1830’ncu yıllardaki şiirlerinde Avrupa (özellikle Alman) romantizminin gelenekleri çok kudretlidir.În anii 1830 în lucrările sale se observă mult influența romantismului european (îndeosebi german).
Yoqtır Seni kibik, Ad.., uludır Sen, da uludır adıñnı kudretiñ.Rugați-vă pentru mine și cu mine să fim iertați și izbăviți.
2) Sözü anlama kudreti.Hotărâtor este criteriul 2.
1830’ncu yıllardaki şiirlerinde Avrupa (özellikle Alman) romantizminin gelenekleri çok kudretlidir.Az 1830-as években született költeményeire az európai (különösen a német) romantika nyomja rá bélyegét.
Duygularının derinliği, ifadesinin kudreti bakımından Beethoven'i hatırlatır.Zeneszerzői nagyságát legjobban Beethoven elismerő véleménye bizonyítja.
Soner ÇAĞAPTAY. ^ Dünyanın en kudretli dişçisi.Jyrki Räikkä: Maailman mahtavin veijaritarina.
1830’ncu yıllardaki şiirlerinde Avrupa (özellikle Alman) romantizminin gelenekleri çok kudretlidir.1830-luvun runoissa alkaa tuntua vahva eurooppalaisen, varsinkin saksalaisen, romantiikan vaikutus.
Kudret ile ayağa kalkın çünkü bayrağımızı dalgalandırdık O bayrak ki, bize Susuzluk ve ağrı çektiren.Γιατί ανεγείραμε τη σημαία μας, τη σημαία που μας κόστισε ακριβά με πολύ δίψα και πόνο.
1830’ncu yıllardaki şiirlerinde Avrupa (özellikle Alman) romantizminin gelenekleri çok kudretlidir.Από το 1830 τα έργα του υφίστανται την επίδραση του Ευρωπαϊκού (προπαντώς Γερμανικού) ρομαντισμού.
Yaratma kudreti olağanüstüdür.Η μεταμόρφωση είναι εξαιρετική.
Cevdet Kudret, bu dergide yayınlanan şiirlerini Birinci Perde adlı kitabında topladı (1929).Ο Κατσαρός δημοσίευσε στο περιοδικό "Διάπλασις των Παίδων" το πρώτο του ποίημα το 1929.
Çalap: Kudretli demektir.Fornuft: Vigtig!
2) Sözü anlama kudreti.2) Udsagnet skal være begrundet.
“Bu güce sahip iki ordu birleşmeleri halinde hileli harekatlar yapabilecek kudreti sağlamaktaydı.”De to kommunisthære kunne nu forene deres kræfter.
Allah'ın ilim, kudret, irade, hayat, semi ve basar sıfatları yoktur.Heller ikke hadde de rett kunnskap om Guds ord, om loven og evangeliet.
Seni kudretinle ve gücünle bekçim yaptım.Aku berpegang teguh dengan-Mu dan kepada-Mu.
Hiçbir şey Allah'ın bilgisi ve kudretinin dışında olmadığı gibi, idaresi dışında da değildir.Allah mengetahui semuanya dan Allah juga tidak dapat dibatasi oleh siapa pun dalam bertindak.
Mutlak kudret sahibi bir Allah vardır.2) Allah yang Perkasa (el-gibor).
Bu, sizlerin şerefi, ordunun kudreti ve memleketin kaderi için ehemmiyeti haizdir." idi.Ini adalah akibat perbuatan kalian yang tidak bertanggung jawab kepada Ahlulbait Rasul SAW!
Yargılanan Kudret Bayhan, 15 yıl hapse mahkûm oldu.Bà bị kết án cũng như Nguyễn Hữu Đang 15 năm tù. .
Barok devri yapıları prenslerin sahip oldukları kudreti gösterirler.Các tòa nhà xa hoa được thiết kế gây ấn tượng thể hiện sức mạnh của nhà Savoy.
Yaratma kudreti olağanüstüdür.Tôi nghĩ rằng tôn giáo là một điều tuyệt vời.
İsmin anlamları ise güç, yenilmez ve kudretli'dir.名は啓、字は士開、強哉。
Bürokratlar Osmanlı toplumunun en zengin ve kudretli sınıfıdır.官僚はオスマン社会において最も裕福で権力を持った階級であった。
1830’ncu yıllardaki şiirlerinde Avrupa (özellikle Alman) romantizminin gelenekleri çok kudretlidir.1830年代の彼の詩にはヨーロッパ(とりわけドイツ)のロマン主義の伝統がたいそう強い。
Kişide İlahî İrade'nin ve İlahî Kudret'in tezahürüdür.吹き替えは主に磯部勉と安原義人が担当している。
Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tûr'un sağ yanını vadettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik."今日われはあなたがたのために、あなたがたの宗教を完成し、またあなたがたに対するわれの恩恵を全うし、あなたがたのための教えとして、イスラームを選んだのである。
Bloğa geri dönen Kudret, Deniz'i kendi safına çekmeye çalışır.海に行く目的は、海を見て心をリセットさせる。
Zerefin yarattığı şeytanların en kudretlisidir.作中最強の力を誇る悪魔。
Müdire Nihal (Şebnem Dönmez) Azra ve Kudret'i idare etmeye çalışmaktadır.有意將掌門之為傳給功夫平平,但為人正直的古實。
Kudretleri öyle yücedir ki, ilahlar bile onların yargılarından kaçınamaz.未有仁而遺其親者也,未有義而後其君者也。
Bu, sizlerin şerefi, ordunun kudreti ve memleketin kaderi için ehemmiyeti haizdir." idi.军旅之间,可以济者,其惟仁恕乎!汝其慎之!’琇竟以全身。
Genel başkanlığını Kudret Özersay üstlenmektedir.他強調,當局會嚴厲執法。
2) Sözü anlama kudreti.意外的發言很中二。
Böylece bütün güç ve kudret tek bir insanda toplanır.마음과 힘을 모아 오직 한 곳에만 씀.
Soner ÇAĞAPTAY. ^ Dünyanın en kudretli dişçisi.המינסטר של אולם (נצרות לותרנית) - הגבוהה בעולם.
1830’ncu yıllardaki şiirlerinde Avrupa (özellikle Alman) romantizminin gelenekleri çok kudretlidir.בשירים של שנות השלושים נראים מוטיבים רומנטיים, בעיקר רומנטיזם גרמני (תמונת הלילה, כאוס).
Zerefin yarattığı şeytanların en kudretlisidir.אשר ידוע בתור השד החזק ביותר שיצר זרף.
Kudret ve güç anlamlarını da içermektedir.הם נותנים חשיבות רבה לעוצמה ודרגות.
Uzunçarşılı onu "orta derecede ilmi kudretli" olarak nitelendirir."Send It On" получава средни отзиви.
Klokotnitsa'den sonra, Bulgaristan kudretli bir güç olarak Balkanlar'da ortaya çıkmıştır.След Клокотнишката битка България е първа сила на Балканите.
1830’ncu yıllardaki şiirlerinde Avrupa (özellikle Alman) romantizminin gelenekleri çok kudretlidir.Tridesetih godina u njegovoj se poeziji uočava utjecaj europskog (posebice njemačkog) romantizma.
Portekiz de Basra Körfezi'ndeki kudretini uzun süre koruyamadı.Smijeh je na ulicama Kabula već odavno bio zabranjen.
Yaratma kudreti olağanüstüdür.Egzistencija je savršenost.
Yaratma kudreti olağanüstüdür.Výsledky jeho tvorby sú obdivuhodné.
Kudretine ve adaletine güvenirdi.Musí byť zaručená jeho nezávislosť a spravodlivosť.
1830’ncu yıllardaki şiirlerinde Avrupa (özellikle Alman) romantizminin gelenekleri çok kudretlidir.1830 m. jo eilėraščiuose labai stipriai matosi europietiško romantizmo tradicijos, ypač vokiško.
Yaratma kudreti olağanüstüdür.Tobulesnis esąs mąstymas.
Çalap: Kudretli demektir.Kietumas – dėl to yra tvirtas.
1830’ncu yıllardaki şiirlerinde Avrupa (özellikle Alman) romantizminin gelenekleri çok kudretlidir.1830. aastatel olid tema värssides tugevad euroopa (eriti saksa) romantismi mõjutused.
2) Sözü anlama kudreti.2. faasis käsitles ta sõnu asjadena.
“Ahdım Var” kitabı, yayınlandıktan sonra, 1995 yılında “Cevdet Kudret Edebiyat Ödülünü aldı.Tema teos "Où on va, papa?" sai 2008. aastal kirjandusauhinna Prix Femina.
Ainur'un en soylusu, en bilgesi ve en kudretlisidir.Gösta on kavaleridest kõige kavalam, leidlikum ja ilusam.
Allah'ın kudretinin tecellilerini taşıyan kimseler Evliyalar.يا من تحملون تجليات قدرة الله ، الأولياء .
‹‹Amin! Övgü, yücelik, bilgelik, Şükran, saygı, güç, kudret, Sonsuzlara dek Tanrımızın olsun! Amin!››a hovorili: Ameň. Dobrorečenie a sláva a múdrosť a vďaka a česť a moc a vláda našemu Bohu na veky vekov. Ameň.
‹‹Amin! Övgü, yücelik, bilgelik, Şükran, saygı, güç, kudret, Sonsuzlara dek Tanrımızın olsun! Amin!››가로되 아멘 찬송과 영광과 지혜와 감사와 존귀와 능력과 힘이 우리 하나님께 세세토록 있을찌로다 아멘 하더라
‹‹Amin! Övgü, yücelik, bilgelik, Şükran, saygı, güç, kudret, Sonsuzlara dek Tanrımızın olsun! Amin!››ויאמרו אמן הברכה והכבוד והחכמה והתודה וההדר והכח והעז לאלהינו לעולמי עולמים אמן׃
‹‹Amin! Övgü, yücelik, bilgelik, Şükran, saygı, güç, kudret, Sonsuzlara dek Tanrımızın olsun! Amin!››قائلين آمين. البركة والمجد والحكمة والشكر والكرامة والقدرة والقوة لالهنا الى ابد الآبدين. آمين
‹‹Amin! Övgü, yücelik, bilgelik, Şükran, saygı, güç, kudret, Sonsuzlara dek Tanrımızın olsun! Amin!››說 、 阿 們 . 頌 讚 、 榮 耀 、 智 慧 、 感 謝 、 尊 貴 、 權 柄 、 大 力 、 都 歸 與 我 們 的 神 、 直 到 永 永 遠 遠 。 阿 們
‹‹Amin! Övgü, yücelik, bilgelik, Şükran, saygı, güç, kudret, Sonsuzlara dek Tanrımızın olsun! Amin!››說 、 阿們.頌讚 、 榮耀 、 智慧 、 感謝 、 尊貴 、 權柄 、 大力 、 都歸與 我 們 的 神 、 直 到 永永遠遠 。 阿們