Ana içeriğe geç
Sözlük

kulübe ile cümle

kulübe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.Und Sie werden kaum diese Hütte bemerken.
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.Và bạn có thể chỉ thấy được sơ sơ túp lều ở đây.
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.Και μπορεί μετά βίας να μπορείτε να διακρίνεται αυτή εκεί την καλύβα.
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.И вы едва можете различить там эту хижину.
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.И едва ли ще можете да различите тази хижа тук.
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.וניתן בקושי להבחין בצריף כאן.
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.وتستطيع بالكاد تمييز هذا الكوخ هنا.
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.きっとおわかりではないでしょう これはスコットが最初に南極に来た時に
Ve ben de babasıyla yeniden bir araya gelip uzlaştığında kulübede olma ayrıcalığına sahip oldum.Ed io ebbi il privilegio di trovarmi nella capanna quando lei fu riunita a suo padre e si riconciliarono.
Ve ben de babasıyla yeniden bir araya gelip uzlaştığında kulübede olma ayrıcalığına sahip oldum.És volt olyan szerencsém, hogy ott voltam a kunyhóban. amikor újra találkozott az apjával és kibékültek.
Ve ben de babasıyla yeniden bir araya gelip uzlaştığında kulübede olma ayrıcalığına sahip oldum.Et j'ai eu le privilège d"être dans la hutte quand elle fut réunie et réconciliée avec son père.
Ve ben de babasıyla yeniden bir araya gelip uzlaştığında kulübede olma ayrıcalığına sahip oldum.Iar eu am avut privilegiul de a fi în cabană atunci cand a fost reunită cu tatăl ei şi s-au împăcat.
Ve ben de babasıyla yeniden bir araya gelip uzlaştığında kulübede olma ayrıcalığına sahip oldum.Ik had het genoegen aanwezig te zijn in de hut toen ze verenigd werd met haar vader en ze zich verzoenden.
Ve ben de babasıyla yeniden bir araya gelip uzlaştığında kulübede olma ayrıcalığına sahip oldum.Imela sem to srečo, da sem bila v koči, ko sta se oče in hči ponovno srečala.
Ve ben de babasıyla yeniden bir araya gelip uzlaştığında kulübede olma ayrıcalığına sahip oldum.제게 이 시간에 그녀의 집에 들어 갈 수 있었다는 것은 특권이었습니다. 그녀의 아버지와의 재회를 직접 볼 수 있었기 때문이죠.
Ve ben de babasıyla yeniden bir araya gelip uzlaştığında kulübede olma ayrıcalığına sahip oldum.Miałam zaszczyt być wtedy w chacie, kiedy spotkała się z ojcem i pogodziła z nim.
Ve ben de babasıyla yeniden bir araya gelip uzlaştığında kulübede olma ayrıcalığına sahip oldum.Tôi vinh dự được có mặt trong căn lều khi cô bé và bố đoàn tụ và giảng hòa.
Ve ben de babasıyla yeniden bir araya gelip uzlaştığında kulübede olma ayrıcalığına sahip oldum.Und ich hatte das Privileg in der Hütte zu sein, als sie ihren Vater wieder traf und sich mit ihm aussöhnte.
Ve ben de babasıyla yeniden bir araya gelip uzlaştığında kulübede olma ayrıcalığına sahip oldum.Y tuve el privilegio de estar en la choza cuando ella fue reunida con su padre y reconciliada.
Ve ben de babasıyla yeniden bir araya gelip uzlaştığında kulübede olma ayrıcalığına sahip oldum.Имах привилегията да бъда в колибата, когато тя се върна при баща си и се сдобриха.
Ve ben de babasıyla yeniden bir araya gelip uzlaştığında kulübede olma ayrıcalığına sahip oldum.И у меня была возможность присутствовать в хижине, когда Жаклин мирилась со своим отцом.
Ve ben de babasıyla yeniden bir araya gelip uzlaştığında kulübede olma ayrıcalığına sahip oldum.І у мене була можливість бути присутньою в хатині, коли Жаклін мирилася зі своїм батьком.
Ve ben de babasıyla yeniden bir araya gelip uzlaştığında kulübede olma ayrıcalığına sahip oldum.והיתה לי הזכות להיות בצריף כאשר היא התאחדה אם אביה והם השלימו.
Ve ben de babasıyla yeniden bir araya gelip uzlaştığında kulübede olma ayrıcalığına sahip oldum.وكان لى شرف الإمتياز أن أكون فى الموقف عندما تصالحت مع والدها وأصبحوا متحدين مرة آخرى
Ve ben de babasıyla yeniden bir araya gelip uzlaştığında kulübede olma ayrıcalığına sahip oldum.居合わせる特権を頂きました そして家に入ると
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.Aici vedeţi mai multe numere de telefon scrise deasupra unei barăci în Uganda.
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.Amit itt láttok, az egy pár telefonszám az ajtó félfára írva Ugandában vidéken.
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.Här ser du några telefonnummer skrivna över kåken i byn i Uganda.
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.Hier zie je een aantal telefoonnummers opgeschreven boven een hut op het platteland van Uganda.
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.여기 보시는 것들은 전화번호들입니다. 우간다 시골의 어느 집 문 위에 써있었습니다.
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.Quelli che vedete qui sono un paio di numeri di telefono scritte su una capanna nell'Uganda rurale
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.Vemos aqui números de telefone escritos por cima de uma barraca no Uganda rural.
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.Voici quelques numéros de téléphone écrits dans une cabane en Ouganda.
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.Y lo que ven aquí es un par de números de teléfono escritos encima de la choza en la Uganda rural.
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.А здесь вы видите пару телефонных номеров, написанных над хижиной в угандийской деревне.
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.Това, което виждате тук, са два телефонни номера, написани над колибата в селска Уганда.
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.ומה שאתם רואים פה זה זה מספרי טלפון שנכתבו מעל ביקתה כפרית באוגנדה.
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.وما ترونه هنا هو زوج من أرقام الهواتف مكتوبة على أحد الأكواخ في أوغندا.
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.掘っ建て小屋に書かれた いくつかの電話番号です これは番地ではなく電話番号です
Ve büyük ihtimalle telefon kulübesi içerisinde basit bir cep telefonu var.De har antagligen en rätt simpel mobiltelefon i en telefonkiosk.
Ve büyük ihtimalle telefon kulübesi içerisinde basit bir cep telefonu var.Ed è semplicemente un chiosco dove c'è un telefono cellulare
Ve büyük ihtimalle telefon kulübesi içerisinde basit bir cep telefonu var.É muito provável que haja um telemóvel simples num quiosque de telefone.
Ve büyük ihtimalle telefon kulübesi içerisinde basit bir cep telefonu var.Et c'est probable qu'il n'y ait qu'un simple téléphone portable au kiosque.
Ve büyük ihtimalle telefon kulübesi içerisinde basit bir cep telefonu var.I jest wysoce prawdopodobne, że ten operator posiada także prosty telefon komórkowy.
Ve büyük ihtimalle telefon kulübesi içerisinde basit bir cep telefonu var.마치 공중전화를 돈내고 쓰듯 송금 또한 간단합니다.
Ve büyük ihtimalle telefon kulübesi içerisinde basit bir cep telefonu var.Misschien hebben ze alleen een simpel mobieltje als belwinkeltje.
Ve büyük ihtimalle telefon kulübesi içerisinde basit bir cep telefonu var.Şi e posibil ca el să aibă un simplu telefon mobil la o tarabă.
Ve büyük ihtimalle telefon kulübesi içerisinde basit bir cep telefonu var.Valószínű, hogy egy egyszerű telefonja van.
Ve büyük ihtimalle telefon kulübesi içerisinde basit bir cep telefonu var.Wahrscheinlich haben sie im Telefonladen einen ganz einfachen Handy-Anschluss.
Ve büyük ihtimalle telefon kulübesi içerisinde basit bir cep telefonu var.Y es bastante probable que tengan un simple teléfono móvil en la centralita.
Ve büyük ihtimalle telefon kulübesi içerisinde basit bir cep telefonu var.Видимо, у него есть ларек и самый обычный мобильник.
Ve büyük ihtimalle telefon kulübesi içerisinde basit bir cep telefonu var.Доста е вероятно в телефонна будка да имат доста прост мобилен телефон.
Ve büyük ihtimalle telefon kulübesi içerisinde basit bir cep telefonu var.ורוב הסיכויים שיש להם טלפון די פשוט שפועל כקיוסק.
Ve büyük ihtimalle telefon kulübesi içerisinde basit bir cep telefonu var.ومن المرجح أنه يوجد هاتف محمول بسيط في كشك الهاتف هذا.
Ve büyük ihtimalle telefon kulübesi içerisinde basit bir cep telefonu var.非常にシンプルな機能の携帯電話を 公衆電話代わりに利用しているのです そこで私はこのような プリペイドカードを1枚買いました
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.Ils rentrent chez eux le soir; ils ont une connexion haut débit dans une hutte sans électricité.
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.아이들이 저녁에 집에 돌아옵니다; 인터넷 연결을 하죠. 전기가 들어오지 않는 오두막집에서요.
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.Şi se întorc acasă noapte; au o conexiune de bandă largă într-o colibă ​​care nu are electricitate.
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.Và khi về nhà vào buổi tối, chúng lại có kết nối băng thông rộng trong căn lều không có điện.
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.Vanno a casa la sera, hanno una connessione a banda larga in una capanna senza l'elettricità.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod