kuşku ile cümle
kuşku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Bo zaiste nigdzie nie przyjął Aniołów, ale nasienie Abrahamowe przyjął.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Căci negreşit, nu în ajutorul îngerilor vine El, ci în ajutorul seminţei lui Avraam.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Car assurément ce n`est pas à des anges qu`il vient en aide, mais c`est à la postérité d`Abraham.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Denn er nimmt sich ja nicht der Engel an, sondern des Samens Abrahams nimmt er sich an.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Egli infatti non si prende cura degli angeli, ma della stirpe di Abramo si prende cura
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.For engler tar han sig jo ikke av, men Abrahams ætt tar han sig av;
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.이는 실로 천사들을 붙들어 주려 하심이 아니요 오직 아브라함의 자손을 붙들어 주려 하심이라
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Lebo, tak sa nazdám, nezaujíma sa anjelov, ale sa zaujíma semena Abrahámovho,
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Mert nyilván nem angyalokat karolt fel, hanem az Ábrahám magvát karolta fel.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Neboť nepřijal andělů, ale símě Abrahamovo přijal.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Nyatalah bahwa bukan malaikat yang ditolong-Nya, melainkan keturunan Abraham
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Pois, na verdade, não presta auxílio aos anjos, mas sim � descendência de Abraão.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Porque ciertamente él no tomó para sí a los ángeles, sino a la descendencia de Abraham
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Saj se pač ne poteza za angele, ampak za seme Abrahamovo se poteza.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Sillä ei hän ota huomaansa enkeleitä, vaan Aabrahamin siemenen hän ottaa huomaansa.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Thi det er jo dog ikke Engle, han tager sig af, men Abrahams Sæd tager han sig af.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Ty det är ju icke änglar som han tager sig an; det är Abrahams säd som han tager sig an.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Vì quả thật không phải Ngài đến vùa giúp các thiên sứ, bèn là vùa giúp dòng dõi của Áp-ra-ham.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Vì quả_thật không phải Ngài đến vùa giúp các thiên_sứ , bèn là vùa giúp dòng_dõi của Áp - ra-ham .
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Wij weten allemaal dat Hij Zich het lot van engelen niet aantrekt, maar wel van de nakomelingen van Abraham.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Διοτι βεβαιως δεν ανελαβεν αγγελων φυσιν, αλλα σπερματος Αβρααμ ανελαβεν.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Затова, както казва Светият Дух: – "Днес, ако чуете гласа му,
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Ибо не Ангелов восприемлет Он, но восприемлет семяАвраамово.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Справді бо не ангелів приймав, а насінне Авраамове приймав.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.כי אמנם לא במלאכים החזיק כי אם בזרע אברהם החזיק׃
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.لانه حقا ليس يمسك الملائكة بل يمسك نسل ابراهيم
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.他 並 不 救 拔 天 使 、 乃 是 救 拔 亞 伯 拉 罕 的 後 裔
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.他 並不救拔 天使 、 乃是 救拔 亞伯拉罕 的 後裔
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Áno, vzal by som ho na svoje plece a ovinul by som si ho sťa korunu!
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Bizony én azt a vállamon hordanám, és korona gyanánt a fejemre tenném!
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Ca să -i port scrisoarea pe umăr, s'o leg de fruntea mea ca o cunună;
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Ciertamente yo la llevaría sobre el hombro, y me la ceñiría cual corona
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Czylibym jej na ramieniu swojem nie nosił? a nie przywiązałbym jej sobie miasto korony?
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Ik zou die op mijn schouders willen nemen en als een kroon opzetten.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Je porterai son écrit sur mon épaule, Je l`attacherai sur mon front comme une couronne;
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.내가 어깨에 메기도 하고 면류관처럼 머리에 쓰기도 하며
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.maka dengan bangga akan kupasang pada bahu, dan sebagai mahkota kulekatkan di kepalaku
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Por certo eu a levaria sobre o ombro, sobre mim a ataria como coroa.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Res, na rami svoji bi jo nosil in si jo navezal kakor venec!
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Sandelig, tog jeg det på min Skulder, kransed mit Hoved dermed som en Krone,
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Sannelig, jeg skulde ta det på min skulder, jeg skulde feste det til mitt hode som en krone;
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Sannerligen, jag skulle då bära den högt på min skuldra, såsom en krona skulle jag fästa den på mig.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Tôi quả hẳn sẽ mang trạng từ ấy trên vai mình, Ðội nó trên đầu tôi như một mão triều thiên.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Tôi quả hẳn sẽ mang trạng_từ ấy trên vai mình , Ðội nó trên đầu tôi như một mão triều thiên .
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Totisesti, olkapäälläni sitä kantaisin, sitoisin sen päähäni seppeleeksi.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Víť Bůh, nenosil-li bych ji na rameni svém, neotočil-li bych ji sobě místo koruny.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.vorrei certo portarlo sulle mie spalle e cingerlo come mio diadema
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Wahrlich, dann wollte ich sie auf meine Achsel nehmen und mir wie eine Krone umbinden;
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Βεβαιως ηθελον βαστασει αυτο επι του ωμου μου, ηθελον περιδεσει αυτο στεφανον επ' εμε
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Ето, на рамо щях да го нося, За венец щях да го привържа на себе си!
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Я носил бы ее на плечах моих и возлагал бы ее, как венец;
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.אם לא על שכמי אשאנו אענדנו עטרות לי׃
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.فكنت احملها على كتفي. كنت اعصبها تاجا لي.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.願 那 敵 我 者 所 寫 的 狀 詞 在 我 這 裡 我 必 帶 在 肩 上 、 又 綁 在 頭 上 為 冠 冕
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.願那敵 我 者 所 寫 的 狀詞 在 我這裡 我 必帶 在 肩上 、 又綁在頭 上 為 冠冕
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.Boć zaprawdę bez kłamstwa będą mowy moje, a mąż doskonały w umiejętności jest przed tobą.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.Fii încredinţat, cuvîntările mele nu sînt minciuni, ci ai a face cu un om cu simţăminte curate.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.For sannelig, mine ord er ikke falske; en mann med fullkommen kunnskap har du for dig.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.Ik vertel u de waarheid, want ik ben een man met feilloos inzicht.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.Ja, förvisso skola mina ord icke vara lögn; en man med fullgod insikt har du framför dig.