Ana içeriğe geç
Sözlük

kulak ile cümle

kulak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kulaklık ve mikrofon içerir.A fülkagyló és a fülfedő lekerekített.
Kulak düşüklüğü istenmeyen bir durumdur.A lekonyuló fül viszont elfogadhatatlan hiányosságnak számít.
Kulakepçeleri büyüktür.Fülei nagyok.
Diğer önemli fark kulaklarının büyüklükleridir.Jellegzetes bélyege nagy fülei.
Sextus, üvey annesi Cornelia Metella'ya göz kulak olmak için Roma'da kaldı.Sextus jäi Roomaan pitämään huolta äitipuolestaan Cornelia Metellasta.
Marksizm-Leninizm ideolojisine göre kulaklar daha fakir köylülerin sınıf düşmanıydı.Marxismi-leninismin mukaan kulakit olivat köyhien maanviljelijöiden luokkavihollisia.lähde?
Kulakepçeleri büyüktür.Korvat ovat suuret.
Kulak İçi kulaklıklar (İng.Hymy korviin, me ikävöimme sinua).
Kulaklının yanına ayran yapılarak içilir.Vinot poskipäistä korvien ulkoreunaan.
Fil kulaklarının tabanı kalın uçları incedir.Hirven korvat kuuntelevat eteenpäin.
Bu yüzden buzdağı uyarılarına kulak asmadı.Tällöin jäävuorten poikimista ei tarvitse huomioida.
Ateş, kulak ağrısıyla başlar.Salla alkoi palamaan törmäyksestä.
Kulak zarının delinmesine yol açabilir.Leikkaus saattaa pelastaa korvan kuulon.
Yardım istedim ölüler diyarının bağrından, Kulak verdin sesime.Sotahuutomme hurmaten maalle soi, mi katkovi kahleitansa.
Ayrıca daha büyük kulakları ve daha uzun bacakları vardır.Sillä on suuret korvat ja silmät sekä pitkät jalat.
Kulakçıklar bulunur ve erken dökülür.Uposlehdet ovat erimuotoisia ja varhain lakastuvat.
Ayrıca kulakları radar olarak görev yapmaktadır.Naginataa harjoitellaan myös rytmisenä joukkuelajina.
Kulaklar bazı farelerde çok büyük bazılarında ise çok küçüktür.Korvat, jos niitä on lainkaan, ovat hyvin pienet.
Kürşat Başar ile Kaldığımız Yerden (2016) - Kulakların Çınlasın'ı seslendiriyor.Teemu Keisteri ) Hei mä soitan sulle ihan kohta (2016 – ohj.
Kulakları temiz olmalı, kötü kokmamalıdır.Jos korvat ovat puhtaat, ei niitä tarvitse puhdistaa turhaan.
Kulakların uçları diğer tilkilerden daha yuvarlağımsıdır.Korvat ovat lyhyemmät kuin useimmilla muilla jäniksillä.
Genelde kulak çubuğu ile temizlenir.Olkipaalit päällystetään yleensä savirappauksella.
Söyleyen çavuş kulak dolgunluğu ile yanlış anımsıyor olabilir.Korhonen sanoo puheitaan käsitetyn väärin.
Kulakları çıkıktır.Korvat paukkuvat.
Google Cardboard kulaklıkları basitdir, düşük maliyetli bileşenlerden oluşturulmuştur.Google Cardboard ovat Googlen kehittämät edulliset pahviset virtuaalitodellisuuslasit.
Deniz filleri, fok ailesinin (Phocidae) kulaksız fok alt takımına dahildirler.Hylkeiden eli varsinaisten hylkeiden heimon (Phocidae) lajeilta puuttuvat ulkoiset korvalehdet.
15. günde kulakların dış kısımları görünür hale gelir.Σε 15 ημέρες τα εξωτερικά μέρη του αυτιού είναι ορατά.
Kulak enfeksiyonları, vakaların %30'unda baş gösterir.Οι λοιμώξεις των αυτιών λαμβάνουν χώρα στο 30% των περιπτώσεων.
Küçük kulaklarına rağmen iyi işitir.Τα αυτιά του είναι κι αυτά μικρά.
Kulakları ince ve sivri olur.Τα αυτιά του είναι μεγάλα και όρθια.
Ayrıca kulakları radar olarak görev yapmaktadır.Επίσης διαδραματίζει ρυθμιστικό ρόλο στη λειτουργία των νεφρών.
Kulaklık ve mikrofon içerir.Eνσωματωμένα στερεοφωνικά ηχεία και μικρόφωνο.
Kulakepçeleri büyüktür.Οι οφθαλμοί είναι μεγάλοι.
Karakulağın kulaklarının ucunda sivri tüy kümecikleri vardır.Στα αυτιά είναι κρεμασμένα κρικοειδή σκουλαρίκια.
Kulak arkasında sigarayla dolaşır.Περιβάλει το μάτι στο πίσω μέρος του.
Eğer açılmazsa kendini patlatır ve ses daha da kötü bir kulak tırmalayıcı sesle konuşur.Όταν ενθουσιάζεται, βγάζει μία λεπτή κραυγή ή ένα βέλασμα με ανοιχτό στόμα.
Kulakların bir kısmı da çalışma kamplarına (gulag) gönderildi.Οι υπόλοιποι εγκλείστηκαν σε στρατόπεδα καταναγκαστικής εργασίας (γκουλάγκ).
Yürüyemiyor, kulakları ağır işitiyor ve bir gözü hiç görmüyordu.Έβγαλε το συκώτι και τα μάτια δεν έβλεπαν.
Dış kulakları körelmiş ya da tümüyle yok olmuştur.Οι οπίσθιες πτέρυγες είναι ατροφικές ή λείπουν τελείως.
Tavşan kulaklı bir şapka giyerek dolaşır.Στο κεφάλι φοράει φαρδύ ψάθινο καπέλο.
Ayrıca, bazı türlerin kulakları oldukça iyi duymaktadır.Επίσης, ένα μέρος των ειδών έχει πολύ ανεπτυγμένα όργανα ακοής.
Midas artık bıkkınlıkla kulaklarını kestirmeye karar vermiş ve kulaklarını kestirmiş.Ο βασιλιάς Μίδας ντρεπόταν πολύ για τα αυτιά του και προσπάθησε να τα κρύψει με ένα σκούφο.
Kulakları çıkıktır.Ørehårene skal ud.
Wonka kulaklarına inanamaz.Hwoarang kunne ikke tro sine egne øjne.
Ayrıca kulaklarından da sıkça rahatsızlanır.Den har desuden altid stående ører.
Uzun kulakları vardır.Det har store hængende ører.
Gözleri ve kulakları küçüktür.Øjnene er små og ørerne afrundede.
Kulaklarını etrafa çevirebilirler.Det kan drejes hele horisonten rundt.
Nitekim bu taktik kulakların yarattığı kıtlığın önüne geçmekte son derece başarılı oldu.Overraskende nok faldt denne advarsel på døve ører.
Kulaklarının arkası dikkat çekici beyaz bir lekesi olan siyah renktedir.Bagsiden af ørerne er sort med en iøjnefaldende hvid plet.
Kulakları ve gözleri küçüktür.Tilsyneladende mangler hovedet øjne og ører.
Diğer önemli fark kulaklarının büyüklükleridir.En vigtigt træk er deres lange spidse ører.
Özellikle kulaklarında bulunur.Den kendes især på sit hvidgule øje.
Artık kulaklarını gizlemez, törenlerde halka sergiler.Disse har ikke altre, men afholder deres religiøse arrangementer i store haller.
Genelde kulak çubuğu ile temizlenir.Som regel er høreværn påbudt.
Kulak difterisi nadirdir.Lungeurt er sjælden ude i naturen.
Kulakları kesilmişti.Det knuste øre.
Bir tavşanın uzun kulakları vardır.En kanin har lange ører.
Biz kulaklarımızla duyarız.Vi hører med vores ører.
Kulaklarımı kapattım.Jeg dækkede mine ører.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod