kuşku ile cümle

kuşku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İsa hemen elini uzatıp onu tuttu. Ona, ‹‹Ey kıt imanlı, neden kuşku duydun?›› dedi.Jezus pa precej iztegne roko in ga prime ter mu reče: Malovernež, čemu si dvomil?
İsa hemen elini uzatıp onu tuttu. Ona, ‹‹Ey kıt imanlı, neden kuşku duydun?›› dedi.Jézus pedig azonnal kinyújtván kezét, megragadá õt, és monda néki: Kicsinyhitû, miért kételkedél?
İsa hemen elini uzatıp onu tuttu. Ona, ‹‹Ey kıt imanlı, neden kuşku duydun?›› dedi.예수께서 즉시 손을 내밀어 저를 붙잡으시며 가라사대 믿음이 적은 자여 왜 의심하였느냐 하시고
İsa hemen elini uzatıp onu tuttu. Ona, ‹‹Ey kıt imanlı, neden kuşku duydun?›› dedi.Niin Jeesus kohta ojensi kätensä, tarttui häneen ja sanoi hänelle: "Sinä vähäuskoinen, miksi epäilit?"
İsa hemen elini uzatıp onu tuttu. Ona, ‹‹Ey kıt imanlı, neden kuşku duydun?›› dedi.Och strax räckte Jesus ut handen och fattade i honom och sade till honom: »Du klentrogne, varför tvivlade du?»
İsa hemen elini uzatıp onu tuttu. Ona, ‹‹Ey kıt imanlı, neden kuşku duydun?›› dedi.Og Jesus rakte straks hånden ut og tok fatt i ham og sa til ham: Du lite troende! hvorfor tvilte du?
İsa hemen elini uzatıp onu tuttu. Ona, ‹‹Ey kıt imanlı, neden kuşku duydun?›› dedi.Og straks udrakte Jesus Hånden og greb ham, og han siger til ham: "Du lidettroende, hvorfor tvivlede du?"
İsa hemen elini uzatıp onu tuttu. Ona, ‹‹Ey kıt imanlı, neden kuşku duydun?›› dedi.Tức thì Ðức Chúa Jêsus giơ tay ra nắm lấy người, mà nói rằng: Hỡi người ít đức tin, sao ngươi hồ nghi làm vậy?
İsa hemen elini uzatıp onu tuttu. Ona, ‹‹Ey kıt imanlı, neden kuşku duydun?›› dedi.Και ευθυς ο Ιησους εκτεινας την χειρα επιασεν αυτον και λεγει προς αυτον Ολιγοπιστε, εις τι εδιστασας;
İsa hemen elini uzatıp onu tuttu. Ona, ‹‹Ey kıt imanlı, neden kuşku duydun?›› dedi.И Исус веднага простря ръка, хвана го, и му рече: Маловерецо, защо се усъмни?
İsa hemen elini uzatıp onu tuttu. Ona, ‹‹Ey kıt imanlı, neden kuşku duydun?›› dedi.Иисус тотчас простер руку, поддержал его и говорит ему: маловерный! зачем ты усомнился?
İsa hemen elini uzatıp onu tuttu. Ona, ‹‹Ey kıt imanlı, neden kuşku duydun?›› dedi.Ісус же простяг зараз руку, вхопив його, й рече до него: Маловіре, чого всумнив ся еси?
İsa hemen elini uzatıp onu tuttu. Ona, ‹‹Ey kıt imanlı, neden kuşku duydun?›› dedi.וימהר ישוע לשלח את ידו ויחזק בו ויאמר אליו קטן האמונה למה לחק לבך׃
İsa hemen elini uzatıp onu tuttu. Ona, ‹‹Ey kıt imanlı, neden kuşku duydun?›› dedi.ففي الحال مدّ يسوع يده وامسك به وقال له يا قليل الايمان لماذا شككت.
İsa hemen elini uzatıp onu tuttu. Ona, ‹‹Ey kıt imanlı, neden kuşku duydun?›› dedi.耶 穌 趕 緊 伸 手 拉 住 他 、 說 、 你 這 小 信 的 人 哪 、 為 甚 麼 疑 惑 呢
İsa hemen elini uzatıp onu tuttu. Ona, ‹‹Ey kıt imanlı, neden kuşku duydun?›› dedi.耶穌趕緊 伸手 拉住 他 、 說 、 你 這小信 的 人 哪 、 為甚麼 疑惑 呢
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.A on im povedal: Prečo ste predesení, a prečo vzchádzajú také myšlienky vo vašom srdci?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.Dar El le -a zis: ,,Pentru ce sînteţi turburaţi? Şi dece vi se ridică astfel de gînduri în inimă?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.Ele, porém, lhes disse: Por que estais perturbados? e por que surgem dúvidas em vossos corações?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.És monda nékik: Miért háborodtatok meg, és miért támadnak szívetekben okoskodások?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.I dí jim: Co se strašíte a myšlení vstupují na srdce vaše?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.In jim reče: Kaj se plašite? in zakaj dvomljive misli obhajajo vaša srca?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.I rzekł im: Czemuście się zatrwożyli, i czemu myśli wstępują do serc waszych?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.예수께서 가라사대 어찌하여 두려워하며 어찌하여 마음에 의심이 일어나느냐
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.Ma egli disse: «Perché siete turbati, e perché sorgono dubbi nel vostro cuore
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.Mais il leur dit: Pourquoi êtes-vous troublés, et pourquoi pareilles pensées s`élèvent-elles dans vos coeurs?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.Men han sade till dem: »Varför ären I så förskräckta, och varför uppstiga tvivel i edra hjärtan?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.Mutta hän sanoi heille: "Miksi olette hämmästyneet, ja miksi nousee sellaisia ajatuksia teidän sydämeenne?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.Ngài phán rằng : Sao các ngươi bối_rối , và sao trong lòng các ngươi nghi làm_vậy ?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.Ngài phán rằng: Sao các ngươi bối rối, và sao trong lòng các ngươi nghi làm vậy?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.Og han sagde til dem: "Hvorfor ere I forfærdede? og hvorfor opstiger der Tvivl i eders Hjerter?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.Og han sa til dem: Hvorfor er I forferdet, og hvorfor opstiger tvilende tanker i eders hjerte?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.Pero él les dijo: --¿Por qué estáis turbados, y por qué suben tales pensamientos a vuestros corazones
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.Tetapi Yesus berkata, "Mengapa kalian takut? Mengapa timbul keragu-raguan dalam hatimu
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.Und er sprach zu ihnen: Was seid ihr so erschrocken, und warum kommen solche Gedanken in euer Herz?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi."Waarom zijn jullie zo van streek?" vroeg Hij. "Waarom twijfelen jullie eraan of Ik het werkelijk ben?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.Και ειπε προς αυτους Δια τι εισθε τεταραγμενοι; και δια τι αναβαινουσιν εις τας καρδιας σας διαλογισμοι;
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.И Той им рече: Защо се смущавате? И защо се пораждат такива мисли в сърцата ви?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.І рече їм: Чого стрівожились? і чого думки встають у серцях ваших?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.Но Он сказал им: что смущаетесь, и для чего такие мысли входят в сердца ваши?
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.ויאמר אליהם מה זה אתם נבהלים ועל מה זה מחשבות עלות בלבבכם׃
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.فقال لهم ما بالكم مضطربين ولماذا تخطر افكار في قلوبكم.
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.耶 穌 說 、 你 們 為 甚 麼 愁 煩 . 為 甚 麼 心 裡 起 疑 念 呢
İsa onlara, ‹‹Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?›› dedi.耶穌說 、 你 們為 甚 麼愁煩.為甚麼 心 裡起 疑念 呢
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.A keď ho videli, klaňali sa mu, ale niektorí pochybovali.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.Ale ujrzawszy go, pokłonili mu się; lecz niektórzy wątpili.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.A uzřevše ho, klaněli se jemu. Ale někteří pochybovali.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.Cînd L-au văzut ei, I s'au închinat, dar unii s'au îndoit.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.Cuando le vieron, le adoraron; pero algunos dudaron
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.És mikor megláták õt, leborulának elõtte; némelyek pedig kételkedének.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.In ko ga ugledajo, ga molijo; nekateri pa dvomijo.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.Ja kun he näkivät hänet, niin he kumartaen rukoilivat häntä, mutta muutamat epäilivät.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.Khi môn đồ thấy Ngài, thì thờ lạy Ngài; nhưng có một vài người nghi ngờ.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.Khi môn_đồ thấy Ngài , thì thờ lạy Ngài ; nhưng có một_vài người nghi_ngờ .
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.예수를 뵈옵고 경배하나 오히려 의심하는 자도 있더라
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.Och när de fingo se honom, tillbådo de honom. Dock funnos några som tvivlade.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.Og da de så ham, tilbad de ham; men nogen tvilte.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.Og da de så ham tilbade de ham; men nogle tvivlede.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.Quand ils le virent, ils se prosternèrent devant lui. Mais quelques-uns eurent des doutes.
İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi.Quando lo videro, gli si prostrarono innanzi; alcuni però dubitavano
İlgili Sayfalar