Ana içeriğe geç
Sözlük

kucak ile cümle

kucak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Çin'in tüm dünyayı kucakladığını ve tüm dünyanın Çin'i kucakladığını gördüm.Я увидела, что Китай сочетает в себе весь мир, и во всём мире, везде, есть что-то от Китая.
Çin'in tüm dünyayı kucakladığını ve tüm dünyanın Çin'i kucakladığını gördüm.ראיתי את סין מאמצת את העולם אל לבה ולהפך.
Çin'in tüm dünyayı kucakladığını ve tüm dünyanın Çin'i kucakladığını gördüm.رأيت الصين تحتضن العالم والعكس صحيح
Çin'in tüm dünyayı kucakladığını ve tüm dünyanın Çin'i kucakladığını gördüm.世界が中国を受け入れるのを見ました でも時々 今の若い世代が
Çin'in tüm dünyayı kucakladığını ve tüm dünyanın Çin'i kucakladığını gördüm.我睇到中國正在擁抱全世界 也見到全世界在擁抱中國。
Çünkü kucaklanası göğüslerin var... ...ve birazdan bir şeyler olacak.Mert szeretnék a melleihez simulni, Hogy érezzem, történik valami.
Çünkü kucaklanası göğüslerin var... ...ve birazdan bir şeyler olacak.Omdat je mooie borsten hebt en er iets gaat gebeuren.
Çünkü kucaklanası göğüslerin var... ...ve birazdan bir şeyler olacak.Pentru că ai sâni obraznici şi simt că ceva se va întâmpla în curând.
Çünkü kucaklanası göğüslerin var... ...ve birazdan bir şeyler olacak.Protože máš pěkné poprsí, a něco se začíná dít.
Çünkü kucaklanası göğüslerin var... ...ve birazdan bir şeyler olacak.Weil ich mich gern an Ihre Brust kuscheln würde. - Ich spüre, dass was passieren wird.
Çünkü kucaklanası göğüslerin var... ...ve birazdan bir şeyler olacak.Γιατί έχεις όμορφα στήθη και κάτι θα συμβεί.
Çünkü kucaklanası göğüslerin var... ...ve birazdan bir şeyler olacak.Защо? Защото имате нежни гърди и имам чувството, че ще стане нещо.
Dae-jin beni önce böyle sıcak bir kucaklama vermedim.1秒。
Dae-jin beni önce böyle sıcak bir kucaklama vermedim.Dae-jin không bao giờ cho tôi một cái ôm ấm áp như thế này trước.
Dae-jin beni önce böyle sıcak bir kucaklama vermedim.Dae-jin ne m'aurait jamais serré dans ses bras de cette façon.
Dae-jin beni önce böyle sıcak bir kucaklama vermedim.Dae-jin nunca me deu um abraço caloroso como este antes.
Dae-jin beni önce böyle sıcak bir kucaklama vermedim.Dae-jin nunca me dio un cálido abrazo como esto antes.
Dae-jin beni önce böyle sıcak bir kucaklama vermedim.דיי-jin מעולם לא נתן לי חיבוק חם כזה.
Dae-jin beni önce böyle sıcak bir kucaklama vermedim.داي جين أبدا أعطاني عناق حار مثل هذا من قبل.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.Bác sĩ Tình Yêu đã nói tám cái ôm trong một ngày.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.Dokter cinta berkata 8 pelukan setiap hari.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.Doktor Láska hovorí osem objatí denne.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.Doktor Láska říká osm objetí denně.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.Dr. Kærlighed siger otte knus om dagen.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.Dr. Love sagt: täglich acht Umarmungen.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.Dr Miłość mówi: osiem uścisków dziennie.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.El Dr. Amor receta ocho abrazos al día.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.Il Dott. Amore prescrive otto abbracci al giorno.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.사랑박사는 하루에 여덟번의 포옹이라고 말합니다
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.Le docteur Amour dit huit embrassades par jour.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.O Dr. Amor recomenda oito abraços por dia.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.Tohtori Rakkaus sanoo kahdeksan halausta päivässä.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.Ο Δρ Αγάπης λέει οκτώ αγκαλιές την ημέρα.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.Доктор Лав прописывает восемь объятий в день.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.Доктор Лав стверджує, вісім обіймів на день.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.Д-р Любов казва осем прегрътки на ден.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama."ד"ר אהבה" אומר 8 חיבוקים ביום.
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.دكتور الحب يقول لكم " 8 ضمات في اليوم "
Dr. Aşk der ki, günde sekiz kucaklama.ハグ8回で もっと幸せになり
Eğer aranan en çok onu kucakladık;A legtöbb, amit keresett volt a reklám;
Eğer aranan en çok onu kucakladık;Bạn tìm kiếm được xúc tiến;
Eğer aranan en çok onu kucakladık;Det højeste, du søgte, var hendes forfremmelse;
Eğer aranan en çok onu kucakladık;Det mesta du sökt var hennes befordran;
Eğer aranan en çok onu kucakladık;Die meisten suchten Sie war ihre Förderung;
Eğer aranan en çok onu kucakladık;Het meeste wat u zocht was haar promotie;
Eğer aranan en çok onu kucakladık;Il massimo che cercava era la sua promozione;
Eğer aranan en çok onu kucakladık;Le maximum que vous recherché était sa promotion;
Eğer aranan en çok onu kucakladık;Lo más que se buscaba era su promoción;
Eğer aranan en çok onu kucakladık;Mai ai căutat a fost promovarea ei;
Eğer aranan en çok onu kucakladık;Najbardziej szukałeś był jej promocji;
Eğer aranan en çok onu kucakladık;Najbolj vas zahteva je bila njena promocija;
Eğer aranan en çok onu kucakladık;Najviac si hľadal jej propagáciu;
Eğer aranan en çok onu kucakladık;Nejvíce si hledal její propagaci;
Eğer aranan en çok onu kucakladık;O máximo que você procurava era a sua promoção;
Eğer aranan en çok onu kucakladık;Useimmat Etsit oli hänen edistäminen;
Eğer aranan en çok onu kucakladık;Yang paling Anda cari adalah promosi nya;
Eğer aranan en çok onu kucakladık;Το πιο σας ζητείται η προώθηση της?
Eğer aranan en çok onu kucakladık;Наиболее вы пытались было ее продвижение по службе;
Eğer aranan en çok onu kucakladık;Най-много сте търсили е нейната промоция;
Eğer büyük bir fikir istiyorsanız dünyadaki herkesi kucaklamanız gerekir, bu birinci şey.Als je een groot idee wilt, moet je iedereen op de planeet omvatten. Dat is punt 1.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod