Bu çalışmalar 2006 yılından itibaren Fikri Kulakoğlu tarafından yürütülmektedir.V noci je pro zvýraznění od roku 2006 nasvícena.
Yabani tavşana göre daha küçük olan kulaklarının ucunda benekler vardır.A podle původního konceptu měly skrývat králičí uši.
Yarasaların kulakları çoğunlukla çok büyük ve kıvrımlıdır.Zranění zápěstí jsou tak velmi častá a nebezpečná.
Başının iki yanına düşük küçük kulakları vardır.Uši má v poměru k hlavě dosti malé.
Gözleri ve kulakları küçüktür.Oči i uši jsou malé.
Yuvarlak kulakları iyi işitmesini sağlar ve orta kulağı iyi gelişmiştir.Aude bine din cauza urechilor sale rotunde, urechea sa medie fiind bine dezvoltată.
Diğer önemli fark kulaklarının büyüklükleridir.Una din caracterisitici este dimensiunea mare a urechilor.
Gözleri ve kulakları küçüktür.Ochii și urechile mici.
Filler kafalarını kaldırarak ve kulaklarını yanlara açarak daha tehditkâr görünmeye çalışırlar.Elefanții vor încerca să pară mai amenințători prin ridicarea capului și întinderea urechilor.
Kulakları kesilmişti.Urechile sunt ascuțite.
Çığlık atarken dudaklar ve kulaklar geriye doğru çekilir.În timpul strigătelor, buzele se retrag și urechile sunt aduse înapoi.
Kulakları, en küçük hışırtıyı işitebilecek duyarlıktadır.Sensibilitatea lor e uimitoare, pot detecta cele mai mici vibrații.
Filin büyük ve geniş kulakları vücut ısısını kontrol etmeye yarar.Pavilioanele mari ale urechilor ajută la controlul temperaturii corpului.
Kulak zarı; dış kulak ile orta kulağı birbirinden ayırır.Timpanul este membrana care desparte urechea externă de urechea mijlocie.
Büyük kulaklı devler yeraltında yaşarlar.Larvele de tăuni trăiesc în sol umed.
Dedem ve anneannemin anlattığı masal ve öyküler hâlâ kulaklarımda.Mama și bunica rămân șocate de cele văzute și auzite.
Homurdanırken, inlerken ve acı acı bağırırken hayvan üst dudağını kıvırır ve kulaklarını ileri doğru döndürür.Când mârâie, mormăie sau strigă, animalul își răsucește buza superioară și își îndreaptă urechile în față.
Suya dalarken burun ve kulak deliklerini kapatır.În apă, nările și urechile se închid.
Genelde kulak çubuğu ile temizlenir.Ei se ocupau mai ales cu cutivarea orezului.
Mayıs 1929'da Halk Komiserleri Konseyi "kulak hanesi" kavramını resmileştiren bir kararname yayımladı.În mai 1929 Sovnarkom a emis un decret care formaliza noțiunea de "gospodărie de culac" (кулацкое хозяйство).
Midas artık bıkkınlıkla kulaklarını kestirmeye karar vermiş ve kulaklarını kestirmiş.Van Gogh s-a întors acasă și și-a tăiat urechea complet.
Ama diğerlerinin aksine çok uzun kulakları vardır.Se distinge de ceilalți bandicoți după urechile lungi.
Başının iki yanına düşük küçük kulakları vardır.La cap se observă distinct urechile externe mici.
Triküspid kapak: Sağ kulakçık ile sağ karıncık arasında bulunur.Valva tricuspidă (cu trei vârfuri) se află între atriul drept și ventriculul drept.
Kulakların bir kısmı da çalışma kamplarına (gulag) gönderildi.Mare parte din munca lor a fost rezumată în articolele colectate în Musculițele Matusalem (Methuselah Flies).
Babanın söylediklerine kulak asmaNu pleca urechea la ceea ce spune tata.
Vipo, sıradışı büyük kulaklarını kullanarak uçmasını öğrenen bir köpektir.Vipo hatalmasra nőtt füleivel tanul meg repülni.
Dış kulakları vardır.Külső füle már eltűnt.
Uzun kulakları vardır.Hosszú fülei vannak.
Uzun, oval kulakları birbirlerine yakındırlar.Nagy, ovális fülei egymáshoz közel helyezkednek el.
10-14 gün sonra eniklerin gözleri ve kulakları açılır.Születésük utáni 28-35. napon nyílik ki szemük és fülük.
Ayrıca üzerine vazife olmayan işlere burnunu sokmakta ve kulak kabartmakta üzerine yoktur.És ismét beleüti az orrát abba, ami nem tartozik rá.
Özellikle kulaklarında bulunur.A fül előtt található.
Onun kulaklarında hâlâ şu sözler vardı.A szavaknak más értelme kelt az ő ajkán.
Kulakçıklar bulunur ve erken dökülür.Csészelevelei visszahajlók és korán lehullók.
‘Yarasaların kulakları neden bu kadar uzundur?Miért van nagy szeme a füles makinak?
Kulakları, yarasa kulağına benzer.Lárváik hasonlítanak a fülbemászók lárváira.
Dil ve kulaktaki kemikler hariç insan iskeleti yaklaşık 207 kemikten meydana gelmiştir.Az emberi csontváz felépítésében a járulékos csontokat leszámítva mintegy 206 csont vesz részt.
Kulak arkasında sigarayla dolaşır.A fül mögött tapad.
Kulak İçi kulaklıklar (İng.(Prick Up Your Ears) címmel.
Başının iki yanına düşük küçük kulakları vardır.Fején két pár füle van.
Ses Kaydedici bir mikrofon veya kulaklıktan ses kaydı yapabilir.A hangmérnök még tud javítani valamennyit a pulton, vagy mikrofonozással.
Görünüş olarak brookeiye benzer ama biraz daha ufak yapılıdır ve kulak bölgesi tamamen karadır.Igen hasonlít a brookeira, de valamivel kisebb annál, és a fültájéka teljesen fekete.
Ayrıca daha büyük kulakları ve daha uzun bacakları vardır.Ezenkívül nagyobb a füle és hosszabb a farka.
Telefonun üst kenarında 3,5 mm kulaklık girişi bulunur.A 3.5" kimenet a telefon tetején található.
Babasının oturma odasındaki devlet işleri tartışmalarına kulak misafiri olmaktaydı.Az amerikai polgárháború kitöréséig apja műhelyében foglalatoskodott.
"Kulak kızartan" hamle."Harc a fülekért".
Kulaklarının üst kısmının kenarları siyah tüylüdür.A mellúszói tövének felső része sötétszürke.
İkisi de sağ kulakçığa açılır.Mindketten jogot tanulnak.
Bunun üzerine Gaga, Twitter hesabı üzerinden "Şu sızan sıradaki single'ım kulaklarımı kanatıyor.Gaga Twitter oldalán reagált erre: „a kiszivárgott új kislemezemtől vérezni kezdenek a füleim.
Ayrıca, bazı türlerin kulakları oldukça iyi duymaktadır.Hosszú mozgatható füleikkel igen jól hallanak.
Ayrıca kulaklarından da sıkça rahatsızlanır.Betegsége is gyakran kiújul.
Kulakları çıkıktır.Füle feláll.
Bazı yaralıların kulak zarları yırtılmıştır.A megsebesített nézők képét kivágták.
Göz kafiyesi anlayışı yerine kulak kafiyesine ağırlık verilmiştir.Szád mondására jobban vigyázz, mint pénzedre.
Wonka kulaklarına inanamaz.Rukia először nem hisz a szemének.
Kulak zarı daima mevcuttur.Érdeklődési köröm folyamatosan tágult.
Gitmeden önce Michael, yokluğunda oğlu Walt'a göz kulak olması için Sun'la anlaşır.Michael odamegy Sunhoz, és megkérdi, nem látta-e a fiát, Waltot.
Kapılara gizlice kulak asılır.Az ajtó felől neszezés hallatszik.
Kulak püskülleri bulunmaz.Fülét sohasem kupírozzák.