Real Madrid'in ilk forma sponsoru olan Zanussi, 1982 ve 1985 sezonları arasında kulübe destek sağlamıştır.Le premier sponsor du Real Madrid fut Zanussi de 1982 à 1985.
Kulübenin sahibi olan yaşlı bir kadın onları içeri davet eder ve yemek ikram eder.L'habitante de la maison, une vieille femme, les invite et leur prépare un festin.
Toplamda 12 tane kulübe vardır.Il y a dans chacun d'eux 12 clubs.
Oldukça profesyonel bir kulübe geldim.Un spectacle professionnel invité.
Kulübün 2. Lig'e çıkması ilçede kulübe olan sempatiyi artırmıştı.Mais la montée en D2 a sérieusement grevé le budget du club.
Tom Amca'nın Kulübesi (Uncle Tom's Cabin), Amerikalı yazar Harriet Beecher Stowe'un kölelik karşıtı romanıdır.La Case de l'oncle Tom (Uncle Tom's Cabin) est un roman de l'écrivain américaine Harriet Beecher Stowe.
Bir sezonluk kombine satın almak için öncelikle kulübe üyeliğin bulunması gereklidir.Au départ, il s’agit d’acheter le droit d’occupation d’un appartement.
Her zaman Reform Kulübe gider.Il retrouve alors son club de toujours.
İki gün sonra aynı rakibe yedek kulübesinde çıktı.Deux jours plus tard, il reperd dans son match revanche.
Roma kulübeleri yerini evlere bırakır ve yk.L'armée romaine met le siège devant la ville.
Her sit içinde buhar kulübesi (Merkezî ve Aşağı sezel, Yukarı tsezel) bulunur.Enceinte castrale sol et sous-sol (cad.
Czipra kulübesinin penceresine çıkıp onun gayretlerini alaya almaktadır.Elle se rend dans l'appartement de Jourov et abat celui-ci.
Kulübeden dışarı çıkar.Sortez de ma ruelle!
Film, Tennessee ormanında terk edilmiş bir kulübede çekildi.La cabane où se passe l'intrigue du film a été trouvée dans une forêt du Tennessee.
Monte Rosa Dağı'nın doğu duvarındaki Marinelli Kulübesi 'nin inşasında dağ tırmanıcı niteliklerine ulaşır.C'est sur les pentes du Mont Rainier voisin qu'il commence l'escalade.
Yirmi yıldan uzun süre, başkanlık, yöneticilik gibi çeşitli görevlerde bulunarak kulübe hizmet verdi.Il occupe divers postes au club pendant plus de vingt ans, dont président et administrateur.
Çift, ardından Cauldran Gölü'nün üzerinde yer alan kulübelerine doğru yola çıkarlar.Ils se rendent ensuite tous les deux à l'endroit où le train a percuté la DeLorean.
Ayrıca Destro'nun satın alma opsiyonu da bu kulübe verildi.L'achat de Thorpe Park par le groupe a lieu à la même époque.
Bir gün her zamanki gibi özel görüşmesini yaptıktan sonra kulübeden çıkarken telefon çalmaya başlar.Dès qu'un son particulier sonne dans la Maison, ils doivent aller chercher le courrier le plus vite possible.
Bir köpek kulübesi yapmak için babamın çekicini ödünç aldım.Tomé prestado el martillo de mi padre para construir una caseta para perros.
Çok büyük bir kulübe döndüm.Estoy en un gran club.
Kulübe verdiği hizmetlerden ötürü maçın olduğu gün "Olof Mellberg" günü olarak tayin edildi.El juego fue designado como el día "Olof Mellberg" en reconocimiento de su servicio al club.
Hogwarts' ın yanında, Hagrid'in kulübesinin yanındadır.Junto a éste, se encuentra la sede de Cáritas.
Sponsorluk anlaşmaları sebebiyle kulübe SV Bauwelt Koch Mattersburg da denmektedir.Por motivos de patrocinio, el equipo se llama actualmente SV Bauwelt Koch Mattersburg.
Her zaman Reform Kulübe gider.Pero siempre regresa a la Casa del Canto.
Artık varlığımız kulübe zarar veriyor."Ignoro si este Club existe en la actualidad".
Tom Amca'nın Kulübesi (Uncle Tom's Cabin), Amerikalı yazar Harriet Beecher Stowe'un kölelik karşıtı romanıdır.La cabaña del tío Tom (Uncle Tom's Cabin) es una novela de la escritora Harriet Beecher Stowe.
Kulübe isimini veren kurucuları değildi.No es casualidad que el estadio del club lleve su nombre.
Yirmi yıldan uzun süre, başkanlık, yöneticilik gibi çeşitli görevlerde bulunarak kulübe hizmet verdi.Sirvió al club por más de veinte años en diversos cargos, incluyendo presidente y directivo.
Ash kulübeye döndüğünde mahzenin kapısının açık olduğunu ve Cheryl’in kaçtığını görür.Al regresar a la cabaña, Ash descubre que Cheryl escapó del sótano.
Oldukça profesyonel bir kulübe geldim.Hay una gama Professional.
Tom Amca'nın Kulübesi dahil 20'den fazla kitap yazmıştır.El programa descomprime más de 20 formatos de archivo populares.
Ardından kulübelere dönülür.Y regresa a la cabaña .
Ancak ligde yine kulübede oturmak zorunda kaldı.Al tercero estaba de nuevo en la brecha.
Zane, Alan'a deniz feneri üzerinden kulübeye gitmesi gerektiğini söyler.Kern le sugiere que tome el ferry.
Birden tüm kulübeler, resmi daireler, tapınaklar ve şehir duvarları yıkıldı.Cabañas, casas oficiales, templos y las murallas de la ciudad colapsaron totalmente en un instante.
Kulübe arkadaşları bir tanrının oğlu olduğunu iddia ediyor.Otra historia dice que él era el hijo de un dios del templo.
Kulübesinin üzerinde uyur, asla içinde değil.Nunca entra en su dormitorio.
Daha sonra kulübenin mülkiyeti Rus çarının doktoru A. K. Tobin'e geçti.Successivamente la proprietà del cottage passò a A. K. Tobin, un medico della Corte dello zar.
İki hafta sonra, 12 Şubat 1809'da Abraham Lincoln bir odalı ağaç kulübede doğdu.Qualche mese dopo, il 12 febbraio del 1809, Abraham nacque in una baita costituita da una sola stanza.
Ash Williams ve kız arkadaşı Linda, ormanda terk edilmiş bir kulübeye tatil yapmak üzere giderler.Ash Williams e la sua fidanzata Linda vanno in vacanza nei boschi, per soggiornare in una baita molto isolata.
Son sahnelerde Alan, kulübede yeni çalışmasına başlarken görülür.Nell'ultima scena, Dan si vede con Runo nel loro primo appuntamento.
Bu yüzden de doğru kulübe geldiğime eminim.Si presenta così al Foro Italico, in ottima forma.
Orlando kulübeye gelir ve Dorinda'yı Venüs olarak adlandırak Venüs'üne olan aşkını ona açıklar.Appare Orlando e, rivolgendosi a Dorinda come a Venere, dichiara il suo amore per lei.
Toplamda 12 tane kulübe vardır.Il centro raccoglie 12 veicoli.
1952'de ise 41 yıl sonra kulübe ilk kez First Division şampiyonluğunu kazandırmıştır.L'anno successivo (1935), per la prima volta, partecipa al campionato di Prima Divisione Regionale.
Ticari ve sportif başarı odaklı kulübe bu hamlesi önemli bir kâr getirmiştir.I successi sportivi e commerciali derivati da questo motore hanno risollevato le sorti dell'azienda.
Boyer motelin yakınındaki bir telefon kulübesinden aradı ve kaçırıldıklarını söyledi.Telefona a Biagio da una cabina telefonica e gli dice di venire.
Bernstein kulübe sıkı bir mali disiplin politikası uyguladı.Bundesliga devono sottostare a rigorose normative finanziarie.
Tekrar adaya dönüldüğünde kulübe halkı savunma için hazırlık yapmaya başlar.Quando torneremo a casa, discuteremo dei Coal Chamber.
Tom Amca'nın Kulübesi dahil 20'den fazla kitap yazmıştır.Nella sua carriera La Capria ha pubblicato oltre venti libri.
Oldukça profesyonel bir kulübe geldim.La Luz è un club professionistico.
Biraz sonra da Şerif Rance eşkiyayı aramak için kulübeye gelir.Uno per volta va da Mr. Krabs a fare la spia.
Köpek kendi kulübesinde.Собака в своей будке.
Değişim öğrencileri bu kulübe katılabiliyor mu acaba?Меня интересует, могут ли студенты по обмену вступать в этот клуб.
Orada bir telefon kulübesi vardı.Там была телефонная будка.
1902 yılında kurulan kulübe bugüne kadar 19 farklı kişi başkanlık yapmıştır.С момента своего основания в 1902 году, клуб сменил 19 различных президентов.
Bunlardan bir örneği ise Tom Amca'nın Kulübesi (1852)'dir.Самый известный её роман — «Хижина дяди Тома» (1852).
Arabi, kendisi için içinde ölünceye kadar yaşayacağı bir kulübeyi bizzat inşa etmişti.В этом же доме архитектор жил до своей смерти.
Tom Amca'nın Kulübesi dahil 20'den fazla kitap yazmıştır.Написал более двадцати книг, был президентом «Банка Индии».