Ana içeriğe geç
Sözlük

kulak ile cümle

kulak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sesin kulaklarımı kanatıyor!Your voice makes my ears bleed!
Tom kulaklığını taktı, bu yüzden Mary'nin odaya girişini duymadı.Tom had his headphones on so he didn't hear Mary enter the room.
Ben biletleri alırken valizime göz kulak ol.Keep an eye on my suitcase while I buy the tickets.
Tom; Mary ve John'un sohbetine kulak misafiri oldu.Tom overheard Mary and John's conversation.
Kulak ağrısı dışında kendimi iyi hissediyorum.I'm feeling OK except for the earache.
Tom kulaklıklarından birini çıkardı.Tom pulled out one of his earplugs.
Tom kulaklarını kapattı.Tom covered his ears.
Hey millet, kulak verin!Hey everybody, listen up!
Neden tavşanların uzun kulakları var?Why do rabbits have long ears?
Tom kulaklarından birini deldirdi.Tom got one of his ears pierced.
Tom ağzı kulaklarına vararak gülüyordu.Tom grinned from ear to ear.
Lütfen ekipmanıma göz kulak ol.Please keep an eye on my equipment.
Tom John ve Mary'nin konuşmasına kulak misafiri oldu.Tom overheard John and Mary's conversation.
Tom'un ağzı kulaklarına varıyordu.Tom was grinning from ear to ear.
Tom onların konuşmasına kulak misafiri oldu.Tom overheard their conversation.
Tom John ve Mary'nin kendisi hakkında konuştuğuna kulak misafiri oldu.Tom overheard John and Mary talking about him.
Ona göz kulak olacak kimse yok.There's no one to look after her.
Tom'la konuşmanıza kulak misafiri olmaktan kendimi alamadım.I couldn't help but overhear your conversation with Tom.
Bugün Tom'a göz kulak olduğunuz için teşekkürler.Thanks for watching Tom today.
Buraya kulaklık almak için geldik.We came here to buy headphones.
Mary, Tom'un cep telefonuyla başka bir kadınla yakından konuşmasına kulak misafiri oldu.Mary overheard Tom talking intimately to another woman on his mobile phone.
Tom kulaklıklarını tekrar taktı.Tom put his headphones back on.
Tom, Mary ve John'un konuşmasına kulak misafiri olmaktan kendini alamadı.Tom couldn't help overhearing Mary and John's conversation.
Tom, Mary'nin onun hakkında söylediği şeye kulak misafiri oldu.Tom overheard what Mary said about him.
Söylediğine kulak misafiri oldum.I overheard what you said.
Kulaklarım kırmızı mı?Are my ears red?
Kulaklarım kızarmış mı?Are my ears red?
Tom'a göz kulak olur musunuz?Could you please keep an eye on Tom?
Tom çocuklara göz kulak oldu.Tom kept an eye on the children.
Tom'a göz kulak olur musun?Could you keep an eye on Tom?
Tom'a göz kulak olabilir misin?Can you keep an eye on Tom?
Tom Mary'nin John'la konuşmasına kulak misafiri oldu.Tom overheard Mary talking with John.
Seninle burada konuşamam. Birisi bize kulak misafiri olabilir.I can't talk to you here. Someone might overhear us.
Tom, Mary'nin John ve onun onun hakkında konuştuğuna kulak misafiri olduğunu biliyordu.Tom knew that Mary had overheard John and him talking about her.
Tom, Mary'nin John ve onun onun hakkında konuşmasına kulak misafiri olmamasını diledi.Tom wished that Mary hadn't overheard John and him talking about her.
Burada kal ve Tom'a göz kulak ol.Stay here and keep an eye on Tom.
Kalıp, çocuklara göz kulak olabilir misin?Can you stay and watch the children?
Bana neye kulak misafiri olduğunu söyle.Tell me what you overheard.
Tom bana konser için kulaklık takmam gerektiğini söyledi.Tom told me I should wear earplugs to the concert.
Tom konuşmamıza kulak misafiri oldu.Tom overheard our conversation.
Hepimizin kulakları var.We've all got ears.
Kulaklarımı deldirebilir miyim?Can I get my ears pierced?
Sadece Tom'a göz kulak olabilir misin?Can you just keep an eye on Tom?
Kulaklarımı kapattım.I covered my ears.
Buna göz kulak ol.Keep an eye on it.
Onlara göz kulak ol.Keep an eye on them.
Tom ellerini kulaklarının üzerinde tuttu.Tom held his hands over his ears.
Tom sadece kulaklarından birini deldirdi.Sanırım o sol olanıydı.Tom just got one of his ears pierced. I think it was the left one.
Tom Mary'nin John'la tartıştığına kulak misafiri oldu.Tom overheard Mary arguing with John.
Tom parmaklarını kulaklarına soktu.Tom stuck his fingers in his ears.
Birisi Tom'la konuşmana kulak misafiri olmuş olabilir.Somebody might've overheard your conversation with Tom.
SenTom'la konuşurken birisi kulak misafiri olmuş olabilir.Somebody might've overheard you talking to Tom.
Biri sana kulak misafiri olmuş olabilir.Somebody might've overheard you.
Arabamın anahtarlarına göz kulak olabilir misin?Could you keep your eye out for my car keys?
Onlar kulaklarını yıkadı.They washed their ears.
Eşeğin neden böyle uzun kulakları var?Why does the donkey have such long ears?
Sen yokken evine göz kulak olmak için elimden geleni yapacağım.I'll try my best to look after your house while you're away.
Kulaklarınızı açık tutun.Keep your ears open.
Dışarıda hava soğuk olduğunda kulaklarını kapatan bir şapka giymelisin.You should wear a hat that covers your ears when it's cold outside.
Tom'a göz kulak olacağına bana söz verdin.You promised me you'd take care of Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod