Snoopy'nin kulubesinde oturup, uzanmasını ve hayata dair büyük düşünceler tasarlamasını seviyorum.Iubesc felul in care se aseaza si sta in canisa lui si contempleaza lucrurile marete ale vietii.
Snoopy'nin kulubesinde oturup, uzanmasını ve hayata dair büyük düşünceler tasarlamasını seviyorum.J'adore la façon qu'il a de rester assis dans son chenil et contemple les grandes choses de la vie.
Snoopy'nin kulubesinde oturup, uzanmasını ve hayata dair büyük düşünceler tasarlamasını seviyorum.Jag älskar hur han sitter och ligger på sin hundkoja och begrundar livets stora frågor.
Snoopy'nin kulubesinde oturup, uzanmasını ve hayata dair büyük düşünceler tasarlamasını seviyorum.전 스누피가 자기 집 위에 앉거나 누워 세상에서 가장 멋진 것들을 생각하는 모습을 좋아합니다.
Snoopy'nin kulubesinde oturup, uzanmasını ve hayata dair büyük düşünceler tasarlamasını seviyorum.Me encanta la forma en la que se acuesta en su caseta y medita sobre las grandes cosas de la vida
Snoopy'nin kulubesinde oturup, uzanmasını ve hayata dair büyük düşünceler tasarlamasını seviyorum.Mi piace il modo in cui si siede e si stende sulla sua cuccia e contempla le grandi cose della vita.
Snoopy'nin kulubesinde oturup, uzanmasını ve hayata dair büyük düşünceler tasarlamasını seviyorum.Saya suka caranya duduk dan berbaring di atas kandangnya sambil merenungkan hal-hal besar dalam hidup.
Snoopy'nin kulubesinde oturup, uzanmasını ve hayata dair büyük düşünceler tasarlamasını seviyorum.Tôi thích cái cách nó ngồi và nằm trên cái chuồng của nó và suy nghĩ về những điều tuyệt diệu của cuộc sống.
Snoopy'nin kulubesinde oturup, uzanmasını ve hayata dair büyük düşünceler tasarlamasını seviyorum.Uwielbiam, kiedy siedzi w budzie kontemplując sens życia.
Snoopy'nin kulubesinde oturup, uzanmasını ve hayata dair büyük düşünceler tasarlamasını seviyorum.Λατρεύω το τρόπο που κάθεται στο σκυλόσπιτο του και στοχάζεται τα μεγάλα πράγματα της ζωής.
Snoopy'nin kulubesinde oturup, uzanmasını ve hayata dair büyük düşünceler tasarlamasını seviyorum.Люблю як він сидить або лежить у своїй будці та розмірковує про важливі речі в житті.
Snoopy'nin kulubesinde oturup, uzanmasını ve hayata dair büyük düşünceler tasarlamasını seviyorum.Мне нравится как он сидит в своей собачьей будке и как замечательно размышляет о жизни.
Snoopy'nin kulubesinde oturup, uzanmasını ve hayata dair büyük düşünceler tasarlamasını seviyorum.Обичам начина, по който седи и лежи в колибката си и размишлява върху прекрасните неща в живота.
Snoopy'nin kulubesinde oturup, uzanmasını ve hayata dair büyük düşünceler tasarlamasını seviyorum.אני אוהבת את האופן שבו הוא יושב ושוכב על המלונה שלנו ומהרהר על דברים ברומו של עולם.
Snoopy'nin kulubesinde oturup, uzanmasını ve hayata dair büyük düşünceler tasarlamasını seviyorum.فانا احب الطريقة التي يجلس بها والتي يستلقي بها والتي يتأمل بها الاشياء العظيمة في هذه الحياة
Snoopy'nin kulubesinde oturup, uzanmasını ve hayata dair büyük düşünceler tasarlamasını seviyorum.憐れみということについて考えたとき
Sutton kentinde, bu Devlet, kulübe tamamen büyük kaplıydı o yoktu kar, 1717 ve서튼의 마을에서,이 상태에서 그의 별장 것은 완전히 위대한 의해 덮여있었다 그가 참석하지 않았으며 1717의 눈, 그리고
Sutton kentinde, bu Devlet, kulübe tamamen büyük kaplıydı o yoktu kar, 1717 veA város Sutton, ebben az államban, amelynek ház teljesen fedezi a nagy hó 1717, amikor távol volt, és egy
Sutton kentinde, bu Devlet, kulübe tamamen büyük kaplıydı o yoktu kar, 1717 veSchnee von 1717, als er abwesend war, und eine
Sutton kentinde, bu Devlet, kulübe tamamen büyük kaplıydı o yoktu kar, 1717 veСнег 1717 года, когда он отсутствовал, а
Sutton kentinde, bu Devlet, kulübe tamamen büyük kaplıydı o yoktu kar, 1717 veСніг 1717 року, коли він був відсутній, а
Sutton kentinde, bu Devlet, kulübe tamamen büyük kaplıydı o yoktu kar, 1717 veבעיר סאטון, במדינה זו, אשר קוטג' היה מכוסה כולו על ידי הרב השלג של 1717 כאשר הוא נעדר, ואת
Sutton kentinde, bu Devlet, kulübe tamamen büyük kaplıydı o yoktu kar, 1717 ve彼が欠落していた1717年の雪と、 インドはこれだけ煙突の息がドリフトで作った穴でそれを見つけた、と
Tam o sırada köyün en yoksullarından bir adam beni kulübesine davet ederek cömertçe ikramda bulundu.Da lud mich einer der ärmsten Männer dieses Dorfes in seine Hütte ein und bewirtete mich freundlich.
Tam o sırada köyün en yoksullarından bir adam beni kulübesine davet ederek cömertçe ikramda bulundu.În acel moment, unul dintre cei mai săraci oameni din sat m-a invitat în cocioaba lui și mi-a dat să mănânc.
Tam o sırada köyün en yoksullarından bir adam beni kulübesine davet ederek cömertçe ikramda bulundu.바로 그 때 그 마을의 몹시 가난한 어떤 사람이 마음씨 좋게도 저를 자신의 오두막으로 데려가 음식을 주었어요.
Tam o sırada köyün en yoksullarından bir adam beni kulübesine davet ederek cömertçe ikramda bulundu.Net op dat moment nodigde een van de armste mensen in dat dorp me uit in zijn hut en gaf me gulhartig te eten.
Tam o sırada köyün en yoksullarından bir adam beni kulübesine davet ederek cömertçe ikramda bulundu.Wtedy jeden z najbiedniejszych mieszkańców wioski zaprosił mnie do chaty i wielkodusznie nakarmił.
Tam o sırada köyün en yoksullarından bir adam beni kulübesine davet ederek cömertçe ikramda bulundu.В этот момент один из беднейших жителей деревни пригласил меня в свою хижину и накормил.
Tam o sırada köyün en yoksullarından bir adam beni kulübesine davet ederek cömertçe ikramda bulundu.בדיוק אז, אחד התושבים העניים באותו כפר הזמין אותי לתוך הצריף שלו ובנדיבותו הרבה האכיל אותי.
Tam o sırada köyün en yoksullarından bir adam beni kulübesine davet ederek cömertçe ikramda bulundu.وفي تلك اللحظة، أحد أشد رجال القرية فقراً دعاني إلى كوخه و أطعمني بكل كرم.
Tam o sırada köyün en yoksullarından bir adam beni kulübesine davet ederek cömertçe ikramda bulundu.私を小屋に招き入れ 親切に食物を与えてくれたのです 後に分かったのですが その食物は
Telefon kulübeleri ile de yapabilirsiniz.Czy też korzystając z budki telefonicznej.
Telefon kulübeleri ile de yapabilirsiniz.En vanuit belwinkels.
Telefon kulübeleri ile de yapabilirsiniz.E podemos fazê-las em cabines telefónicas.
Telefon kulübeleri ile de yapabilirsiniz.Et vous pouvez le faire avec des cabines téléphoniques.
Telefon kulübeleri ile de yapabilirsiniz.공중전화부스에서도 가능하지요.
Telefon kulübeleri ile de yapabilirsiniz.Och du kan göra dem med telefonkiosker.
Telefon kulübeleri ile de yapabilirsiniz.Sau de la o cabină de telefon publică.
Telefon kulübeleri ile de yapabilirsiniz.Y pueden hacerlo en cabinas telefónicas.
Telefon kulübeleri ile de yapabilirsiniz.Или с помощью телефона-автомата.
Telefon kulübeleri ile de yapabilirsiniz.Могат да се правят и с телефонни будки.
Telefon kulübeleri ile de yapabilirsiniz.ואתם יכולים לעשות אותם עם קיוסקים של טלפונים.
Telefon kulübeleri ile de yapabilirsiniz.وأكشاك الهاتف
Telefon kulübeleri ile de yapabilirsiniz.携帯電話は さらにある程度の個人的な-
Telefon kulübesi işletmecisi yüzde 10-20 komisyon alıyor. ve kalan parayı nakit olarak size iletiyor.10~20퍼센트 수수료가 떼어지는데 공중전화관리인이 그 10~20퍼센트의 수수료를 가집니다. 그리고 나머지는 현찰로 수신인이 가져갑니다.
Telefon kulübesi işletmecisi yüzde 10-20 komisyon alıyor. ve kalan parayı nakit olarak size iletiyor.אתם לוקחים 10 או 20 אחוז עמלה, ואז אתם -- מפעילי הקיוסק לוקחים 10 או 20 אחוז עמלה, ומעבירים את השאר לך במזומן.
Telefon kulübesi işletmecisi yüzde 10-20 komisyon alıyor. ve kalan parayı nakit olarak size iletiyor.つまり公衆電話ボックスのオペレータは 10%から20%の手数料を受け取り 残りを現金であなたに渡します 私が気に入っている点は2つあります
Traktörünü kullanıyor. Atına binip dağdaki kulübesine gidiyor.Jezdí s traktorem, jezdí pravidelně na koni na horskou chatu.
Traktörünü kullanıyor. Atına binip dağdaki kulübesine gidiyor.Sam vozi traktor, pogosto celo jaha na konju do svoje koče v hribih.
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.Abia vă puteți da seama că e o colibă aici.
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.Alig kivehetően látszik ez a kunyhó.
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.Anda mungkin tidak akan bisa keluar dari pondok ini.
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.Apenas puede entenderse el porqué de esta cabaña ahí.
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.Et vous pouvez à peine distinguer cette cabane, ici.
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.거의 알아보기 힘들지만 오두막이 있습니다.
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.Ledwo można zauważyć tę chatę.
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.Mal se consegue distinguir esta cabana aqui.
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.Misschien kan je deze hut hier zien.
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.Si fatica a capire il senso di questo rifugio qui.