Ana içeriğe geç
Sözlük

kucak ile cümle

kucak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Eğer büyük bir fikir istiyorsanız dünyadaki herkesi kucaklamanız gerekir, bu birinci şey.Dacă vrei o idee importantă trebuie să îi cuprinzi în concepţia ei pe toţi oamenii de pe planetă.
Eğer büyük bir fikir istiyorsanız dünyadaki herkesi kucaklamanız gerekir, bu birinci şey.Ha egy fontos gondolatot akarsz, akkor a bolygó minden lakója között kell keresni. Ez az első.
Eğer büyük bir fikir istiyorsanız dünyadaki herkesi kucaklamanız gerekir, bu birinci şey.Ifall du strävar efter en stor idé, måste du innefatta alla på jorden, det är den första saken.
Eğer büyük bir fikir istiyorsanız dünyadaki herkesi kucaklamanız gerekir, bu birinci şey.Jeśli chcesz aby wielkie idee przetrwały, musisz dotrzeć z nimi do wszystkich na świecie, to pierwsza rzecz.
Eğer büyük bir fikir istiyorsanız dünyadaki herkesi kucaklamanız gerekir, bu birinci şey.당신이 진정 대단한 아이디어를 원한다면, 지구상의 모든 사람들을 포용해야 합니다. 바로 그것이 가장 첫번째의 속성입니다.
Eğer büyük bir fikir istiyorsanız dünyadaki herkesi kucaklamanız gerekir, bu birinci şey.Se quiserem uma grande ideia, têm de abranger toda a gente no planeta, essa é a primeira coisa.
Eğer büyük bir fikir istiyorsanız dünyadaki herkesi kucaklamanız gerekir, bu birinci şey.Si pretendes una gran idea tienes que englobar a todo el mundo, eso es lo primero.
Eğer büyük bir fikir istiyorsanız dünyadaki herkesi kucaklamanız gerekir, bu birinci şey.Ако искаш голяма идея, е нужно да прегърнеш всеки на планетата, това първо.
Eğer büyük bir fikir istiyorsanız dünyadaki herkesi kucaklamanız gerekir, bu birinci şey.אם אתם רוצים רעיון גדול, אתם צריכים לאמץ את כולם על הכוכב, זה הדבר הראשון.
Eğer büyük bir fikir istiyorsanız dünyadaki herkesi kucaklamanız gerekir, bu birinci şey.إذا أردت فكرة عظيمة فعليك أن تأخذ بعين الاعتبار جميع سكان هذا الكوكب، هذا هو الأمر الأول.
Eğer büyük bir fikir istiyorsanız dünyadaki herkesi kucaklamanız gerekir, bu birinci şey.それが第1のポイントです 2番目はオブジェクトの即時性です
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.EMC présente "Embrasser la transparence."
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.EMC presenteert: "Omarm transparantie."
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.EMC presenta "Abracemos la Transparencia".
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.EMC presenta "Accettare la trasparenza."
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.Az EMC bemutatja: "Az átláthatóság elfogadását".
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.EMC apresenta "Acolher a Transparência."
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.EMC giới thiệu "Embrace Transparency."
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.EMC가 "투명성을 받아들여라" 를 후원합니다.
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.EMC mempersembahkan "Rangkullah Keterbukaan."
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.EMC präsentiert "Heißen Sie Transparenz willkommen"
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.EMC prezentuje "Docenić przejrzystość".
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.EMC prezintă "Acceptă transparenţa cu braţele deschise"
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.EMC uvádí "Přijměte transparentnost".
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.EMC uvádza: "Prijmite transparentnosť".
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.EMC представляет "Примите Открытость".
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.EMC מציגה "אמץ שקיפות"
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.EMS præsenterer: "Tag gennemskueligheden til dig."
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.Η EMC παρουσιάζει: "Αποδεκτείτε τη Διαφάνεια."
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.ЕМС ви представя "Прегърнете прозрачността."
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.ІМС: презентує: "Схопи Прозорість".
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.إي إم سي يعرض "عناق الشفافية".
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.みなさんありがとう
En kötüsü ise, bu acıların öpücük ve kucaklaşmayla kardeşten kardeşe kanayarak nesillere taşınmasıydı.최악으로는 그 키스와 포옹을 통해서 형제에게서 형제에게로 피가 흘러
En kötüsü ise, bu acıların öpücük ve kucaklaşmayla kardeşten kardeşe kanayarak nesillere taşınmasıydı.les pires du moins, après le baiser et l"étreinte, saignant de frère en frère, dans les générations.
En kötüsü ise, bu acıların öpücük ve kucaklaşmayla kardeşten kardeşe kanayarak nesillere taşınmasıydı.בכל התלאות, למרות כל הנשיקות והחיבוקים, ודימם מאיש לאחיו,
En kötüsü ise, bu acıların öpücük ve kucaklaşmayla kardeşten kardeşe kanayarak nesillere taşınmasıydı.الاسواء على كل حال , خلال القبل والعناق , يتدفق من أخ لآخ و
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Akhirnya, bergerak ke depan, aku rasa kita harus merangkul rasa takut.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Alla fine, per andare avanti dobbiamo accettare la paura.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Em última análise, penso que temos de acolher o medo.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.En fin de compte, en avançant, je pense que nous devons embrasser la peur.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.En última instancia, avanzar, creo que tenemos que darle lugar al miedo.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.În cele din urmă, de acum înainte, cred că ar trebui să îmbrăţişăm frica.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.I sidste ende, for at komme videre, tror jeg vi skal tage frygt til os.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız. İşte bu ayıyı kafese koymalıyız!Зрештою, рухаючись вперед, ми подолаємо страх, засунемо того ведмедя у клітку.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.결국, 앞으로 나아가려면 두려움을 극복해야 한다고 생각합니다.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Koniec końców, by iść naprzód, musimy nauczyć się korzystać ze strachu.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Nakoniec, napredujúc, myslím, že musíme akceptovať strach.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Nói tóm lại, chúng ta phải coi sự sợ hãi là điều hết sức bình thường.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Schließlich, beim Voranschreiten sollten wir die Angst willkommen heißen.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Uiteindelijk, om vooruit te geraken, denk ik dat we angst moeten omarmen.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Végső soron, az előrelépéshez el kell fogadnunk a félelmeket.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.V zásadě myslím, že abychom se pohnuli dál, musím přijmout strach.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Ουσιαστικά, για να προχωρήσουμε μπροστά, πιστεύω πως πρέπει ν' ασπαστούμε το φόβο.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.В итоге, двигаясь вперёд, я думаю, нам нужно принять страх.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.В крайна сметка, движейки се напред във времето, мисля, че трябва да приемем страха.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.בסופו של דבר, לנוע קדימה, לדעתי עלינו לאמץ את הפחד.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.في نهاية المطاف، والمضي قدما، أعتقد أن لدينا إحتضان الخوف.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.受け入れなくてはならないのです あの熊を檻に入れるんです
Fakat cennette sonsuz yaşam onun parçası tutar. Eğer aranan en çok onu kucakladık;그러나 하늘은 영원한 생명을 자신의 일부를 유지합니다. 당신이 찾는 가장 그녀가 추진되었다;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod