Ana içeriğe geç
Sözlük

kulübe ile cümle

kulübe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak ligde yine kulübede oturmak zorunda kaldı.Keke znowu musiał przenieść się gdzie indziej.
Oradan, kulübeler ile birlikte çalılıkları da görebiliyorum.Wzdłuż alejek usytuowane są ławki oraz stoliki.
Otları toplayıp kulübe yaparlar, tarım ile uğraşmazlardı.Odwiedza ogrody i farmy, nie obawia się ludzi.
Ardından kulübelere dönülür.Następnie wracają do swoich ławek.
Kulübe karara itiraz için üç gün verilmiştir.Następnie strony mają 3 miesiące na wyrażenie sprzeciwu.
Van Persie, 2004-05 sezonunun ilk zamanlarının büyük bir bölümünü kulübede geçirdi.Van Persie większość sezonu 2004/05 spędził na ławce rezerwowych.
1952'de 200.000'den fazla göçmen çadırlarda veya hükümetin yaptırdığı prefabrik kulübelerde yaşıyordu.Przed 1952 ponad 200 tys. imigrantów mieszkało w namiotach w obozach uchodźców.
3 kez oyuna sonradan girdi ve 9 kez kulübede oturdu.Odniósł wówczas trzy zwycięstwa, a dziewięć razy stawał na podium.
1952'de ise 41 yıl sonra kulübe ilk kez First Division şampiyonluğunu kazandırmıştır.W 1942 klub po raz pierwszy uczestniczył w rozgrywkach Segunda División.
Bir akşam kulübeye Hagrid adında bir yarı dev gelir.Chcą w stolicy hazardu spędzić wieczór kawalerski jednego z nich.
Ama sonradan kulübe A Millî takım için yazı geldi.Następnie na bazie tego klubu utworzono drużynę „Piszczewiki”.
Kulübe katılmaz mısın?Wstąpisz do naszego klubu?
Kulübe katılmak isteyenler lütfen buraya isimlerini yazsın.Chętni do wstąpienia do klubu proszeni są o wpisanie się tutaj.
O küçük bir köpek kulübesi inşa etti.Zrobił małą psią budę.
The Football Association Premier League Ltd (FAPL) bir şirket olarak işletilmektedir ve 20 üye kulübe aittir.Premier League drivs som ett aktiebolag och ägs av de 20 medlemsklubbarna.
Tom Amca'nın Kulübesi dahil 20'den fazla kitap yazmıştır.Ford skrev mer än 80 böcker varav en del konstnärsbiografier.
Ash Williams ve kız arkadaşı Linda, ormanda terk edilmiş bir kulübeye tatil yapmak üzere giderler.Ash och hans flickvän Linda åker till en, som de tror, övergiven stuga i skogen.
Kulüp üyelerinin eşlerinin de istedikleri takdirde kulübe kabul edilmesinin önü açıldı.Du bestämmer själv tillsammans med de andra medlemmarna i klubben vad ni ska göra i just er klubb.
Hatta kendi kulübelerinin girişinde dahi görülmeye başlandı.Hans kassaskåp på hotellet blev också öppnat.
Kazanan kulübe ise birebir kopyası verilir.Vinnaren får ge ut en egen bakbok.
Sonrasında birkaç kulübe kiralık olarak transfer oldu.Senare hyrdes även ett andra tåg.
Akşam ışığında görünen kulübe huzurlu bir şekilde görünüyordu.Kanalen sågas skoningslöst i kvällspressen som ett fiasko.
Yasak ormanın kenarındaki bahçede bulunan tahtadan bir kulübedir.Kvarnen står i skogen bakom ladugården.
2009-2010 sezonunu ise yedek kulubesinde geçirmiştir.Säsongen 2000/2001 blev han ordinarie i reservlaget.
Bernstein kulübe sıkı bir mali disiplin politikası uyguladı.Nikeforos förde en stram penningpolitik.
Adada Westin otel şirketinin kullandığı az sayıda kulübe bulunur.En aspekt av detta är frånvaron av höga hotellbyggnader på ön.
Final bölümümde kulubeyi alır ve Bay Gizem unvanını kazanır.Gruppspelet vanns av Lukko och slutspelet vanns av Tappara.
Daha fazla maç oynamayı istediğim bir kulübe geldim.Ett spel placerat hos ett spelbolag för att få ett gratisspel.
Sponsorluk anlaşmaları nedeniyle kulübe SV Josko Fenster Ried de denilmektedir.Зі спонсорських причин повна назва клубу звучить SV Josko Ried.
13 Temmuz 2013'te, Basel, Delgado'nun kulübe geri döndüğünü açıkladı.13 липня 2013 року Дельгадо повернувся до складу клубу «Базель».
Tom Amca'nın Kulübesi dahil 20'den fazla kitap yazmıştır.За його редагування вийшло понад 20 книг, виданих ЗІНом.
Detektif daha sonra Holmes'in küçük bir kulübe kiraladığı Indianapolis'e gider.Далі він пішов за Холмсом в Індіанаполіс, де Холмс орендував будинок.
Kuruluş yıllarında taraftarlar kulübe ilgi göstermedi.Наступні десятиліття були непростими для клубу.
Bu arada John, bir telefon kulübesinden çağrı alır ve boş bir depoya götürülür.По дорозі додому з місця злочину, Джона забирає невідома машина й привозить на порожній склад.
Ancak ligde yine kulübede oturmak zorunda kaldı.Село було знову перейменоване у Кирилівку.
Çok büyük bir kulübe döndüm.Клуб виступав у вищій групі.
Ardından kulübelere dönülür.Прибирайте за категоріями.
Bu kadın küçük ve tatlı bir kulübede yaşarmış.Складалася вона з дитячої і дорослої зали.
Oldukça profesyonel bir kulübe geldim.Тут же знаходиться новий магазин клубу.
Minnie onu kulübenin tavan arasına saklar.Шон ховає Істоту у себе в сараї.
Tom Amca'nın Kulübesi dahil 20'den fazla kitap yazmıştır.Vydal více než dvacet knih, které publikoval Spolek slovenské společnosti.
Bu yüzden de doğru kulübe geldiğime eminim.Vypraví se proto do domu u motelu.
Oldukça profesyonel bir kulübe geldim.Jedná se o poloprofesionální klub.
Bakanlık Binası yer altındadır ve girmek için, oradaki telefon kulubesine 6-2-4-4-2 tuşlamak gerekir.Vchod do ministerstva pro návštěvníky je prostřednictvím telefonní budky po vytočení čísla 62442.
Her oyuncu kendi Lady kulübünü oluşturabilir ya da mevcut bir kulübe katılabilir.Každý hráč se může připojit k stávající alianci nebo vytvořit vlastní.
1852 - ABD'de Harriet Beecher Stowe'un ünlü kölelik karşıtı romanı, Tom Amca'nın Kulübesi ilk kez yayımlandı.1852 – V Americe vychází knížka Harriet Beecher Stoweové Chaloupka strýčka Toma.
Denizin ortasındaki bir adada, küçük bir kulübede yaşamaya başlarlar.Doplaví se do středu jezera na malý ostrov.
Bu kulübenin kalıntıları günümüze kadar gelmiştir.Zbytky jejich chaty dosud existují.
Annie koşarak kulübeye döner.Brenda brzy odejde do své chatky.
Kulübe isimini veren kurucuları değildi.Pro fronty pojmenované server nepotřebujete.
Yedek kulübesinden gelerek kurtardığı maçlar efsanedir.Z uchazečů o Hrad u čtenářů vyhrál Drahoš.
1952'de 200.000'den fazla göçmen çadırlarda veya hükümetin yaptırdığı prefabrik kulübelerde yaşıyordu.Până în 1952, peste 200.000 de imigranți trăiau în corturi sau cabane prefeabricate construite de guvern.
1902 yılında kurulan kulübe bugüne kadar 19 farklı kişi başkanlık yapmıştır.De la fondarea sa în 1902, clubul a avut 19 președinți diferiți.
Her oyuncu kendi Lady kulübünü oluşturabilir ya da mevcut bir kulübe katılabilir.Fiecare jucătoare își poate crea propriul club sau se poate alătura unui club deja întemeiat.
Stadyum 31 Mayıs 2011 tarihinde kulübe teslim edildi.Stadionul a fost predat clubului de către dezvoltatori pe data de 31 mai 2011.
Ancak ligde yine kulübede oturmak zorunda kaldı.Dulapul a rămas la biserica din Nou.
O kızkardeşiyle içeride iken Faust ve Mefistofeles kulübenin önüne gelirler.După plecarea sa, în grădină pătrund Faust și Mefisto.
Ash kulübeye döndüğünde mahzenin kapısının açık olduğunu ve Cheryl’in kaçtığını görür.Întors în cabană, observă că Cheryl a scăpat din pivniță.
Tom Amca'nın Kulübesi dahil 20'den fazla kitap yazmıştır.Este o parte din biblioteca orașului și conține mai mult de 20.000 de unități bibliografice.
Ancak kadın, aslında kulübeyi çocukları cezbetmek için inşa etmiştir, amacı onları şişmanlatıp yemektir.Femeia îl înduplecă pe căpcăun să nu mănânce imediat copiii, ci să-i pună la îngrășat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod