Kemik iletim bazı kulaklıklarda kullanılmaktadır.Fotouporniki se uporabljajo tudi v nekaterih zvočnih kompresorjih.
Özellikle kulaklarında bulunur.Nahaja se predvsem v prsti.
Baş kısa ve kulaklar diktir.Sem sodijo naglavne in sramne uši.
Ayrıca kulaklarından da sıkça rahatsızlanır.Zato se pri vnetju ušes pogosto pojavi bolečina.
Dış kulakları körelmiş ya da tümüyle yok olmuştur.Sestavljene oči so reducirane ali povsem manjkajo.
Kulakta çınlama, uğultu ve ağrı oluşturur.Prebudi se, v prsih ga peče in boli.
Ateş, kulak ağrısıyla başlar.Stik z očmi Povzroča opekline.
Kulakepçeleri büyüktür.Ausys didelės.
Ayrıca, bazı türlerin kulakları oldukça iyi duymaktadır.Kai kurios rūšys turi ir labai gerą klausą.
Ama diğerlerinin aksine çok uzun kulakları vardır.Nuo kitų ežių skiriasi ilgomis ausimis.
Böylelikle kulakçıklar ile karıncıkların aynı anda kasılması engellenir.Dulkinės ir purkos subręsta ne vienu metu.
Kulübeye varan kız, ninesinin kocaman kulakları, gözleri, elleri ve ağzı olduğunu fark eder.Lėlės įgavo judančias akis, antakius, akių vokus, burnas ir rankas.
Ağzım kulaklarıma varmıştı.Ausyse segėjo auskarus.
Eşekten hızlı olup Attan daha yavaştır ve kulakları attan daha uzun eşekten daha kısadır.Ausys ilgesnės negu arklio, bet trumpesnės negu asilo.
Kulak dış, orta ve iç kulak olmak üzere üç bölümden oluşur.Ausis sudaryta iš trijų dalių: išorinės, vidurinės ir vidinės ausies.
Diğer önemli fark kulaklarının büyüklükleridir.Iš kitų lapių išsiskiria itin didelėmis ausimis.
Uzun kulakları vardır.Turi labai trumpas ausis.
Kulak fonetiği: İnsan duyumunun yeteneğiyle uğraşan kuramsal sesbilgisinin alanıdır.Kurtumas – klausos sistemos negalia, kuomet žmogus praranda gebėjimą girdėti.
Küçük kulaklarına rağmen iyi işitir.Gana mažos ausys.
SSCB'den Galina Kulakova kadınlarda üç kros kayak yarışını da kazanmıştır.Suomė Marja-Liisa Hämäläinen laimėjo visas tris moterų slidinėjimo rungtis.
Kulak difterisi nadirdir.Dažnas lytinis dimorfizmas.
AirPods Apple tarafından üretilen Bluetooth kulaklıklardır.AirPods on Apple'i poolt toodetavad juhtmevabad Bluetooth-kõrvaklapid.
Ayrıca, bazı türlerin kulakları oldukça iyi duymaktadır.Paljudel öise eluviisiga liikidel on väga hea kuulmine.
Kulakepçeleri büyüktür.Kõrvad on suured.
Bilgelik doğaya kulak vererek hakikati söylemek ve doğru olanı yapmaktır.""Õige teadvus on suurim voorus ning tarkus on öelda tõde ning toimida looduse järgi, seda kuulatades."
Yumurtadan çıkan yavruların göz ve kulakları kapalıdır.Vastsündinud kutsikatel on silmad ja kõrvad kinni.
Bir kedinin kulaklarını yatırmasından, kendini savunmaya hazırlandığı anlaşılır.Ainult juhul, kui kass ise endale silmuse kaela paneb.
Adını büyük kulaklarının katır kulaklarına benzemesinden alır.Ta sai nime oma suurte kõrvade järgi.
Kulaklıyı herkes aynı kabdan yer.Okkad paiknevad võrsetel ühekaupa.
Cenazesi Kasımpaşa Kulaksız Mezarlığında defnedilmiştir.Unustatud hinged unustatud kalmistutel.
Kulaklar düzenli olarak kontrol edilmeli ve tırnaklar kısa tutulmalıdır.Silmi ja kõrvu tuleb regulaarselt puhastada, et need puhtad püsiksid.
Kulak Burun Bogaz Mütehassısıdır.Kõrvade lidusseajamine on hoiatus.
Keskin görüş alanı ve çok iyi işiten kulakları vardır.Kõrvukrebasel on väga hea kuulmine ja vilets nägemine.
Kemik iletim bazı kulaklıklarda kullanılmaktadır.Tsinkõhkelemente kasutatakse nööpelementidena kuuldeaparaatides.
Oyunlara katılabilmek için, kulaklarında en azından 55 dBlik bir duyma kaybına sahip olmaları gerekmektedir.Osalemiseks peab sportlase paremini kuulva kõrva kuulmiskahjustus olema vähemalt 55 dB.
Özellikle kulaklarında bulunur.Enamasti on lihtsalt kõrvad suletud.
Böylece kulak zarının zarar görmesi engellenmiş olur.See aitab ära hoida silmade väsimist.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.12분이 되자 귀에서 소리가 들리기 시작했고, 팔에 감각이 없어지기 시작했습니다.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.12 minuutin jälkeen korvani alkoivat soida, ja käteni meni tunnottomaksi.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.12 percnél elkezdett csengeni a fülem, és a karjaim elkezdtek zsibbadni.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.A la 12ème minute, j'ai commencé à entendre des cloches, et senti mon bras devenir insensible.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.Al dodicesimo minuto le orecchie iniziarono a rimbombare, e cominciavo a sentire il braccio intorpidirsi.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.Aos 12 minutos comecei a ter zumbidos nos ouvidos e comecei a sentir um braço entorpecido.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.Dupa 12 minute am inceput sa am tiuituri in urechi, si am inceput sa simt cum bratul imi amorteste.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.En el minuto 12 empecé a escuchar un pitido en los oídos, y empecé a sentir que se me dormía el brazo.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.In de twaalfde minuut gingen mijn oren suizen, en ik voelde hoe mijn arm gevoelloos werd.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.Nach 12 Minuten hatte ich ein Schellen in meinen Ohren und ich fühlte wie meine Arme empfindungslos wurden.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.Tại phút thứ 12 tôi bắt đầu bị ù tai, và bắt đầu thấy cánh tay trở nên tê dại.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.V 12. minúte mi začalo zvoniť v ušiach a začal som cítiť, že mi meravie ruka.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.Ve 12 minutě mi začalo zvonit v uších a zdřevěněla mi ruka.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.Ved minut 12 begyndte jeg at have en ringen for mine ører, og jeg begyndte at mærke min arm blev følelsesløs.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.Vid den 12:e minuten började det ringa i mina öron, och det kändes som om min arm började domna bort.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.W 12 minucie zaczęło mi dzwonić w uszach, a moje ramię zaczęło sztywnieć.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.Στα 12 λεπτά άρχισαν να κουδουνίζουν τα αυτιά μου, και άρχισα να νιώθω το χέρι μου να παραλύει.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.На 12-тата минута започна да ми звъни в ушите и да ми изтръпва ръката.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.По прошествии 12 минут, в ушах появился звон и я почувствовал, как рука немеет.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.ב 12 דקות התחלתי לשמוע צילצולים באוזניים, התחלתי להרגיש את הזרועות נרדמות.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.وفي الدقيقة الثانية عشر بدأت أسمع رنيناً في أُذني وبدأت أشعر بالخدر في يديَّ
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.腕がしびれてきました 私は心気症な上に 腕のしびれは心臓発作の前兆だと覚えていたので
70 kilo işkembe, kelleyi aldın mı? Kulaklar, ciğer, rahim?70 de kg de burtã, carne din zona capului, urechi, ficat ºi uter?