İşitmeleri için kulakları mı var? De ki, "Ortaklarınızı çağırın ve benim için plan kurun.Say to them: "Call your compeers, and work out a plot against me, and do not give me time.
Kuran okunduğu zaman, onu dinleyip kulak verin ki merhamet edilesiniz.When the Qur'an is recited listen to it in silence. You may perhaps be blessed.
Onlardan kimi de, "O (haber toplayan) bir kulaktır," diyerek peygamberi incitiyorlar.There are some among them who talk ill of the Prophet by saying: "He listens to everyone."
Ancak onlardan kulak hırsızlığı eden olursa onu alevli bir ateş mermisi kovalarExcept the ones who listen on the sly, yet they are chased away by a shooting flame.
Ve onu anlamalarını engellemek için kalplerine kabuklar, kulaklarına da ağırlık koyarız.And We put covers over their hearts and deafness in their ears that they should not understand it.
Bunun üzerine sayılı yıllar süresince mağarada kulaklarını kapadık.We sealed off their ears in the cave for a number of years,
Düşünen beyinlerle ve işiten kulaklarla yeryüzünü dolaşmadılar mı?Have they not travelled in the land that they could have the heart to understand, and ears to hear?
Kulak verirler; ancak çoğu yalancıdır.Who listens to you (for spreading rumours); but most of them are liars.
"Ey ALLAH'ın kulları, bana kulak verin."Deliver the creatures of God to me.
Bunda, zeka sahibi olan yahut tanık olarak kulak veren herkes için bir mesaj vardır.Surely there is a reminder in this for whosoever has a heart (to feel), or takes heed.
Çağırıcının yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.Take heed that the day the crier calls from a place close (to every one),
Ki o size bir ders olsun ve dinleyen kulaklar anlasın.In order to make it a warning for you, and that the ear retentive may preserve it.
Ve doğal yapısı gereğince Rabbine kulak verdiği zaman.And hearkens to its Lord and is dutiful,
Onlar, Allah'ın kalblerini kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte gafiller onlardır.These are the ones whose hearts, ears, and eyes Allah has sealed; and they are the neglectful.
Yoksa işitecek kulakları mı var?Or have they ears to hear with?
İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır.The Book in a foreign language, and the Prophet an Arab?!
Bunlarda elbette ibretler vardır. Hala kulak vermezler mi?Indeed in this are signs; so do they not heed?
Şüphesiz bunda nice ibretler vardır. Hâlâ kulak vermeyecekler mi?Indeed in this are signs; so do they not heed?
İşitmeleri için kulakları mı var?Or have they ears to hear with?
Yalana kulak verirler, haram yerler.who listen to falsehood, and consume the unlawful.
Ve sizin için kulak(lar), gözler ve gönüller yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!And He appointed for you hearing, and sight, and hearts; little thanks you show.
Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz?And He appointed for you hearing, and sight, and hearts; little thanks you show.
Ki onlar, Mele'i A'la'ya kulak verip dinleyemezler, her yandan kovulup atılırlar;they listen not to the High Council, for they are pelted from every side,
Muştulayıcı ve uyarıcı olarak. Onların pek çoğu yüz çevirdi; kulak verip dinlemezler onlar.good tidings to bear, and warning, but most of them have turned away, and do not give ear.
Ve sizin için kulaklar, gözler, kalpler yaratmıştır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!And He appointed for you hearing, and sight, and hearts; little thanks you show.
Onlar, artık mele-i a'la'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.they listen not to the High Council, for they are pelted from every side,
Ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var etti. Siz pek az şükrediyorsunuz!And He appointed for you hearing, and sight, and hearts; little thanks you show.
"Ey ALLAH'ın kulları, bana kulak verin. Ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."saying, 'Deliver to me God's servants; I am for you a faithful Messenger,
Yalana iyice kulak verirler, haramı tıka-basa yerler.Listeners are they to falsehood, devourers of the forbidden.
Hep yalana kulak verir, durmadan haram yerler.Listeners are they to falsehood, devourers of the forbidden.
Şimdi vahyedilene kulak ver.I have chosen thee hearken thou then to that which shall be revealed.
Onlar, yalana çok kulak verirler ve çok haram yerler.Listeners are they to falsehood, devourers of the forbidden.
Yalana kulak veriyor, yasadışı yoldan yiyorlar.Listeners are they to falsehood, devourers of the forbidden.
Onlar, Allah'ın kalblerini kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir.They are those upon whose hearts, hearing (ears) and sight (eyes) Allah has set a seal.
Onlar, yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir.(They like to) listen to falsehood, to devour anything forbidden.
Onlar, Allah'ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir.They are those upon whose hearts, hearing (ears) and sight (eyes) Allah has set a seal.
Belki şükredersiniz diye size kulak, göz ve kalp vermiştir.And He gave you hearing, sight, and hearts that you might give thanks (to Allah).
İşte Allah'ın kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimseler bunlardır.They are those upon whose hearts, hearing (ears) and sight (eyes) Allah has set a seal.
Sizden onları adamakıllı dinleyecekler, onlara kulak asacaklar da var ve Allah, zulmedenleri bilir.And Allah is the All-Knower of the Zalimun (polytheists and wrong-doers, etc.).
Allah'tan sakının ve söylenene kulak verin.And fear Allah and listen (with obedience to Him).
İçinizde onlara gerçekten kulak verecekler de vardı. Allah, zalimleri iyice biliyor.And Allah is the All-Knower of the Zalimun (polytheists and wrong-doers, etc.).
Bunlar, Allah'ın; kalpleri, kulakları ve gözleri üstüne mühür bastığı insanlardır.They are those upon whose hearts, hearing (ears) and sight (eyes) Allah has set a seal.
Onların seni dinlerken, neye kulak verdiklerini biz daha iyi biliriz.We know best of what they listen to, when they listen to you.
Allah dileseydi elbette onların kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi.And if Allah willed, He could have taken away their hearing and their sight.
İçinizde, onlara iyice kulak verecekler de vardır. Allah zalimleri gayet iyi bilir.And Allah is the All-Knower of the Zalimun (polytheists and wrong-doers, etc.).
İşte onlar Allah'ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir.They are those upon whose hearts, hearing (ears) and sight (eyes) Allah has set a seal.
Kulakları vardır, fakat onlarla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibidirler.They are like cattle, nay even more astray; those!
Bunlar, o kimselerdir ki; Allah kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemiştir.They are those upon whose hearts, hearing (ears) and sight (eyes) Allah has set a seal.
Allah dileseydi kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi.And if Allah willed, He could have taken away their hearing and their sight.
İçlerinden sana kulak verip dinleyenler de vardır.And among them are those who listen to you.
İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır ve o, onlara bir körlüktür.But as for those who do not believe: there is heaviness in their ears, and it is blindness for them.
Fakat ne kulakları, ne gözleri ne de gönülleri kendilerine bir yarar sağladı.But neither their hearing, nor their sight, nor their minds availed them in any way.
İman etmeyenlerin ise kulaklarında bir ağırlık vardır ve o (Kur'an), onlara karşı bir körlüktür.But as for those who do not believe: there is heaviness in their ears, and it is blindness for them.
İçinizde onlara kulak verenler var.Some of you are avid listeners to them.
Aralarında sana kulak veren vardır.And among them are those who listen to you.
Kuran'ı anlarlar diye kalblerine örtüler, kulaklarına da ağırlık koyduk.We have placed coverings over their hearts, lest they understand it, and heaviness in their ears.
Oysa, sizin için kulaklar, gözler ve kalbler vareden O'dur.It is He who produced for you the hearing, and the eyesight, and the feelings.
İçinizde onlara gerçekten kulak verecekler de vardı.Some of you are avid listeners to them.
İçlerinde sana kulak verenler de vardır.And among them are those who listen to you.
İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır. Ve Kur'an, onlar için bir körlüktür.But as for those who do not believe: there is heaviness in their ears, and it is blindness for them.