Ana içeriğe geç
Sözlük

kucak ile cümle

kucak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
A) yüzlerce sorusu var, B) sizi kucaklamak istiyorlar.A) sto pytań, B) ochotę cię przytulić.
A) yüzlerce sorusu var, B) sizi kucaklamak istiyorlar.A) stovku otázek, B) chci vás objemout.
A) yüzlerce sorusu var, B) sizi kucaklamak istiyorlar.A) tele van kérdéssel, B) legszívesebben megölelne.
A) yüzlerce sorusu var, B) sizi kucaklamak istiyorlar.A) un centinaio di domande, B) vogliano abbracciarti.
A) yüzlerce sorusu var, B) sizi kucaklamak istiyorlar.A) une centaine de question, B) envie de vous prendre dans les bras.
A) yüzlerce sorusu var, B) sizi kucaklamak istiyorlar.A) сотня вопросов; Б) хочется тебя обнять.
A) yüzlerce sorusu var, B) sizi kucaklamak istiyorlar.백여가지 질문을 갖고 있고 당신을 안아주고 싶어하리라 생각합니다.
A) yüzlerce sorusu var, B) sizi kucaklamak istiyorlar.Α) εκατό ερωτήσεις, Β) θέλουν να σ' αγκαλιάσουν.
A) yüzlerce sorusu var, B) sizi kucaklamak istiyorlar.А) стотици въпроси, Б) искаме да те прегърнем.
A) yüzlerce sorusu var, B) sizi kucaklamak istiyorlar.א) יש להם 100 שאלות, ב) רוצים לחבק אותך.
A) yüzlerce sorusu var, B) sizi kucaklamak istiyorlar.ひとつだけ手短かな質問があります
A) yüzlerce sorusu var, B) sizi kucaklamak istiyorlar.都想問你問題,或者同你擁抱
Bana aynı soruyu her sorduğunda onu kucakladım.Mindegyik alkalommal átöleltem, amikor feltette ugyanazt a kérdést.
Bana aynı soruyu her sorduğunda onu kucakladım.Vsakokrat, ko me je vprasal to isto vprasanje, sem ga objel.
Bana aynı soruyu her sorduğunda onu kucakladım.وكنت أحضنه في كل مرة يسئلني هذا السؤال . .
Bana bir kucak verin.Abbracciami.
Bana bir kucak verin.Dá-me um abraço.
Bana bir kucak verin.Dame un abrazo.
Bana bir kucak verin.Geef me een knuffel.
Bana bir kucak verin.Giv mig et knus.
Bana bir kucak verin.Îmbrățișează-mă!
Bana bir kucak verin.Obejměte mě.
Bana bir kucak verin.Objímte ma.
Bana bir kucak verin.Ölelj meg.
Bana bir kucak verin.Ôm tôi một cái.
Bana bir kucak verin.Peluk saya.
Bana bir kucak verin.Umarmen Sie mich.
Bana bir kucak verin.Κάνε με μια αγκαλιά.
Bana bir kucak verin.Давайте обнимемся.
Bana bir kucak verin.Давайте я Вас обійму.
Bana bir kucak verin.Прегърнете ме.
Bana bir kucak verin.会場-笑
Başarısızlığa uğradığımda bu deneyimi de kucaklıyorum çünkü bu deneyimden bir şeyler öğreneceğimi biliyorum.J'apprécie quand ça m'arrive, aprce que je sais que je vais apparendre quelque chose de ça.
Başarısızlığa uğradığımda bu deneyimi de kucaklıyorum çünkü bu deneyimden bir şeyler öğreneceğimi biliyorum.Saya akan sambut ketika ia datang, karena saya tahu saya akan pelajari sesuatu daripadanya.
Başarısızlığa uğradığımda bu deneyimi de kucaklıyorum çünkü bu deneyimden bir şeyler öğreneceğimi biliyorum.Sono contento quando succede, perché so che ne trarrò qualcosa
Başarısızlığa uğradığımda bu deneyimi de kucaklıyorum çünkü bu deneyimden bir şeyler öğreneceğimi biliyorum.Tôi đón nhận nó khi nó xảy đến, vì tôi biết Tôi sẽ học được điều gì đó từ thất bại đó
Başarısızlığa uğradığımda bu deneyimi de kucaklıyorum çünkü bu deneyimden bir şeyler öğreneceğimi biliyorum.Το υποδέχομαι όποτε συμβαίνει, επειδή γνωρίζω ότι θα μάθω κάτι από αυτό.
Başarısızlığa uğradığımda bu deneyimi de kucaklıyorum çünkü bu deneyimden bir şeyler öğreneceğimi biliyorum.אני מקבל את זה בברכה, כשזה קורה, כי אני יודע שאלמד מזה משהו,
Benim ve eminim ki buradaki herkesin, A) yüzlerce sorusu var, B) sizi kucaklamak istiyorlar.De certeza que todos temos a) cem perguntas, b) vontade de abraçar-te.
Benim ve eminim ki buradaki herkesin, A) yüzlerce sorusu var, B) sizi kucaklamak istiyorlar.Ik -- en iedereen neem ik aan -- heeft A) honderd vragen, B) wil je omarmen.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Apertava-me tanto que eu mal conseguia respirar e depois largava-me.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.E mi stringeva così forte che respiravo a malapena e poi mi lasciava andare.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.És úgy megszorított, hogy alig kaptam levegőt, és aztán elengedett.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Et elle me serrait si fort que je pouvais à peine respirer et puis elle me laissait partir.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Hon kramade mig så hårt att jag knappt kunde andas och sen släppte hon mig.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.저를 꼭 안으시다가 저를 풀어 주시곤 했죠.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Me apretaba tan fuerte que apenas podía respirar y luego me soltaba.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Ściskała mnie tak mocno, że ledwo mogłem oddychać, a później mnie puszczała.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Sie drückte mich so fest, dass ich kaum atmen konnte. Dann ließ sie mich los.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Şi mă strângea aşa de tare încât abia puteam să respir şi apoi îmi dădea drumul.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Ze perste me zo hard dat het me de adem benam en dan liet ze me gaan.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Με έσφιγγε τόσο πολύ που μετά βίας μπορούσα να αναπνεύσω κι έπειτα με άφηνε.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.И ме стискаше толкова силно, че едва дишах и после ме пускаше да си вървя.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Она обнимала меня так крепко, что я едва дышал, а затем отпускала.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.והיא היתה מועכת אותי כל-כך חזק שבקושי יכולתי לנשום ואז היא היתה משחררת אותי.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.وتضغط علي في الضم حتى بالكاد أتنفس ومن ثم تدعني أذهب.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.放してくれました それだけでなく- 1~2時間経って また祖母を見たなら
Bilim yeni nesilleri kucaklayan ve işbirliğiyle yürütülen bir uğraştır.Vedno smo na pragu znanega. ♪ [Carl Sagan:
Bilim yeni nesilleri kucaklayan ve işbirliğiyle yürütülen bir uğraştır.Vetenskap handlar om samarbete som sträcker sig över generationer.
Bilim yeni nesilleri kucaklayan ve işbirliğiyle yürütülen bir uğraştır.A ciência é um empreendimento colaborativo abrangendo novas gerações.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod