Bu, bambudan yapılmış jeodezik bir kubbe.Esta é uma cúpula geodésica feita de bambu.
Bu, bambudan yapılmış jeodezik bir kubbe.Es una cúpula geodésica de bambú.
Bu, bambudan yapılmış jeodezik bir kubbe.Ez egy geodéziai kupola bambuszból.
Bu, bambudan yapılmış jeodezik bir kubbe.Iar acesta este un dom geodezic tot din bambus.
Bu, bambudan yapılmış jeodezik bir kubbe.Il s'agit d'un dôme géodésique, fait de bambou.
Bu, bambudan yapılmış jeodezik bir kubbe.Ini adalah kubah geodesik dari bambu.
Bu, bambudan yapılmış jeodezik bir kubbe.이것은 대나무로 만들어진 측지선(지오데식) 돔입니다.
Bu, bambudan yapılmış jeodezik bir kubbe.La cupola geodetica è fatta di bambù.
Bu, bambudan yapılmış jeodezik bir kubbe.Ta kopuła geodezyjna też.
Bu, bambudan yapılmış jeodezik bir kubbe.Tohle je geodetická kupole vybudovaná z bamusu.
Bu, bambudan yapılmış jeodezik bir kubbe.Toto je geodetická stanica postavená z bambusu.
Bu, bambudan yapılmış jeodezik bir kubbe.Αυτός είναι ένας γεωδαιτικός θόλος κατασκευασμένος από μπαμπού.
Bu, bambudan yapılmış jeodezik bir kubbe.Това е геодезически купол, изработен от бамбук.
Bu, bambudan yapılmış jeodezik bir kubbe.Это геодезический купол из бамбука.
Bu, bambudan yapılmış jeodezik bir kubbe.זו כיפה גיאודזית שעשויה מבמבוק.
Bu, bambudan yapılmış jeodezik bir kubbe.وهذه القبة الجيوديزية مصنوعة من الخيزران
Bu, bambudan yapılmış jeodezik bir kubbe.竹のジオデシックドームを見たら
Bu kilise, klasik bir bazilika formunda, kubbe haçın ortasının üstünde yer alıyor.Kościół zbudowany jest na planie bazyliki, w której sklepienie kopuły wznosi się nad planem krzyża.
Bu kilise, klasik bir bazilika formunda, kubbe haçın ortasının üstünde yer alıyor.(Ж) Это базиликальный храм (Ж) с куполом над средокрестием.
Bu resmi, katedraldeki mihraba tam kubbenin altına yerleştirmeyi planlıyorlar. .Przechodząc przed głównym ołtarzem można przeczytać na posadzce następującą inskrypcję:
Bu resmi, katedraldeki mihraba tam kubbenin altına yerleştirmeyi planlıyorlar. .Ідучи повз головний вівтар, можна роздивитися на самому споді напис:
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.Acest software poate funcţiona în reţea între domuri.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.A szoftvert a planetáriumok között hálózatba lehet kötni.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir. Biz bunun büyüyen bir kullanıcı kitlesiyiz.Este software también puede conectarse entre cúpulas.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.Ce logiciel peut aussi être mis en réseau entre plusieurs dômes.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.Deze software kan ook verschillende planetaria in een netwerk verbinden.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.Diese Software kann auch zwischen verschiedenen Kuppeln vernetzt werden.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.또한, 이 소프트웨어는 돔상영관끼리 연결할 수도 있고,
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.Oprogramowanie pozwala na łączenie kopuł.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.Perangkat lunak ini juga dapat dijejaringkan di antara kubah-kubah planetarium.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.Phần mềm có thể kết nối mạng giữa các vòm.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.Questo software può anche essere messo in rete tra gli osservatori.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.Rovněž můžeme tento program sdílet po síti mezi hvězdárnami.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.Taktiež môžeme tento program zdieľať po sieti medzi hvezdárňami.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.Também pode ser colocado em rede entre observatórios.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.Αυτό το λογισμικό μπορεί επίσης να δικτυωθεί με θόλους προβολής.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.Този софтуер може да се включи в мрежа между обсерватории.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.Ця програма може створювати зв'язки між астрокуполами.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.Это ПО позволяет так же связываться по сети между планетариями.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.ניתן גם לרשת את התוכנה בין הכיפות.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.هذا البرنامج أيضًا يمكن توصيله شبكيًا بين القباب.
Bu yazılım aynı zamanda kubbeler arasına bağlanabilir.ユーザー基盤を広げています
D.C.'deki binaların yüksekliğini 40 metre ile kısıtlıyor, kuleler, hisarlar, kubbeler ve minareler dışında.첨탑이나 탑, 돔 등을 제외하고 워싱턴 내의 건물들의 고도를 130피트로 제한하는 것이었습니다.
D.C.'deki binaların yüksekliğini 40 metre ile kısıtlıyor, kuleler, hisarlar, kubbeler ve minareler dışında.C.での建物の高さは 尖塔やドーム、ミナレットを除いて 約40メートル(130 フィート) 以下に制限されています
D.C.'deki binaların yüksekliğini 40 metre ile kısıtlıyor, kuleler, hisarlar, kubbeler ve minareler dışında.limita la altura de los edificios en D.C. a 40 metros, excepto las agujas, torres, cúpulas y alminares.
D.C.'deki binaların yüksekliğini 40 metre ile kısıtlıyor, kuleler, hisarlar, kubbeler ve minareler dışında.Mieć więcej niż 40 m. Wyjątkiem są wieże, kopuły oraz minarety.
D.C.'deki binaların yüksekliğini 40 metre ile kısıtlıyor, kuleler, hisarlar, kubbeler ve minareler dışında.מגביל את גובה הבניינים בוושינגטון ל 42 מטר, חוץ ממגדלי כנסיות, מגדלים, כיפות וצריחי מסגד.
D.C.'deki binaların yüksekliğini 40 metre ile kısıtlıyor, kuleler, hisarlar, kubbeler ve minareler dışında.يحد من ارتفاع المباني في العاصمة. إلى 130 قدما، وباستثناء القمم المستدبة والأبراج والقباب والمآذن.
Dijital Evren yaptığımız uzay şovlarının esas parçası -- Kubbede temel uzayımız gösteriliyor.Cyfrowy Wszechświat jest podstawą naszych pokazów kosmicznych, głównych pokazów w kopule.
Dijital Evren yaptığımız uzay şovlarının esas parçası -- Kubbede temel uzayımız gösteriliyor.Universul Digital este baza spectacolului spaţial pe care îl prezentăm principalul nostru spectacol din dom.
Dijital Evren yaptığımız uzay şovlarının esas parçası -- Kubbede temel uzayımız gösteriliyor.Цифровий Всесвіт є основою для проведення наших космічних шоу - наших основних космічних шоу в астрокуполі.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.A bolo čuť hlas zponad oblohy, ktorá bola nad ich hlavou. A keď tedy stály, spustily svoje krýdla.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.A gdy stały i spuszczały skrzydła swoje, tedy był szum z wierzchu nad rozpostarciem, które było nad głową ich.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Byl také zvuk svrchu nad oblohou, kteráž byla nad hlavou jejich, když stála a spustila křídla svá.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Ci fu un rumore al di sopra del firmamento che era sulle loro teste
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Det drønede oven over Hvælvingen over deres Hoveder; men når de stod, sænkede de Vingerne.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.그 머리 위에 있는 궁창 위에서부터 음성이 나더라 그 생물이 설때에 그 날개를 드리우더라
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.lõn kiáltás a mennyezeten felül, a mely vala fejök felett, [és] õk megállván, leeresztik vala szárnyaikat.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Lúc chúng nó dừng lại và xủ cánh xuống, thì từ nơi vòng khung trên đầy có tiếng vang ra.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Lúc chúng_nó dừng lại và xủ cánh xuống , thì từ nơi vòng khung trên đầy có tiếng_vang ra .