Ana içeriğe geç
Sözlük

kucak ile cümle

kucak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Eserde birbirlerini öperek kucaklayan bir çift resmedilmiş.На печатці зображено двох чоловіків, що дружньо обіймаються.
Miramax şirketi bağımsız filmlere kucak açtı.Кінокомпанія «Miramax» придбала права на екранізацію.
Şimdi silahlarımızı atalım ve barışı kucaklayalım.Нехай ворог тремтить, Бачачи наш прапор.
Ülkücülerle, milliyetçilerle kucaklaşın.Виберіть ретельно ваших партнерів.
Seni kucaklayayım...").Dovolte, abych vás obejmul".
Şehit babasını kucaklayan bir oğlu gösterir.Památník líčí muže, který objímá ženu a dítě.
Kont Octavian Sophie'yi kucaklar.Hrabě Maxmilián s Dorotkou se obejmou.
Varlığının derinliklerini harekete geçiren görülmemiş güçler ve seni ve var olan her şeyi kucaklayan doğa.Jeho moc ničila a degradovala všechno a všechny, kteří s ním přišli do styku.
Kur'an'da Yusuf'un annesiyle babasının huzuruna çıkarıp kucaklaştığından ve tahta çıkartığından bahsedilir.Citově však byl Sova vázán více k matce Josefě, rozené Skalické.
Miramax şirketi bağımsız filmlere kucak açtı.Miramax este o companie americană de film care distribuie filme independente și străine.
Sara koridorda yürüken, Michael'ın Nika ile kucaklaşmasını görür.La finalul concertului, Christian își dă seama că simte ceva pentru Emma.
Film Eilis ve Tony'nin mutlu kucaklaşmasıyla biter.A film Eilis és Tony találkozásával és boldog ölelésével ér véget.
Fort Worth şehri, bugün hala onun batı mirasını ve geleneksel mimari ve dizaynını kucaklar.A város még ma is őrzi nyugati örökségét, a hagyományos építészetet és tervezést.
Genç adamı hasretle kucakladı.A fiatal gomba széle begöngyölt.
Polonya'daki bağımsızlık hareketlerini desteklediler, Polonyalı göçmenlere kucak açtılar.Miközben maga is veszélyben volt, lengyel menekülteket is bújtatott.
Onlarca genç insana açılan kucak.Nuolivirta pelasi kymmeniä nuorten maaotteluita.
Miramax şirketi bağımsız filmlere kucak açtı.Miramax on myös levittänyt elokuvia.
Omuza dayanarak, elde veya kucakta kullanılır.Verhoiluun käytetään kangasta tai nahkaa.
Şimdi silahlarımızı atalım ve barışı kucaklayalım.Ου καταισχυνώ τα όπλα, ...και τα ιερά τα πάτρια τιμήσω.
Bu ırktan olan bazı kediler kucakta durmayı sever ve çabuk kilo alırlar.Οι περισσότερες ράτσες γάτας αρέσκονται στο να ανεβαίνουν και να κάθονται σε μέρη με μεγάλο ύψος.
Omuza dayanarak, elde veya kucakta kullanılır.Κρατιέται στο χέρι, ή στον αγκωνα, ή φοριέται στον ώμο.
İki sevgili birbirlerini ilk kez görürler ve hemen kucaklaşırlar.De to elskende ser hverandre for første gang og omfavner hverandre øyeblikkelig.
Şimdi silahlarımızı atalım ve barışı kucaklayalım.Formålet vårt æ å vælsetja og ta vare på røt'n våre.
Seni kucaklayayım...").La meg hjelpe deg.»
Hatta bir ara Josef Stalin Moskova tren istasyonunda kendisini kucaklamıştı.Etterhvert ble Eisenstein engasjert i teater i Moskva.
Bu farklılıkların kucaklaşacağı bir toplum kuracak ve sonsuz bir özgürlüğe neden olacak.Ini akan menciptakan sebuah komunitas yang merangkul perbedaan, yang akan memimpin kebebasan.
Film Eilis ve Tony'nin mutlu kucaklaşmasıyla biter.Film berakhir dengan Eilis dan Tony bertemu kembali dan berpelukan.
Gitar çalınırken genellikle kucaktadır.Ia utamanya dikenal sebagai gitarin.
Birbirlerini kucaklayıp karşılarlar (Figlia!Họ chào nhau một cách nồng ấm: "Figlia!"
Juan Romero, Kennedy'nin başını özenle kucaklar.ジュアン・ロメロはケネディの頭の裏から手を差し伸べ、頭にロザリオを乗せた。
Gitar çalınırken genellikle kucaktadır.ギターを弾きながら眠ってしまうこともしばしば。
Seni kucaklayayım...").」「抱きしめたい!
Miramax şirketi bağımsız filmlere kucak açtı.ミラマックス社が映画化権を獲得。
Genç, adamı hasretle kucakladı.先生だっておもわず抱きしめたい!
Hatta bir ara Josef Stalin Moskova tren istasyonunda kendisini kucaklamıştı.しばらくして、長兄ステファンは、モスクワの修道院に移った。
Eserde birbirlerini öperek kucaklayan bir çift resmedilmiş.キスするカップルが描かれている。
O ağaç kucaklayıcısıdır.彼女は木を抱き締める人だ。
Şimdi silahlarımızı atalım ve barışı kucaklayalım.並盡力收回武器,恢復治安。
Seni kucaklayayım...").參「心宿」。
İki kadının kucaklaşmasıyla bölüm bitiyor.開始由兩個子關卡組成。
Seni kucaklayayım...").그러므로 우리는 이 둘을 껴안아야.."
Bu albümle de Whitney Houston, ikinci Grammy'sini kucaklamıştı.그리고 이 앨범에서 휘트니 휴스턴과의 듀엣으로 화제를 모았다.
Birbirlerini kucaklayıp karşılarlar (Figlia!둘이서 지독한 외면 다가와 보고싶어 믿어(Feat.
Ayrılırken de kara kucak yaparlarmış.게다가 개그를 할땐 함께 망가지기도 한다.
Hareketin açık pozisyonunda dans çifti el ele bağlı iken, kapalı pozisyonda kucaklama gibi bağlanırlar.במצב הפתוח של צעד זה הזוג מחובר בהחזקת ידיים; במצב הסגור של צעד זה הזוג מחובר בחיבוק.
Film Eilis ve Tony'nin mutlu kucaklaşmasıyla biter.הסרט מסתיים כאשר אייליש וטוני נפגשים ומתחבקים בשמחה.
Sarıkız zirvede onları bekliyormuş sevgi ve hasretle kucaklaşmışlar.צערם ההדדי הורגע על ידי אהבתם וחיבוקם הרך.
Geri geldiğinde ona kucak açacaklarını söyler.אמרו לו כשנחזור ניתן לך.
Şimdi silahlarımızı atalım ve barışı kucaklayalım.בהמשך פרש הרב בצרי והקים את ישיבת השלום.
Hizmetlerinin karşılığı ise sadece kucaklamadır.В тях обект на възхвала е само Буда.
Genç adamı hasretle kucakladı.Задушавал се от мъка младия момък.
Esav onu kucakladı ve öpüştüler.“Куру, прекръсти се и го целуни!
Gitar çalınırken genellikle kucaktadır.Когато е ядосан често свири на китара.
Michael hemen hücresine geri döner, Lincoln ve diğerleriyle kucaklaşır.Rick se vrati u zatvor, povezivajući se ponovo sa svojim sinom i ostalima.
Evine girdiği zaman kızını kucaklar.Ob vrnitvi domov jo vklene.
Şimdi silahlarımızı atalım ve barışı kucaklayalım.Če res želimo mir, potem odvrzimo orožje!«.
Hatta bir ara Josef Stalin Moskova tren istasyonunda kendisini kucaklamıştı.Vėliau dalyvavo Stepono Batoro žygyje į Maskvą.
Ama birçok modern erkek gibi oda kucaklar, pişirir ve çocuklara beyzbol öğretmek için erken işten çıkar.Jak wielu nowoczesnych mężczyzn, przytula, piecze, wychodzi wcześniej z pracy, bo trenuje ligę młodzików.
Ama birçok modern erkek gibi oda kucaklar, pişirir ve çocuklara beyzbol öğretmek için erken işten çıkar.그러나 모든 현대 남성들 처럼, 껴안기도 하고, 요리도 하고, 동네 야구단을 가르친다고 일찍 퇴근하기도 하죠.
Ama birçok modern erkek gibi oda kucaklar, pişirir ve çocuklara beyzbol öğretmek için erken işten çıkar.Ma lui come molti uomini moderni, abbraccia, fa torte, va via dal lavoro presto per allenare i Pulcini.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod