Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı.وعلى رؤوس الحيوانات شبه مقبب كمنظر البلور الهائل منتشرا على رؤوسها من فوق.
Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı.活 物 的 頭 以 上 、 有 穹 蒼 的 形 像 、 看 著 像 可 畏 的 水 晶 、 鋪 張 在 活 物 的 頭 以 上
Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı.活物 的 頭 以上 、 有 穹蒼 的 形像 、 看著 像 可畏 的 水晶 、 鋪張 在 活物 的 頭以上
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.A Bôh nazval oblohu nebom. A bol večer, a bolo ráno, druhý deň.
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.Chamou Deus ao firmamento céu. E foi a tarde e a manhã, o dia segundo.
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.Dieu appela l`étendue ciel. Ainsi, il y eut un soir, et il y eut un matin: ce fut le second jour.
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.Dio chiamò il firmamento cielo. E fu sera e fu mattina: secondo giorno
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.Dios llamó a la bóveda Cielos. Y fue la tarde y fue la mañana del segundo día
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.Ðức Chúa Trời đặt tên khoảng không là trời. Vậy, có buổi chiều và buổi mai; ấy là ngày thứ nhì.
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.Ðức_Chúa_Trời đặt tên khoảng_không là trời . Vậy , có buổi chiều và buổi_mai ; ấy_là ngày thứ nhì .
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.És nevezé Isten a mennyezetet égnek: és lõn este, és lõn reggel, második nap.
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.Het werd avond en het werd weer morgen: de tweede dag.
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.I nazval Bůh oblohu nebem. I byl večer a bylo jitro, den druhý.
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.I nazwał Bóg rozpostarcie niebem. I stał się wieczór, i stał się zaranek, dzień wtóry.
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.Ja Jumala kutsui vahvuuden taivaaksi. Ja tuli ehtoo, ja tuli aamu, toinen päivä.
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.하나님이 궁창을 하늘이라 칭하시니라 저녁이 되며 아침이 되니 이는 둘째 날이니라
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.Kubah itu dinamakan-Nya "Langit". Malam lewat dan jadilah pagi. Itulah hari yang kedua
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.Och Gud kallade fästet himmel. Och det vart afton, och det vart morgon, den andra dagen.
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.og Gud kaldte Hvælvingen Himmel. Og det blev Aften, og det blev Morgen, anden Dag.
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.Og Gud kalte hvelvingen himmel. Og det blev aften, og det blev morgen, annen dag.
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.Raztežje to pa je imenoval Bog nebo. In bil je večer, in bilo je jutro, dan drugi.
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.Und Gott nannte die Feste Himmel. Da ward aus Abend und Morgen der andere Tag.
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.Και εκαλεσεν ο Θεος το στερεωμα, Ουρανον. Και εγεινεν εσπερα και εγεινε πρωι, ημερα δευτερα.
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.И Бог нарече простора Небе. И стана вечер, и стана утро, ден втори.
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.И назвал Бог твердь небом. И был вечер, и было утро: день второй.
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.ויקרא אלהים לרקיע שמים ויהי ערב ויהי בקר יום שני׃
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.ودعا الله الجلد سماء. وكان مساء وكان صباح يوما ثانيا
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.神 稱 空 氣 為 天 . 有 晚 上 、 有 早 晨 、 是 第 二 日
Kubbeye ‹‹Gök›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.神稱 空氣 為天 . 有 晚上 、 有 早晨 、 是 第二日
Merkezdeki kubbede çocuk bakım merkezi, okullar,,... ...diş bakımı ve medikal bakım merkezleri olacaktır.A központi kupola alatt találhatók az óvodák/bölcsődék, iskolák, fogászati és orvosi rendelők.
Merkezdeki kubbede çocuk bakım merkezi, okullar,,... ...diş bakımı ve medikal bakım merkezleri olacaktır.I den centrala kupolen har man barnomsorg skolor, tandvård, sjukvård.
Merkezdeki kubbede çocuk bakım merkezi, okullar,,... ...diş bakımı ve medikal bakım merkezleri olacaktır.In de centrale koepel heb je kinderzorg scholen, tandartsen en medische zorg.
Merkezdeki kubbede çocuk bakım merkezi, okullar,,... ...diş bakımı ve medikal bakım merkezleri olacaktır.In der zentralen Kuppel haben wir Kinderbetreuung Schulen, zahnärztliche und medizinische Versorgung.
Merkezdeki kubbede çocuk bakım merkezi, okullar,,... ...diş bakımı ve medikal bakım merkezleri olacaktır.În domul din centru, avem grădiniţe, şcoli, stomatologie, îngrijire medicală.
Merkezdeki kubbede çocuk bakım merkezi, okullar,,... ...diş bakımı ve medikal bakım merkezleri olacaktır.Keskuskupolissa sijaitsevat lastenhoito, koulut, hammashoito, sairaanhoito.
Merkezdeki kubbede çocuk bakım merkezi, okullar,,... ...diş bakımı ve medikal bakım merkezleri olacaktır.Le dôme central comprend les garderies, les écoles, les soins dentaires et médicaux.
Merkezdeki kubbede çocuk bakım merkezi, okullar,,... ...diş bakımı ve medikal bakım merkezleri olacaktır.Nella cupola centrale vi sono i servizi per l'infanzia scuole, centri di cura medica e dentale.
Merkezdeki kubbede çocuk bakım merkezi, okullar,,... ...diş bakımı ve medikal bakım merkezleri olacaktır.V centrální kopuli je péče o děti školy, zubař, lékařská péče.
Merkezdeki kubbede çocuk bakım merkezi, okullar,,... ...diş bakımı ve medikal bakım merkezleri olacaktır.V centralni kupoli imamo oskrbo otrok, šole, zobozdravstvo, zdravstveno oskrbo.
Merkezdeki kubbede çocuk bakım merkezi, okullar,,... ...diş bakımı ve medikal bakım merkezleri olacaktır.Στον κεντρικό θόλο θα υπάρχει παιδική πρόνοια σχολεία, οδοντιατρική πρόνοια, υγιειονομική πρόνοια.
Merkezdeki kubbede çocuk bakım merkezi, okullar,,... ...diş bakımı ve medikal bakım merkezleri olacaktır.В централния купол ще се помещават център за детски грижи, училища, зъболекарски център, медицински център.
Merkezdeki kubbede çocuk bakım merkezi, okullar,,... ...diş bakımı ve medikal bakım merkezleri olacaktır.В центральном здании будут размещаться детские сады, школы, стоматологии и др. медицинские учреждения.
Merkezdeki kubbede çocuk bakım merkezi, okullar,,... ...diş bakımı ve medikal bakım merkezleri olacaktır.في القبة المركزية لديك رعاية الأطفال مدارس، مراكز العناية بالأسنان، ومراكز الرعاية الطبية.
Onun bir kubbe sayılması gerektiğini iddia ettik.אז טענו שזה צריך להחשב ככיפה.
Onun bir kubbe sayılması gerektiğini iddia ettik.Also haben wir auf der Basis argumentiert, dass es ein Dom ist.
Onun bir kubbe sayılması gerektiğini iddia ettik.Deci l-am prezentat ca fiind un dom.
Onun bir kubbe sayılması gerektiğini iddia ettik.E abbiamo argomentato che si trattava di una cupola.
Onun bir kubbe sayılması gerektiğini iddia ettik.Et nous l'avons donc défendu sur le fait que c'est un dôme.
Onun bir kubbe sayılması gerektiğini iddia ettik.저희는 돔 형태의 장점들에 대해서 주장했습니다.
Onun bir kubbe sayılması gerektiğini iddia ettik.Na nossa argumentação defendemos as vantagens de se tratar de uma cúpula.
Onun bir kubbe sayılması gerektiğini iddia ettik.Przekonywaliśmy więc, że jest kopułą. Przekonywaliśmy więc, że jest kopułą.
Onun bir kubbe sayılması gerektiğini iddia ettik.Vì vậy chúng tôi đã đấu tranh cho nó trên danh nghĩa là một mái vòm.
Onun bir kubbe sayılması gerektiğini iddia ettik.We argumenteerden dus dat het een koepel is.
Onun bir kubbe sayılması gerektiğini iddia ettik.Y entonces lo justificamos diciendo que se trataba de una cúpula.
Onun bir kubbe sayılması gerektiğini iddia ettik.Мы настаивали на том, что в сущности это купол.
Onun bir kubbe sayılması gerektiğini iddia ettik.Спорихме за него, защото в същност е купол.
Onun bir kubbe sayılması gerektiğini iddia ettik.وهكذا، فقد جادلنا حول الأسس الموضوعية لكونها قبة.
Onun bir kubbe sayılması gerektiğini iddia ettik.交渉しました 泡は 堂々たるモール内の建物に並んで
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Bright brillait sur les toits, les dômes, les clochers,
"Parlak, çatılar, kubbeler, kulesi, parlıyordu"Bright chiếu những mái nhà, mái vòm, những ngọn tháp,