Ana içeriğe geç
Sözlük

kulak ile cümle

kulak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Açık kulaklarım var.Tiene oído absoluto.
Balıklarda dış ve orta kulak yoktur.En los peces solo hay oído interno.
Ayrıca daha büyük kulakları ve daha uzun bacakları vardır.Posee ojos grandes y orejas largas.
Ama diğerlerinin aksine çok uzun kulakları vardır.Todos los burros tienen orejas largas.
Kulakepçeleri büyüktür.Las orejas son grandes.
Kar nedeniyle kulaklarından birden fazla ameliyat geçirmiş ve bu nedenle işitme sorunları bulunmaktadır.Tiene un problema auditivo, lo que le llevó a tener múltiples cirugías de oído, que a su vez le causaron tics.
Babası Yoşiyahu'nun tavsiyelerine kulak asmadı.No escuchaba los consejos de Yi.
"Kısmen kulakla yazıyorum, duyduğum gibi, hissetmekte ve görmekte olduğum şeyi yazıyorum."Juro que seguiré escribiendo sobre el mundo que sueño, de la forma y con el estilo que deseo".
Çünkü “Er Kulaktu” / “Çir Kulaktı” (Yer Kulağı) onu duyar.Copulativos (y, e, ni): Ella habla y él escucha.
Ama Isildur buna kulak asmamıştır.Isidora no sabe qué hacer.
Kulaklık ve mikrofon içerir.Necesitas micrófono y auriculares.
Kulak zarı daima mevcuttur.El hígado se afecta siempre.
İri, yuvarlak kulakları tüysüzdür.Tiene grandes orejas redondeadas y enhiestas.
Çocuklara göz kulak olması için Bob'ı görevlendirir.Pronto lo enviaran a cuidar nietos.
Wonka kulaklarına inanamaz.Pato no da crédito a sus ojos.
"Türkiye'de kulaklar Fransızca'ya Fransız değil!".We Have No Bananas" en francés.
Kulaklı (Hingel) Önce patates suyun içinde haşlanır.Lavar con agua hervida el pecho, antes de alimentar al lactante.
Hadım kuvvetler ise gözlere, kulaklara ve diğer uzuvlara dağılmıştır.Destacan, entre otras obras, las Sonatas (en prosa) y los esperpentos (teatro).
Kulakları düşüktür ve yanaklara kadar uzanır.Las orejas se insertan altas y son caídas.
Tepesi azür ve kulak örtüleri daha açık renklidir.En general la cabeza y las orejas son de un color más claro.
Ayrıca kulakları radar olarak görev yapmaktadır.Esto es semejante en su funcionamiento al del radar.
Eski tarihçilerin söylediklerine de kulak vermek gerekir.Hacer caso en lo que digan los expertos en moda.
Kulakları iridir.After Para Tus Oídos.
Kafalarının yan tarafında; kulaklarının üzerinden kafanın arkasına kadar giden bir kemik bulunur.Tiene un mechón de pelo sobre las mejillas que se orienta hacia la parte posterior de las orejas.
Kulaklıkların temel kulakiçi kulaklıkların kontrolleri yoktur.Estos perros no tienen orejas recortadas.
Ağzım kulaklarıma varmıştı.Susúrrame al oído.
Konuşmanıza kulak misafiri oldum.Ho origliato la vostra conversazione.
Adını büyük kulaklarının katır kulaklarına benzemesinden alır.Prende il nome dalle sue larghe orecchie che somigliano a quelle di un mulo.
Valar’ın onlardan korktuğunu kulaklarına fısıldadı.E i loro timori si rivelarono fondati.
Google Cardboard kulaklıkları basitdir, düşük maliyetli bileşenlerden oluşturulmuştur.I visori Google Cardboard sono costruiti con componenti semplici e a basso costo.
Kulakları; gözleri kadardır.L'occhio è dotato di una palpebra adiposa]].
"Kısmen kulakla yazıyorum, duyduğum gibi, hissetmekte ve görmekte olduğum şeyi yazıyorum."E sto volutamente scrivendo solo le cose positive che sento o vedo.
"Kulak kızartan" hamle.Chi ha orecchi ascolti!»
Eğer açılmazsa kendini patlatır ve ses daha da kötü bir kulak tırmalayıcı sesle konuşur.Se non viene aperta, esploderà e urlerà anche più forte.
Kulakları kesilmişti.Le orecchie sono corte.
Tavşan kulaklı bir şapka giyerek dolaşır.Indossa sempre delle orecchie da coniglio.
Bu çalışmalar 2006 yılından itibaren Fikri Kulakoğlu tarafından yürütülmektedir.A partire dal 2003 questa interpretazione dominante è stata tuttavia messa in discussione.
Bilgelik doğaya kulak vererek hakikati söylemek ve doğru olanı yapmaktır."Chiunque è dalla verità, ascolta la mia voce".
Kulakları temiz olmalı, kötü kokmamalıdır.Quest'ultimo deve avere un cuore puro e non deve essere malvagio.
Wonka kulaklarına inanamaz.Hod non crede ai suoi occhi.
Dumbledore tarafından Harry'ye göz kulak olması için görev verilmiştir.A DoubleDuck viene quindi ordinato di sorvegliarlo.
Kulakçıklar mevcuttur ya da bulunmaz.Denti presenti o assenti.
Kurbanlarını önce boğazlayarak etkisiz hale getiriyor daha sonra da boğazını kulaklarına kadar kesiyordu.Mary prima di morire era stata costretta ad urlare e poi le era stata tagliata la lingua.
Erginleri konakçının yalnızca kulaklarına saldırır.Non sopporta quando qualcuno le tocca le orecchie.
Fare kulaklı bir şapka takar.Indossa un cappello con orecchie da gatto.
Diğer yetkililer ise "kulaklı kemirgen gagalı" olarak adlandırır.Alcuni autori lo definiscono di "urina di cavallo".
Küçük kulakları, kare biçimi başının üst bölümünden yanlara doğru sarkar.Orecchie: Piccole e portate sempre ben al di sopra della linea della testa.
Gözleri ve kulakları küçüktür.Gli occhi e le orecchie sono piccole.
Ayrıca daha büyük kulakları ve daha uzun bacakları vardır.Aveva dei peli più lunghi sulle orecchie e corna più lunghe.
Kulaklar düzenli olarak kontrol edilmeli ve tırnaklar kısa tutulmalıdır.Le orecchie vanno pulite settimanalmente e le unghie spuntate spesso.
Köpeklerin kuyruk ve kulaklarının kesimi günümüzde aralarında Türkiye'nin de olduğu pek çok ülkede yasaktır.Una tassa sui cani è o è stata presente in molti dei Paesi occidentali.
Ama onlar da adaletin ve kan bağımızın feryatlarına kulaklarını tıkadılar.Anch'essi sono stati sordi alla voce della giustizia, alla voce del sangue comune.
Kulak zarı daima mevcuttur.La spinarea è sempre presente.
Kulakları baştan dikkat çekecek kadar uzundur.Sono stanchi i miei occhi di guardare in alto.
Kulakepçeleri büyüktür.Le orecchie sono grandi.
Yüzde bulunan çizgiler kulakların gerisine kadar uzanır ve siyah ya da siyahımsı-kahverenklidir.In essa le strisce facciali si estendono fin sopra le orecchie, e sono di colore nero o marrone-nerastro.
Kulak dış, orta ve iç kulak olmak üzere üç bölümden oluşur.L'orecchio è suddiviso in tre parti: esterno, medio e interno.
İri yuvarlak kafasının yukarı kesiminde yarı dik kulakları vardır.Sull'orecchio destro porta due grossi orecchini.
Kulak İltihabıOrecchio interno
Kuyruğu, bacakları, kulak uçları ve burnu tüysüzdür.La barba, le orecchie e la punta del naso sono mancanti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kulak ile cümle - Sayfa 20 - kulak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App