Derken adeta kulakları sağır eden o bağırış gelip çattı mı.But when the great calamity comes
Yıldırımlar yüzünden ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar.They thrust their fingers into their ears for safety against noise and death.
İçlerinden bazıları da o Peygamber'i incitirler ve şöyle derler: "O, her şeye kulak kesilir."There are some among them who talk ill of the Prophet by saying: "He listens to everyone."
Ancak kulak hırsızlığı eden olur; onun peşine de parlak bir ateş alevi düşer.Except the ones who listen on the sly, yet they are chased away by a shooting flame.
Kuşkusuz, bunda kulak verip dinleyen bir topluluk için mutlaka bir mucize vardır.Here is a sign for those who listen.
Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.Verily the ear, the eye, the heart, each will be questioned.
Kalpleri üzerine, onu anlamamaları için kabuklar geçiririz, kulaklarına da bir ağırlık koyarız.And We put covers over their hearts and deafness in their ears that they should not understand it.
Bunun üzerine birçok yıl boyunca mağarada onların kulakları üzerine ağırlık vurduk.We sealed off their ears in the cave for a number of years,
Kulak kabartırlar ama çoğu yalancılardır onların.Who listens to you (for spreading rumours); but most of them are liars.
Kentte, korku içinde sabahladı, göz-kulak kesiliyordu.In the morning he came to the city, fearful and hesitant.
Onların pek çoğu yüz çevirdi; kulak verip dinlemezler onlar.And yet most of them are averse and do not listen,
Onları gördüğünde gövdeleri hoşuna gider. Bir şey konuşsalar sözlerine kulak verirsin.Pleasing seem their persons when you look at them; and when they talk, you listen to their speech.
Ki onu size bir hatırlatıcı/düşündürücü yapalım ve kavrayabilen kulak kavrasın.In order to make it a warning for you, and that the ear retentive may preserve it.
Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir.God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes.
O münafıklar yıldırımlardan gelecek ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar.They thrust their fingers into their ears for safety against noise and death.
Ya da kulaklara ve gözlere kim malik (ve hakim) bulunuyor?Or, who is the lord of ear and eye?
Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür.Except the ones who listen on the sly, yet they are chased away by a shooting flame.
Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.Verily the ear, the eye, the heart, each will be questioned.
Ayrıca, onu anlamamaları için kalplerine bir kapalılık ve kulaklarına bir ağırlık veririz.And We put covers over their hearts and deafness in their ears that they should not understand it.
Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk (uykuya daldırdık.)We sealed off their ears in the cave for a number of years,
Ben seni seçtim. Şimdi vahyedilene kulak ver.I have chosen you, so listen to what is revealed to you.
O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne de az şükrediyorsunuz!It is He who gave you hearing, sight, and hearts, but only few of you give thanks.
Bunlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdırlar.Who listens to you (for spreading rumours); but most of them are liars.
Hala kulak vermezler mi?Will they even then not listen?
Kulaklarımızda da bir ağırlık vardır. Bizimle senin aranda bir perde bulunmaktadır.There is a deafness in our ears, and a veil lies between us and you.
Seslenenin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver.Take heed that the day the crier calls from a place close (to every one),
Onu sizin için bir ibret ve öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.In order to make it a warning for you, and that the ear retentive may preserve it.
Kulakları sağır eden o ses geldiğinde,But when the great calamity comes
Rabbine kulak verip boyun eğecek hale getirildiği zaman,And hearkens to its Lord and is dutiful,
Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde bir de perde vardır.God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes.
Yıldırımlardan ölmek korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar.They thrust their fingers into their ears for safety against noise and death.
Gözleri vardır, fakat onlarla görmezler. Kulakları vardır, fakat onlarla işitmezler.They are people unconcerned.
Onların yürüyecek ayakları, tutacak elleri, görecek gözleri veya işitecek kulakları mı var?Do they have feet to walk on, or hands to hold with, or eyes to see and ears to hear with?
O, kulaklara ve gözlere hükmeden kim?Or, who is the lord of ear and eye?
Ancak kulak hırsızlığı eden şeytan hariç, onu apaçık bir alev sütunu takip eder.Except the ones who listen on the sly, yet they are chased away by a shooting flame.
Çünkü kulak, göz, gönül, bunların her biri yaptıklarından sorumludurlar.Verily the ear, the eye, the heart, each will be questioned.
Bunun üzerine biz de kulaklarını tıkayarak mağarada onları yıllarca uyuttuk.We sealed off their ears in the cave for a number of years,
Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun.Have they not travelled in the land that they could have the heart to understand, and ears to hear?
Onlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdır.Who listens to you (for spreading rumours); but most of them are liars.
Hâlâ kulak vermeyecekler mi?Will they even then not listen?
Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder.Except those who eavesdrop and are pursued by a shooting flame.
Kulaklarımızda da bir ağırlık vardır. Seninle bizim aramızda anlaşmamıza engel bir de perde vardır.There is a deafness in our ears, and a veil lies between us and you.
İşte onlar, Allah'ın lanetlediği, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.They are those who were condemned by God, whose ears were blocked by Him and their eyes blinded.
Bir münadinin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver.Take heed that the day the crier calls from a place close (to every one),
De ki: "Sizi yaratan, size kulaklar gözler ve gönüller veren O'dur.Say: "It is He who raised you and gave you ears and eyes and hearts.
Onu size bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye.In order to make it a warning for you, and that the ear retentive may preserve it.
Kulakları sağır eden o gürültü geldiğinde,But when the great calamity comes
Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerine de bir perde inmiştir.God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes.
Yıldırımların verdiği dehşetle, ölüm korkusundan, parmaklarını kulaklarına tıkarlar.They thrust their fingers into their ears for safety against noise and death.
Allah dileseydi kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi. Allah gerçekten her şeye kadirdir.And if the Lord wills so He could take away their hearing and sight; surely God is all-powerful.
Ancak kulak verenler bu dâveti kabul ederler.Only they will respond who can hear.
Öyle ise, Kur'ân okunduğunda hemen ona kulak verin, susup dinleyin ki merhamete nail olasınız.When the Qur'an is recited listen to it in silence. You may perhaps be blessed.
Onlardan bazıları Peygamberi incitmek için “O herkese kulak veren safın biridir.” derler.There are some among them who talk ill of the Prophet by saying: "He listens to everyone."
Çünkü kulak, göz, kalb gibi azaların hepsi de sorguya çekilecektir. [49,12]Verily the ear, the eye, the heart, each will be questioned.
Çünkü o iftiracılar şeytanlara kulak verirler, esasen onların çoğu yalancıdırlar.Who listens to you (for spreading rumours); but most of them are liars.
İşte bunlar, Allah'ın lânet edip kulaklarını sağırlaştırdığı, gözlerini kör ettiği kimselerdir.They are those who were condemned by God, whose ears were blocked by Him and their eyes blinded.
Münâdînin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver.Take heed that the day the crier calls from a place close (to every one),
De ki: Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve gönüller veren O'dur.Say: "It is He who raised you and gave you ears and eyes and hearts.
Ama vakti gelip de o kulakları patlatan dehşetli gün geldiği zamanBut when the great calamity comes
ALLAH kalplerini ve kulaklarını mühürler.God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes.