Ana içeriğe geç
Sözlük

kubbe ile cümle

kubbe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Çatı altında gizli kubbesi vardır.Im Stockwerk darüber liegt ein Geheimraum.
Ayrıca o zamanlarda soğan kubbe tasarımı tam geliştirildi.Hinzu kommt noch, dass spätrömische Kupferprägungen auch schon damals sehr gern gefälscht wurden ...
İsrail yönetimi, Şalit’e bir zarar gelmesi durumunda, “Gök kubbenin yıkılacağı” tehdidinde bulundu.Israelische Regierungsstellen drohten, dass „der Himmel einstürzen wird“, sollte Schalit Leid geschehen.
Bölümler ise küçük kubbelerle örtülerek ana ibadet mekanı ile birleştirilmiştir.Die Zwischenräume der Kragsteine sind mit kleinen Basaltprismen ausgemauert.
Nasır Kubbe semtinde bir sene önce inşa edilmiş bir camiye defnedildi.Sie basiert auf den gleichnamigen Kuscheltier, das ein Jahr zuvor eingeführt wurde.
Bu halife Sahra Mescidini büyütüp yenileyerek Kubbet-üs-Sahra'yı yaptırmıştır.Sie sollte das von Mesmer praktizierte Heilverfahren erklären und untermauern.
Kubbe şekilli doğu kulesi şehrin başlıca simgesi sayılmaktadır.Städtebaulich besonders bedeutend ist der als Turm gestaltete Südabschluss des Hauptgebäudes.
Sekiz köşeli ve geniş kubbeli olarak yapılmıştır.Sie besteht aus 8 großen und einem kleinen Tragstein.
Kubbeli bir kilise olup dört kolon ve bir büyük, iki küçük kubbeye sahiptir.Die Kirche hat zwei Kuppeln, eine größere und eine kleinere.
Kilisenin kubbesinde çatlak oluşurken, bazı cam ve seramikleri de kırıldı.So wurde ein Riss in der Kuppel entdeckt und einige Fenster und Keramiken waren zersprungen.
Daha sonra kubbe veziri olmuştur.Später wird er Tempelritter.
Sekiz köşeli, tek kubbeli ve altüst pencerelidir.Er ist acht Fensterachsen breit und nur eine Fensterachse tief.
Önünda üç kubbeli bir tetimmesi (ekleyip, tamamlama) vardır.Er ordnete ihr drei Arten zu, die zuvor zu den Losbäumen (Clerodendron) gezählt wurden.
Tersine çevrilmiş bir kubbe tweeter, 1981'de Focal tarafından tasarlanmış ve geliştirilmiştir.Le tweeter à dôme inversé a été conçu et développé par Focal en 1981.
(Yeşil Kubbe) denilen Mevlana'nın türbesi dört fil ayağı (kalın sütun) üzerine yapılmıştır.Leur passade est rétribuée avec quatre pichets de vin.
Camii'nin tek kubbesi vardır.Lilly a seulement un caméo.
Ön tarafı düz arkası ise kubbelidir ( sikkelerde ve heykellerde) ve alt tarafı düz biter.Il y a donc une face avant (celle située dans la direction du déplacement) et une face arrière.
İç avlu 14 sütuna dayalı olup 18 kubbenin altındadır.La taxe était juste en dessous des quatorze chevaux.
Ziyaretçilere açık olan kubbeli kule, Berlin'in panoramik bir manzarasını sunmaktadır.La tour en forme de dôme est ouverte aux visiteurs et offre une vue panoramique sur Berlin.
Caminin üç kubbesi bulunmaktadır; minaresi de iki şerefelidir.Au dessus de celui-ci sont percées trois fenêtres, avec entre elles deux niches étroites.
Kubbe 1783'te tamamlanmıştır ve 20. yüzyılda bakır levhalarla kaplanmıştır.Vendue en 1784, elle est transformée en chai à vin le siècle suivant.
Ziyarete açık olan kubbe pek çok turistin ilgisini çekmektedir.Son authenticité attire de nombreux touristes.
Kubbe ortada dört payeye oturtulmuştur.Il faisait payer 4 sous par séance.
Üstü açık bir kubbede medfûndur.Il repose sur un porche ouvert.
Kubbenin yapımından sorumlu kişi yine Mimar Sinan'ın talebelerinden İsmail Çelebi'dir.Celui/l'homme qui invite) époux d'Izanami (イザナミ lit.
İsrail Demir Kubbe adı verilen füze savar sistemiyle roketlerin bir kısmını durdurdu.Le système de défense israélien Dôme de fer a intercepté une partie des projectiles.
Sadece kubbesi Osmanlı tarzıdır.C'est la seule espèce du genre Otocolobus.
Kilise kubbesindeki Pantokrator freski.Carte de la commune de Fresnay-l'Évêque.
Katedralin kilisesi dört apsise sahip kubbeli bir bazilikadır.L'église possède une abside en cul de four.
Çatısında kiremit kaplı bir kubbe bulunmaktadır.Il y a également un solarium sur le toit.
Çatısı iç kısımda 8 küçük kubbelidir.Le tube en lui-même comporte 18 rayures à droite.
Şapelin kubbesi Bernardino Poccetti tarafından yapıldı.Il est le maître de Bernardino Poccetti.
Hani gök kubbenin altında görülmüşmü eşin?Te reverrons nous, terre de nos amours ?
Kubbealtı Neşriyat. s. 320.BRILL. pp. 320.
1630'da kubbe veziri oldu.La toile est donc antérieure à 1630.
Kubbealtı Yayınları. ss. 400 sayfa.Québec Amérique , 400 pages.
Kubbe ortada dört payeye oturtulmuştur.Allí me pagaron en seguida cuarenta pesos.
(Yeşil Kubbe) denilen Mevlana'nın türbesi dört fil ayağı (kalın sütun) üzerine yapılmıştır.Sedum procumbens Schrank Sedum robustum (Velen.)
Kubbe 1783'te tamamlanmıştır ve 20. yüzyılda bakır levhalarla kaplanmıştır.La cúpula fue construida en 1783, y cubierta con chapas de cobre en el siglo XX.
Kubbet-üs-Sahra tekrar camiye çevirdi.Cucurbita mixta redirige aquí.
1964 yılında yürütülen restorasyon çalışmaları sırasında kubbesinde bulunan bazı freskler keşfedilmiştir.Trabajos de restauración del interior realizados en 1964 descubrieron frescos en su cúpula.
Nefes verdiğimizde ise gevşer ve kubbeleşir.Cuando son adultos su respiración es pulmonar y cutánea.
1519 - Kubbe inşaatı tamamlandı.1596: Termina la construcción.
1630'da kubbe veziri oldu.Con obispo desde 1600.
Kocatepe Camii kubbelerinden birinin içinden bir bölüm.Fragmento de borde de un vaso campaniforme inciso.
Sadece kubbesi Osmanlı tarzıdır.Es la única especie del género Oxymantis.
Yapı büyük bir kubbeyle örtülüdür.El resto es ocupado por una gran gota de grasa.
Sonra İstanbul'da kubbeveziri yapıldı.Más tarde se establecieron bases en Indochina.
Ana kubbe 8 sütuna oturur.Con el cual Tina recibe su octavo Grammy.
Milyonlarca yıl önce bir kubbe tektonik hareketler sonucu oluşmuştur.Las Machotas son resultado de una extrusión plutónica ocurrida hace millones de años.
Harimde mihrap önündeki büyük kubbeli kare hacim üç yönden daha küçük kubbeli hacimlerle kuşatılmıştır.Tiene tres quioscos en su cima rodeados por trece quioscos más pequeños.
Falcon 9 yakıt tankı duvarları ve kubbesi alüminyum lityum alaşımından yapılmıştır.Las paredes del tanque Falcon 9 y las cúpulas están hechas de aleación de aluminio-litio.
558 - Ayasofya'nın kubbesi çöktü.558: en Constantinopla colapsa la cúpula de la basílica de Santa Sofía.
Çatısı kubbe biçiminde olup, destek gerekmemektedir.No es necesaria su impresión en papel a modo de respaldo.
Çatı altında gizli kubbesi vardır.En el tejado hay un esquilón.
Bu yeni kubbe çok ilgi çekti.El nuevo edificio fue muy admirado.
Kare plan üzerine tek kubbeli bir ahşap yapıdır.Solo logró crear una única fábrica de telas de algodón.
Kubbe içinin kornişlerinin çinili olduğu bilinmektedir.Resulta interesante conocer que los virus pandémicos de influenza han llegado de China.
Hemen hiçbirinde kubbe ögesi yoktur.No habrá hambre aguda en el momento.
Kubbeler ise sağlam durumdadır.Los huesos están en buenas condiciones.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod