Ana içeriğe geç
Sözlük

kulübe ile cümle

kulübe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kulübe katılmaz mısın?Не участваш ли в клуба?
Kulübe katılmak isteyenler lütfen buraya isimlerini yazsın.Тези, които искат да се включат в клуба, моля да напишат имената си тук.
Tom Amca'nın Kulübesi dahil 20'den fazla kitap yazmıştır.Napisao je preko dvadeset članaka iz građevinarstva.
Tom Amca'nın Kulübesi (Uncle Tom's Cabin), Amerikalı yazar Harriet Beecher Stowe'un kölelik karşıtı romanıdır.Uncle Tom's Cabin) roman je američke autorice Harriet Beecher Stowe.
Kulübenin sahibi olan yaşlı bir kadın onları içeri davet eder ve yemek ikram eder.Vlasnica kuće, stara žena, pozove ih i nahrani.
Sponsorluk anlaşmaları nedeniyle kulübe SV Josko Fenster Ried de denilmektedir.Zbog sponzorskih razloga, puni naziv kluba je SV Josko Ried.
Kospınarda 3-4 yıl kulübelerde konaklamışlar.Na filmskom platnu pojavljivao se unazad 3-4 godine u komedijama.
Akşam ışığında görünen kulübe huzurlu bir şekilde görünüyordu."Nebo, na prvi pogled, se činilo bistrim.
İlaveten çok sayıda kulübe ve kamping alanı bulunur.Otok posjeduje dosta hotela i mjesta za kampiranje.
Her oyuncu kendi Lady kulübünü oluşturabilir ya da mevcut bir kulübe katılabilir.Každý hráč si môže vytvoriť svoj vlastný Lady klub alebo sa stať členom iného klubu.
Tom Amca'nın Kulübesi dahil 20'den fazla kitap yazmıştır.Okrem kníh vytvoril aj viac ako 20 autorských dokumentárnych filmov.
Bu kadın küçük ve tatlı bir kulübede yaşarmış.Nosili náklady na chaty vo Veľkej a Malej Studenej doline.
Ancak ligde yine kulübede oturmak zorunda kaldı.Bor se je odpravil zopet na grad.
Tom Amca'nın Kulübesi dahil 20'den fazla kitap yazmıştır.Popisal je tudi svoje več kot dvajsetletno delovanje organista v Šentjerneju.
Kristen silah sesini duyar ve kulübeye doğru koşar.Kristen sliši strel in odhiti v skedenj, kjer najde radio, vendar ga svetlolaska razbije.
Kulübesinin üzerinde uyur, asla içinde değil.Živijo zaprti v sobi in ne morejo spati.
Tom Amca'nın Kulübesi dahil 20'den fazla kitap yazmıştır.Sukaupė daugiau kaip 33 tomus tarmių tekstų.
Kuruluş yıllarında taraftarlar kulübe ilgi göstermedi.Keletą metų laukais niekas nesirūpino.
Kulübeye varan kız, ninesinin kocaman kulakları, gözleri, elleri ve ağzı olduğunu fark eder.Lėlės įgavo judančias akis, antakius, akių vokus, burnas ir rankas.
Diğer geleneksel evleri içinde yazlık ev, gömme ev ve buhar kulübesi bulunur.Kiti tradiciniai statiniai – vasaros slėptuvė, požeminis namas ir garinis namas.
Tom Amca'nın Kulübesi (Uncle Tom's Cabin), Amerikalı yazar Harriet Beecher Stowe'un kölelik karşıtı romanıdır.Dėdės Tomo trobelė (angl. Uncle Tom’s Cabin) – Harriet Beecher-Stowe romanas.
Kurulması ile birlikte Real Madrid'de bulunan tüm muhalif üyeler bu kulübe geçmiştir.Alljärgnevas tabelis on kajastatud kõik Madridi Reali presidendid alates klubi rajamisest.
Tom Amca'nın Kulübesi dahil 20'den fazla kitap yazmıştır.Ta on mänginud ka üle 20 korra Hiina RV rahvuskoondises.
Çok büyük bir kulübe döndüm.Siin asub suur hotell.
Oldukça profesyonel bir kulübe geldim.Oli kõrgelt koteeritud kontserdilaulja.
Kulübesinin üzerinde uyur, asla içinde değil.Siis läheb Peko oma koopasse magama ja jääb igavesse unne.
Bu kadın küçük ve tatlı bir kulübede yaşarmış.Ta elas Väike-Maarjas, Nõmmel ja Paldiskis.
Kazanan kulübe ise birebir kopyası verilir.Võitja meeskonnale antakse täissuuruses trofee koopia.
Akţamüstü gel kulübe.Τα πάμε σε κάθε περιοχή.
Akţamüstü gel kulübe.Аха... Правим доставки във всички райони.
Ama sizde bir tabanca vardı ve diğerini de kulubede bulduk.De nálad volt egy Luger, és találtunk egyet a kunyhóban is.
Ama sizde bir tabanca vardı ve diğerini de kulubede bulduk. - Evet.Men ni hade en Luger, och vi hittade en till i stugan.
Ama sizde bir tabanca vardı ve diğerini de kulubede bulduk.Maar je had een Luger en we vonden er nog een in de hut.
Ama sizde bir tabanca vardı ve diğerini de kulubede bulduk.Men du havde en Luger, og vi fandt en til hytten.
Ama sizde bir tabanca vardı ve diğerini de kulubede bulduk.Pero Ud. tenía una Luger y nos encontramos otra en la cabaña.
Ama sizde bir tabanca vardı ve diğerini de kulubede bulduk.Tapi kau memiliki Luger, dan kami menemukannya dalam satu gubuk.
Ama sizde bir tabanca vardı ve diğerini de kulubede bulduk.Αλλά είχες ένα Λούγκερ και βρήκαμε κι ακόμα ένα στην καλύβα.
Ama sizde bir tabanca vardı ve diğerini de kulubede bulduk.Но вие сте имали "Лугер", намерихме и втори в хижата.
Ama sizde bir tabanca vardı ve diğerini de kulubede bulduk.Но сте имали Luger, и ние открихме един до хижата.
Ama sizde bir tabanca vardı ve diğerini de kulubede bulduk.אבל לך היה אקדח לוגר .ומצאנו עוד אחד בביקתה
Ama sizde bir tabanca vardı ve diğerini de kulubede bulduk.، (لكن كان بحوزتكما مسدس (لوجر و وجدنا مسدس آخر في الكوخ
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Aber versprich mir, die Hütte nicht zu verlassen wenn ich weg bin.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Ale obiecaj, że nie wyjdziesz z chaty, kiedy mnie nie będzie.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Ale slib, že nepopustíš chýši, když budu pryč.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Dar promite-mi că n-ai să ieşi din colibă cât sunt plecat.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.De ígérd meg, hogy a kunyhóból nem lépsz ki nélkülem.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Mais promets-moi de ne pas quitter la hutte quand je serai parti.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Ma promettimi che non uscirai dalla capanna.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Mas promete-me que não sais da cabana, enquanto eu estiver fora.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Men lova att du inte lämnar stugan när jag är borta.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Mutta lupaa pysytellä tuvassa sillä aikaa kun olen poissa.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Nhưng hãy hứa là không rời lều khi ta đi.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin. Orman çok tehlikeli bir yer.約束する ラーマ 愛してるわ
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Pero prométeme que no te irás de la cabaña mientras estoy fuera.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Tapi berjanjilah untuk tidak meninggalkan pondok kita saat aku pergi.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Но ми обещай, че няма да напускаш колибата, докато ме няма.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Но пообещай, что не будешь выходить из хижины, пока меня не будет.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.אבל תבטיחי לי שלא תעזבי את הבקתה בזמן היעדרותי.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor. Bir telefon kulübesi var.E ora vende bevande fresche vicino all'autostrada e ha una cabina telefonica.
Aslında, bu tür birşeyi bilgisayarlarla da yapabilirsiniz. Telefon kulübeleri ile de yapabilirsiniz.Aber eigentlich kann man das mit dem PC machen, und Sie können in einen Telefonladen gehen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod