kuşku ile cümle
kuşku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.Quando o viram, o adoraram; mas alguns duvidaram.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.Toen zij Hem daar zagen, vielen zij voor Hem neer. Maar sommigen wisten niet wat zij ervan moesten denken.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.Und da sie ihn sahen, fielen sie vor ihm nieder; etliche aber zweifelten.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.Και ιδοντες αυτον προσεκυνησαν αυτον, τινες δε εδιστασαν.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.И като Го видяха, поклониха Му се; а някои се усъмниха.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.и, увидев Его, поклонились Ему, а иные усомнились.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.І, побачивши Його, поклонились Йому; инші ж сумнились.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.ויהי כראותם אתו וישתחוו לו ומקצתם נחלקו בלבם׃
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.ولما رأوه سجدوا له ولكن بعضهم شكّوا.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.他 們 見 了 耶 穌 就 拜 他 . 然 而 還 有 人 疑 惑
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.他 們見 了 耶穌 就 拜 他 . 然而 還 有 人 疑惑
İyi tanımlanmış kurallarla bir kuramın doğruluğunu hiç kuşkusuz kanıtlamak.정리가 참인지 의심하는 것을 없애기 위해 잘 만들어진 규칙을 사용하는 것이 증명입니다.
İyi tanımlanmış kurallarla bir kuramın doğruluğunu hiç kuşkusuz kanıtlamak.שימוש בחוקים מבוססים היטב כדי להוכיח מעבר לכל ספק שמשפט כלשהו נכון.
İyi tanımlanmış kurallarla bir kuramın doğruluğunu hiç kuşkusuz kanıtlamak.استخدام قواعد اساسية لاثبات وترسيخ النظريات على انها صحيحة
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.Ahhoz, hogy a közönség élvezze a csalást, először is be kell szüntesse a hitetlenségét.
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.Ca înşelătoria să placă publicul trebuie mai întâi să își suspende scepticismul.
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.Để có thể thích thú với việc bị lừa, người khán giả trước hết phải dẹp nỗi hoài nghi qua một bên.
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.속임을 당하는 것을 즐기려면 관중들은 우선 불신감을 저만치 밀쳐 둬야 하죠.
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.Om van bedrog te genieten, moet het publiek eerst zijn ongeloof opschorten.
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.Para apreciar ser iludido, o público, primeiro, deve suspender a sua descrença.
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.Para disfrutar el engaño el público primero debe suspender su incredulidad [d-i-s-b-e-l-i-e-f].
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.Per divertirsi con l'inganno, il pubblico deve prima sospendere le proprie credenze.
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.Pour aimer être trompé un public doit d'abord suspendre son incrédulité.
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.Pro radost ze svého podvedení musí publikum nejprve potlačit své pochyby.
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.Um Täuschung zu genießen, muss das Publikum zuerst allen Unglauben beiseite lassen.
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.Untuk menikmati ditipu, penonton harus terlebih dahulu menangguhkan rasa percayanya.
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.Żeby oszukiwany miał przyjemność, widownia musi najpierw zawiesić niedowierzanie.
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.Απολαμβάνουμε να εξαπατούμαστε, ένα κοινό πρέπει πρώτα να ανακαλέσει την δυσπιστία του.
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.Для наслаждения обманом зрители должны, прежде всего, на время отключить своё недоверие.
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.Для насолоди обманом глядачі повинні, насамперед, на якийсь час відключити свою недовіру.
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.За да се радва на измамата, публиката първо трябва да отложи своето недоверие.
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.כדי להנות מהטעיה, הקהל חייב קודם להשהות את חוסר האמונה שלו.
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.كي تستمتع بالأنخداع يجب على الحضور ،في باديء الأمر، ان يقطع الشك .
Kandırılmaktan hoşlanmak için seyirci önce kuşkularından kurtulmalıdır.観客は疑いを 一時保留する必要があります この心の受容的状態に初めて言及したのは
Kardeş kuşkusuz, her şeyi beceriksizlik olduğu kadar örtbas etmeye çalıştıA nővére ugyan megpróbálta eltussolni a félszeg mindent, mint
Kardeş kuşkusuz, her şeyi beceriksizlik olduğu kadar örtbas etmeye çalıştı언니보다시피 모든 어색함만큼을 충당하기 위해 노력해
Kardeş kuşkusuz, her şeyi beceriksizlik olduğu kadar örtbas etmeye çalıştıהאחות אמנם ביקש לכסות על המבוכה של דבר ככל
Kardeş kuşkusuz, her şeyi beceriksizlik olduğu kadar örtbas etmeye çalıştıشقيقة المسلم سعى للتغطية على كل شيء من الاحراج بقدر
Kardeş kuşkusuz, her şeyi beceriksizlik olduğu kadar örtbas etmeye çalıştı時間が経って、可能な限り、そして、彼女は自然にそれで多くの成功を得た。
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Ai đã định độ lượng nó, Và giăng dây mực trên nó, ngươi có biết chăng?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Ai đã định độ_lượng nó , Và giăng dây_mực trên nó , ngươi có biết chăng ?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Chi ha fissato le sue dimensioni, se lo sai, o chi ha teso su di essa la misura
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Cine i -a hotărît măsurile, ştii? Sau cine a întins frînghia de măsurat peste el?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Hvem bestemte dens Mål - du kender det jo - hvem spændte Målesnor ud derover?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Hvem fastsatte vel dens mål? Vet du det? Eller hvem spente målesnor ut over den?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Kdo je določil mero njeno, če menda veš? ali kdo je čeznjo potegnil merno vrvico?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Kdo rozměřil ji, víš-li? Aneb kdo vztáhl pravidlo na ni?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Ki határozta meg mértékeit, ugyan tudod-é; avagy ki húzta el felette a mérõ zsinórt?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?누가 그 도량을 정하였었는지 누가 그 준승을 그 위에 띄웠었는지 네가 아느냐
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Kto položil jej rozmery, keď vieš? Alebo kto roztiahol po nej šnúru?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Któż uczynił rozmierzenie jej? powiedz, jeżli wiesz; albo kto sznur nad nią rozciągnął?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Kuka on määrännyt sen mitat - tottapa sen tiedät - tahi kuka on vetänyt mittanuoran sen ylitse?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Quem lhe fixou as medidas, se é que o sabes? ou quem a mediu com o cordel?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Qui en a fixé les dimensions, le sais-tu? Ou qui a étendu sur elle le cordeau?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?¿Quién determinó sus medidas? Porque tú lo debes saber. ¿O quién extendió sobre ella un cordel
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Siapakah menentukan luasnya dunia? Siapakah membentangkan tali ukuran padanya? Tahukah engkau jawabannya
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Vem har fastställt hennes mått -- du vet ju det? Och vem spände sitt mätsnöre ut över henne?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Weet u hoe haar afmetingen werden vastgesteld en wie dat alles heeft nagemeten? Kom, vertel op!
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Weißt du, wer ihr das Maß gesetzt hat oder wer über sie eine Richtschnur gezogen hat?
Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine?Τις εθεσε τα μετρα αυτης, εαν εξευρης; η τις ηπλωσε σταθμην επ' αυτην;