Evet ama bu kulube bir Norveçlinin.Ja, inderdaad. Maar dit is een Noorse hut.
Evet ama bu kulube bir Norveçlinin.Ja, men det här är en norsk stuga.
Evet ama bu kulube bir Norveçlinin.Ja, men det her er en norsk hytte.
Evet ama bu kulube bir Norveçlinin.Sí, pero esta es una cabaña noruega.
Evet ama bu kulube bir Norveçlinin.Ya, tapi ini kabin Norwegia.
Evet ama bu kulube bir Norveçlinin.Ναι, αλλά η καλύβα είναι νορβηγική...
Evet ama bu kulube bir Norveçlinin.Да де, ама това е норвежка хижа.
Evet ama bu kulube bir Norveçlinin.Да, но това е норвежка кабина.
Evet ama bu kulube bir Norveçlinin..כן, אבל זאת ביקתה נורבגית
Evet ama bu kulube bir Norveçlinin.في الحقيقة نعم ، لكن هذا كوخ نرويجي
Evet caným. Buradan okula, oradan öđrenciye... ...oradan da kulübe iţte.Γαμώτο, θα πρέπει να κουβαλάω αυτό το βάρος για όλη μου τη ζωή!
Evet caným. Buradan okula, oradan öđrenciye... ...oradan da kulübe iţte.Да, скъпа, оттук отивам на училище, после в студентския център и после в клуба.
Evi küçücük bir kulübeydi.Ήταν αηδιαστικά έκδηλα τα σημάδια της βίας.
-Haftasonu herkes kulübelerine gider.- A me sembra tutto deserto.
-Haftasonu herkes kulübelerine gider.Es sah verlassen aus.
-Haftasonu herkes kulübelerine gider. Gidip bakabiliriz en azından.Możemy się zawsze tylko rozejrzeć.
-Haftasonu herkes kulübelerine gider. Gidip bakabiliriz en azından.Φαινόταν εγκαταλειμμένο.
-Haftasonu herkes kulübelerine gider.-Parecía desierto.
Hass.ktir 10-15 tane Ren Geyiği öylece kulubenin yanında geçti gitti!Basszátok meg! Tíz-tizenöt rénszarvas most ment el a kibaszott kunyhó mellett!
Hass.ktir 10-15 tane Ren Geyiği öylece kulubenin yanında geçti gitti!For fanden, da! Ti-femten rensdyr. Lige uden for hytten, for fanden!
Hass.ktir 10-15 tane Ren Geyiği öylece kulubenin yanında geçti gitti!Helvete! Tio-femton renar. Precis utanför stugan, för fan!
Hass.ktir 10-15 tane Ren Geyiği öylece kulubenin yanında geçti gitti!¡Maldita sea, pues! Diez, quince renos. ¡Justo fuera de la choza, maldita sea!
Hass.ktir 10-15 tane Ren Geyiği öylece kulubenin yanında geçti gitti!Sial, hilang! 10 sampai 15 rusa. Di luar pondok, sial!
Hass.ktir 10-15 tane Ren Geyiği öylece kulubenin yanında geçti gitti!Tien of vijftien rendieren kwamen juist voorbij de hut.
Hass.ktir 10-15 tane Ren Geyiği öylece kulubenin yanında geçti gitti!Γαμώτο! 10-15 τάρανδοι περάσαν ακριβώς έξω από την κωλοκαλύβα!
Hass.ktir 10-15 tane Ren Geyiği öylece kulubenin yanında geçti gitti!Да го еба! Около 15 елена току-що се разходиха ей там!
Hass.ktir 10-15 tane Ren Geyiği öylece kulubenin yanında geçti gitti!Дявол да го вземе, тогава! Десет и петнайсет северни елени. Извън хижата, дявол да го вземе!
Hass.ktir 10-15 tane Ren Geyiği öylece kulubenin yanında geçti gitti!!לעזאזל .עשרה, חמישה עשר איילים !ממש ליד הביקתה, לעזאזל
Hass.ktir 10-15 tane Ren Geyiği öylece kulubenin yanında geçti gitti!! يا للجحيم من 10 لـ 15 حيوان رنة مرت من أمام الكوخ
Hiçbir hizmet alamayan, hakları olmayan ve tuvaletsiz, çamur ve metal kulübelere tıkılmış 1,5 milyon insan.150만명이나 되는 사람들이 진흙과 철로 지은 판자집에서 공공서비스는 고사하고, 화장실도 없이, 아무런 권리도 부여받지 못한채 살고 있습니다.
Hiçbir hizmet alamayan, hakları olmayan ve tuvaletsiz, çamur ve metal kulübelere tıkılmış 1,5 milyon insan.1,5 milioni di persone stipate in baracche di fango o metallo senza servizi, senza bagni, senza diritti.
Hiçbir hizmet alamayan, hakları olmayan ve tuvaletsiz, çamur ve metal kulübelere tıkılmış 1,5 milyon insan.1,5 miljoen mensen bijeengestouwd in lemen of metalen hutten zonder diensten, toiletten of rechten.
Hiçbir hizmet alamayan, hakları olmayan ve tuvaletsiz, çamur ve metal kulübelere tıkılmış 1,5 milyon insan.1,5 millió ember sár- és fémkunyhókba zsúfolva szolgáltatások, mosdók, jogok nélkül.
Hiçbir hizmet alamayan, hakları olmayan ve tuvaletsiz, çamur ve metal kulübelere tıkılmış 1,5 milyon insan.1.5 millones de personas apretadas en las chozas de barro o metal. sin servicios, o baños, o derechos.
Hiçbir hizmet alamayan, hakları olmayan ve tuvaletsiz, çamur ve metal kulübelere tıkılmış 1,5 milyon insan.1.5 triệu người nhồi nhét trong bùn hay chòi kim loại không dịch vụ, không WC, không dân quyền.
Hiçbir hizmet alamayan, hakları olmayan ve tuvaletsiz, çamur ve metal kulübelere tıkılmış 1,5 milyon insan.1,5 милиона души, натъпкани в колиби от кал или метал без комунални услуги, без тоалетни, без права.
Hiçbir hizmet alamayan, hakları olmayan ve tuvaletsiz, çamur ve metal kulübelere tıkılmış 1,5 milyon insan.1.5 מליון אנשים דחוסים לבקתות מתכת ובוץ ללא שרותים, ללא חדרי שרותים, ללא זכויות.
Hiçbir hizmet alamayan, hakları olmayan ve tuvaletsiz, çamur ve metal kulübelere tıkılmış 1,5 milyon insan.ـ ١,٥مليون شخص يتكدسون داخل أكواخ من الطين والحديد بلا خدمات ، بلا مراحيض ، بلا حقوق.
Hiçbir hizmet alamayan, hakları olmayan ve tuvaletsiz, çamur ve metal kulübelere tıkılmış 1,5 milyon insan.鉄の小屋に詰め込まれています アームストロングは 残酷な状況を語りました
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.3x2メートルの小部屋です 皆さんいつでも大歓迎です
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Đây là những gì tôi nhìn thấy từ ban công tại nơi ẩn tu của mình ở dãy Hymalayas.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Det här är min utsikt från min eremitboning i Himalaya.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Dit is het uitzicht vanaf mijn balkon van mijn afgelegen hut in de Himalaya.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Esta é a vista da varanda da minha ermida nos Himalaias.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Et voici ce que je vois depuis le balcon de mon ermitage dans l'Himalaya.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Hier sehen Sie den Blick vom Balkon meiner Einsiedelei im Himalaya.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Iată ce văd de la balconul chiliei mele din munții Himalaya.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Inilah yang saya lihat dari balkon tempat pertapaan saya di Himalaya.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.이건 히말라야의 제가 머무는 곳에서 내려다 본 풍경입니다.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Näkymä erakkomajani parvekkeelta Himalajalla.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.(Nevetés) Ezt látni a remetelakom erkélyéről a Himaláján.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Qesta è la vista che ho dalla finestra del mio eremo sull'Himalaya
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Tohle je pohled z balkónu mé poustevny v Himalájích. Měří asi 2x3m a všichni tam jste kdykoliv vítaní.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.To jest widok z balkonu mojej pustelni w Himalajach.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.To je to, čo vidím, keď sa dívam z balkóna svojej pustovne v Himalájach.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Αυτή είναι η θέα από το μπαλκόνι του ερημητηρίου μου στα Ιμαλάϊα.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Вот — вид с террасы моей обители в Гималаях.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Ось що я бачу з балкону мого скиту в Гімалаях.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.Това е гледката от балкона на отшелническата ми стая в Хималаите.
Himalayalar'daki keşiş kulübemin balkonundan gördüğüm şey bu.זה מה שאני רואה מהמרפסת של המנזר שלי בהרי ההימליה.