp-bô, hãy lắng tai!
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Balaam prononça son oracle, et dit: Lève-toi, Balak, écoute! Prête-moi l`oreille, fils de Tsippor!
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Balaam şi -a rostit proorocia, şi a zis: ,,Scoală-te, Balac, şi ascultă! Ia aminte la mine, fiul lui Ţipor!
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Bileam antwoordde: "Sta op, Balak en luister! Luister naar mij, zoon van Zippor.
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Da fremsatte han sit Sprog: Rejs dig, Balak, og hør, lyt til mig, Zippors Søn!
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Då hov han upp sin röst och kvad: »Stå upp, Balak, och hör; lyssna till mig, du Sippors son.
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Da tok han til å kvede og sa: Stå op, Balak, og hør! Lytt til mig, du Sippors sønn!
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Então proferiu Balaão a sua parábola, dizendo: Levanta-te, Balaque, e ouve; escuta-me, filho de Zipor;
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Entonces él pronunció su profecía y dijo: "Balac, levántate y escucha; préstame atención, oh hijo de Zipor
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.I zaczął rzecz swą temi słowy: Wstań Balaku, a słuchaj: przyjmij w uszy swe słowa moje, synu Seforów.
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.발람이 노래를 지어 가로되 발락이여 일어나 들을지어다 십볼의 아들이여 나를 자세히 들으라
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.lalu Bileam mengucapkan nubuat ini, "Hai, Balak, anak Zipor, mari datang, dengarlah apa yang hendak kukatakan
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Niin hän puhkesi lausumaan ja sanoi: "Nouse, Baalak, ja kuule! Kuuntele minua, sinä Sipporin poika!
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.tedaj začne svoj govor in reče: Vstani, Balak, in čuj, poslušaj me, sin Ziporjev!
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Και αρχισας την παραβολην αυτου ειπε, Σηκωθητι, Βαλακ, και ακουσον δος ακροασιν εις εμε, συ ο υιος του Σεπφωρ
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Он произнес притчу свою и сказал: встань, Валак, и послушай, внимай мне, сын Сепфоров.
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Тогава той почна притчата си, казвайки: - Стани, Валаче, та слушай; Дай ми ухо, ти сине Сепфоров!
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.וישא משלו ויאמר קום בלק ושמע האזינה עדי בנו צפר׃
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.فنطق بمثله وقال. قم يا بالاق واسمع. اصغ اليّ يا بن صفّور
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.巴 蘭 就 題 詩 歌 說 、 巴 勒 、 你 起 來 聽 . 西 撥 的 兒 子 、 你 聽 我 言
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.巴蘭 就 題詩 歌說 、 巴勒 、 你 起來聽 . 西撥 的 兒子 、 你 聽 我 言
Bana kulak verdiği için, Yaşadığım sürece Ona sesleneceğim.(114:2) приклонил ко мне ухо Свое, и потому буду призывать Его во все дни мои.
Bana kulak verdiği için, Yaşadığım sürece Ona sesleneceğim.Albowiem nakłonił ucha swego ku mnie, gdym go wzywał za dni moich.
Bana kulak verdiği için, Yaşadığım sürece Ona sesleneceğim.Car il a penché son oreille vers moi; Et je l`invoquerai toute ma vie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod