Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Og det lød en røst ovenover hvelvingen som var over deres hode; når de stod, senket de sine vinger.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.tetapi dari atas kubah yang di atas kepala mereka, masih terdengar bunyi suara
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Und wenn sie stillstanden und die Flügel niederließen, so donnerte es in dem Himmel oben über ihnen.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.И глас се издаде от горе из простора, който бе над главите им; и като се спряха спуснаха крилата си.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.И голос был со свода, который над головами их; когда они останавливались, тогда опускали крылья свои.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.ויהי קול מעל לרקיע אשר על ראשם בעמדם תרפינה כנפיהן׃
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.فكان صوت من فوق المقبب الذي على رؤوسها. اذا وقفت ارخت اجنحتها.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.在 他 們 頭 以 上 的 穹 蒼 之 上 有 聲 音 . 他 們 站 住 的 時 候 、 便 將 翅 膀 垂 下
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.在 他 們頭 以上 的 穹蒼 之上 有 聲音 . 他 們 站住 的 時候 、 便 將 翅膀 垂下
Kaplumbağaları,ancak sadece kubbe kabuklu olan türü gördü bu yüzden sırlarını anlayamadıA văzut ţestoasele, chiar dacă numai pe cele cu carapace dom, aşa că nu le-a văzut secretul.
Kaplumbağaları,ancak sadece kubbe kabuklu olan türü gördü bu yüzden sırlarını anlayamadıÔng thấy những con rùa, dù chỉ mỗi một loại rùa mai vòm nên ông chưa thấy được bí mật của chúng
Kaplumbağaları,ancak sadece kubbe kabuklu olan türü gördü bu yüzden sırlarını anlayamadıViděl i želvy, ale jen ty s kulatým krunýřem, nepoznal tedy jejich tajemství.
Kaplumbağaları,ancak sadece kubbe kabuklu olan türü gördü bu yüzden sırlarını anlayamadıΕίδε τις χελώνες αλλά μόνο αυτές με το θολωτό καβούκι... άρα, δεν είδε το μυστικό τους.
Kaplumbağaları,ancak sadece kubbe kabuklu olan türü gördü bu yüzden sırlarını anlayamadıОн видел галапагосских черепах, но не сумел разгадать их тайну.
Kaplumbağaları,ancak sadece kubbe kabuklu olan türü gördü bu yüzden sırlarını anlayamadı,הוא ראה את הצבים .רק את אלה בעלי השריון המקומר .אך לא גילה את סודם
Kaplumbağaları,ancak sadece kubbe kabuklu olan türü gördü bu yüzden sırlarını anlayamadıرأى السلاحف , مع فقط نوع القبة الصدفية لذلك لا يرى سرّهم
Kubbede inanılmaz fazla su var, hem temiz hem de kirli-su.Dalla cupola arriva un'enorme quantità d'acqua, comprese le acque di scarico.
Kubbede inanılmaz fazla su var, hem temiz hem de kirli-su.De Dome heeft een grote hoeveelheid water dat eraf loopt, en ook veel afvalwater.
Kubbede inanılmaz fazla su var, hem temiz hem de kirli-su.Der Dome verarbeitet unglaublich grosse Wassermengen, u.a. auch Schmutzwasser.
Kubbede inanılmaz fazla su var, hem temiz hem de kirli-su.Domul colectează o cantitate incredibilă de apă care se scurge de pe el, alături de apa reziduală.
Kubbede inanılmaz fazla su var, hem temiz hem de kirli-su.El domo tiene una increíble cantidad de agua pasando por él así como agua de deshecho.
Kubbede inanılmaz fazla su var, hem temiz hem de kirli-su.Há uma enorme quantidade de água a escorrer da cúpula, bem como águas residuais.
Kubbede inanılmaz fazla su var, hem temiz hem de kirli-su.이 돔은 굉장한 양의 물이 지나갑니다, 폐수도 포함해서 이죠.
Kubbede inanılmaz fazla su var, hem temiz hem de kirli-su.Le dôme nécessite une quantité d'eau incroyable pour le laver, qui devient des eaux usées.
Kubbede inanılmaz fazla su var, hem temiz hem de kirli-su.Z Millenium Dome spływa niesamowita ilość wody, jak również dużo ścieków.
Kubbede inanılmaz fazla su var, hem temiz hem de kirli-su.В Куполе обращается неимоверное количество воды, а также сточных отходов.
Kubbede inanılmaz fazla su var, hem temiz hem de kirli-su.От купола се стича невероятно количество вода, както и отпадни води.
Kubbede inanılmaz fazla su var, hem temiz hem de kirli-su.כמויות מים עצומות נשטפות מהכיפה, בנוסף לשפכים.
Kubbede inanılmaz fazla su var, hem temiz hem de kirli-su.القبة تنساب عليها كمية هائلة من المياة إضافة إلى مياة الصرف
Kubbede inanılmaz fazla su var, hem temiz hem de kirli-su.それだけ排水も出ます パビリオンでは水処理を紹介します
Kubbedeki mücevher gibi renkler gerçekten çarpıcı!Třpytivé barvy jsou opravdu skvělé.
Kubbede temel uzayımız gösteriliyor.제작되었습니다
Kubbede temel uzayımız gösteriliyor.תצוגות החלל המובילות שלנו בתוך הכיפה.
Kubbede temel uzayımız gösteriliyor.عروضنا الرئيسية عن الفضاء في القبة.
Kubbede temel uzayımız gösteriliyor.でも ここでご覧になられているのは
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.A môžeme nadväzovať sieťové spojenie medzi hvezdárňami a školskými triedami.
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.A můžeme navazovat síťové spojení mezi hvězdárnami a školními třídami.
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.Dan kami dapat menjejaringkan antara kubah-kubah planetarium dengan ruang-ruang kelas.
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.És hálózatba tudjuk kötni a kupolákat és az osztálytermeket.
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.Et nous relions les dômes à des salles de classe.
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.상영관과 학교 사이를 연결할 수도 있습니다.
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.Podemos interligar observatórios e salas de aula.
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.Şi putem conecta domuri şi săli de clasă.
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.Und wir können Kuppeln mit Klassenzimmer vernetzen.
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.Và chúng tôi có thể lập mạng lưới giữa các vòm và phòng học.
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.We kunnen zelfs planetaria en schoollokalen netwerken.
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.Y conectamos cúpulas. Y podemos conectar cúpulas y aulas.
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.Και μπορούμε να έχουμε δίκτυο μεταξύ θόλων και αιθουσών διδασκαλίας.
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.И можем да свържем обсерватории с класни стаи.
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.И мы можем соединяться между планетариями и учебными классами.
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.Ми можемо співпрацювати між куполами та навчальними класами.
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.אנו יכולים לרשת בין כיפות וכיתות לימוד.
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.ويمكننا الربط بين القباب وقاعات الدراسة.
Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.私たちは実際に宇宙の旅を
Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı.Di atas kepala makhluk-makhluk itu terbentang sesuatu yang seperti kubah dari kristal yang kemilau
Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı.그 생물의 머리 위에는 수정 같은 궁창의 형상이 펴 있어 보기에 심히 두려우며
Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı.Ở trên đầu vật sống , thấy một vòng khung , giống như thủy_tinh dễ_sợ , giãi ra trên đầu chúng_nó .
Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı.Ở trên đầu vật sống, thấy một vòng khung, giống như thủy tinh dễ sợ, giãi ra trên đầu chúng nó.
Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı.Над головами животных было подобие свода, как вид изумительного кристалла, простертого сверху над головами их.
Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı.ודמות על ראשי החיה רקיע כעין הקרח הנורא נטוי על ראשיהם מלמעלה׃