‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Nhưng phước cho mắt các ngươi, vì thấy được; phước cho tai các ngươi, vì nghe được!
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Pero ¡bienaventurados vuestros ojos, porque ven; y vuestros oídos, porque oyen
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Υμων δε οι οφθαλμοι ειναι μακαριοι, διοτι βλεπουσι, και τα ωτα σας, διοτι ακουουσιν.
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!А вашите очи са блажени, защото виждат, и ушите ви, защото чуват.
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Ваши же блаженны очи, что видят, и уши ваши, что слышат,
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Ваші ж очі блаженні, бо бачать, і уші ваші, бо чують.
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!ואתם אשרי עיניכם כי תראינה ואזניכם כי תשמענה׃
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!ولكن طوبى لعيونكم لانها تبصر. ولآذانكم لانها تسمع.
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!但 你 們 的 眼 睛 是 有 福 的 、 因 為 看 見 了 你 們 的 耳 朵 也 是 有 福 的 、 因 為 聽 見 了
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!但 你 們 的 眼睛 是 有 福 的 、 因為 看見 了 你 們 的 耳朵 也 是 有 福 的 、 因為 聽見了
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Acum dar, Iov, ascultă cuvîntările mele, ia aminte la toate cuvintele mele!
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.A przetoż, Ijobie! słuchaj proszę mów moich, a wszystkie słowa moje przyjmij w uszy.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Ascolta dunque, Giobbe, i miei discorsi, ad ogni mia parola porgi l'orecchio
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Avšak počuj, prosím, Jobe, moje reči a pozoruj ušima na všetky moje slová!
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Höre doch, Hiob, meine Rede und merke auf alle meine Worte!
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.그런즉 욥이여 내 말을 들으며 나의 모든 말에 귀를 기울이기를 원하노라
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver."Luister alstublieft naar wat ik te zeggen heb, Job.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Maintenant donc, Job, écoute mes discours, Prête l`oreille à toutes mes paroles!
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Men hör nu, Job, mina ord, och lyssna till allt vad jag vill säga.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Men hør nu Job, på min Tale og lyt til alle mine Ord!
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Men hør nu, Job, på min tale og lytt til alle mine ord!
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver."Mutta kuule nyt, Job, minun puhettani, ja ota korviisi kaikki minun sanani.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Nhưng vậy , hỡi Gióp , xin hãy nghe các diễn_thuyết tôi . Khá lắng_tai nghe các lời_nói tôi .
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Nhưng vậy, hỡi Gióp, xin hãy nghe các diễn thuyết tôi. Khá lắng tai nghe các lời nói tôi.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.No azért halld meg csak Jób az én szavaimat, és vedd füledbe minden beszédemet!
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.No obstante, oh Job, escucha, por favor, mis razones; atiende a todas mis palabras
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Ouve, pois, as minhas palavras, ó Jó, e dá ouvidos a todas as minhas declaraçoes.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Sedaj pa, o Job, prosim, poslušaj govore moje in sprejmi v ušesa vse besede moje.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Sekarang, hai Ayub, dengarkanlah dengan teliti kata-kata yang hendak kusampaikan ini
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Slyšiž tedy, prosím, Jobe, řeči mé, a všech slov mých ušima svýma pozoruj.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Δια τουτο, Ιωβ, ακουσον τωρα τας ομιλιας μου, και ακροασθητι παντας τους λογους μου.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Затова, Иове, чуй сега словото ми, И слушай всичките мои думи.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Итак слушай, Иов, речи мои и внимай всем словам моим.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.ואולם שמע נא איוב מלי וכל דברי האזינה׃
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.ولكن اسمع الآن يا ايوب اقوالي واصغ الى كل كلامي.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.約 伯 阿 、 請 聽 我 的 話 、 留 心 聽 我 一 切 的 言 語
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.約伯阿 、 請聽 我的話 、 留心 聽 我 一切 的 言語
Amerika'daki zamanlardan bahsediyorum. İki haftayı kulaklıksız geçirmiştin.Estoy hablando de cuando salimos por... dos semanas y olvidaste los audífonos.
Amerika'daki zamanlardan bahsediyorum. İki haftayı kulaklıksız geçirmiştin.Estoy hablando de cuando salimos por... dos semanas y olvidaste los audífonos.
Amerika'daki zamanlardan bahsediyorum. İki haftayı kulaklıksız geçirmiştin.Причам о ономе када смо отишли у САД... на две недеље и када си заборавио слушалице.
Ancak gelen önerilere de kulak verdim. .Aber es ist fair. Das ist nur eine Art erste Schnitt.
Ancak gelen önerilere de kulak verdim. .Ale je to fér.
Ancak gelen önerilere de kulak verdim. .Nhưng khách quan mà nói Đó chỉ là bước đầu
Ancak gelen önerilere de kulak verdim. .Αλλά είναι λογικό. Είναι κάπως σαν μία πρώτη εκδοχή.
Ancak gelen önerilere de kulak verdim. .それは、ただの最初の切り口です。 あなたは、いくつかのモデルで、何が起こるかを、
Ancak, kulaklarımız bize çok farklı bir öykü anlatıyor.Dennoch erzählen uns unsere Ohren eine ganz andere Geschichte.
Ancak, kulaklarımız bize çok farklı bir öykü anlatıyor.Jednakże uszy mówią coś zupełnie innego.
Ancak, kulaklarımız bize çok farklı bir öykü anlatıyor.하지만 우리 귀는 아주 다른 이야기를 말해줍니다.
Ancak, kulaklarımız bize çok farklı bir öykü anlatıyor.Kuitenkin korvamme kertovat meille aivan muuta.
Ancak, kulaklarımız bize çok farklı bir öykü anlatıyor.No entanto, os nossos ouvidos contam-nos uma história muito diferente.
Ancak, kulaklarımız bize çok farklı bir öykü anlatıyor.Onze oren vertellen ons echter een heel ander verhaal.
Ancak, kulaklarımız bize çok farklı bir öykü anlatıyor.Però, le nostre orecchie ci raccontano una storia differente.
Ancak, kulaklarımız bize çok farklı bir öykü anlatıyor.Sin embrago, nuestros oídos nos cuentan una historia muy diferente.
Ancak, kulaklarımız bize çok farklı bir öykü anlatıyor.Totuși, urechile ne spun ceva cu totul diferit.
Ancak, kulaklarımız bize çok farklı bir öykü anlatıyor.Toutefois, nos oreilles nous racontent une tout autre histoire.
Ancak, kulaklarımız bize çok farklı bir öykü anlatıyor.Tuy nhiên, đôi tai của chúng tôi cho chúng tôi một câu chuyện rất khác nhau.
Ancak, kulaklarımız bize çok farklı bir öykü anlatıyor.Ugyanakkor a fülünk teljesen más történetet mesél.
Ancak, kulaklarımız bize çok farklı bir öykü anlatıyor.Τα αυτιά μας, όμως, διηγούνται μια πολύ διαφορετική ιστορία.
Ancak, kulaklarımız bize çok farklı bir öykü anlatıyor.Однако наши уши говорят нам о другом.
Ancak, kulaklarımız bize çok farklı bir öykü anlatıyor.Тим не менше, наші вуха розповідають нам зовсім іншу історію.