kuşku ile cümle
kuşku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu kuşkusuz çok pahalı bir zafer olacak.Bezpochyby to bude velice nákladné vítězství. Budete svůj triumf vychutnávat na hromadě trosek.
Bu kuşkusuz çok pahalı bir zafer olacak.Możecie znaleźć się na kupie ruin. Nie obawiamy się tego.
Bu kuşkusuz çok pahalı bir zafer olacak.Počivali boste na kupu ruševin. Ne bojimo se ruševin.
Bu kuşkusuz çok pahalı bir zafer olacak.Δεν υπάρχει αμφιβολία θα είναι ένα πολύ ακριβός θρίαμβος.
Bu kuşkusuz çok pahalı bir zafer olacak.Това несъмнено ще бъде много скъпа победа.
Buna kuşku yok.There\'92s kein Zweifel.
Bunlar daha çok pratik uygulamalar. Ama bu teknoloji içerisinde kuşkusuz bir güzellik barındırıyor.Toto sú praktickejšie aplikácie, ale s touto technológiou je spojená aj určitá krása.
Bununla beraber, bu bulgunun diğer altgruplar için ne derece geçerli olabileceği kuşkuludur.Cu toate acestea, nu este clar≤ m≤sura în care aceast≤ constatare s-ar aplica ªi altor subgrupuri.
Bununla beraber, bu bulgunun diğer altgruplar için ne derece geçerli olabileceği kuşkuludur.In hoeverre dit ook geldt voor andere subgroepen is echter onduidelijk.
Bununla beraber, bu bulgunun diğer altgruplar için ne derece geçerli olabileceği kuşkuludur.I vilken mån detta även gäller andra undergrupper är dock oklart.
Bununla beraber, bu bulgunun diğer altgruplar için ne derece geçerli olabileceği kuşkuludur.Nem egyértelmű viszont, hogy ez a megállapítás mennyiben érvényes más alcsoportokra is.
Bununla beraber, bu bulgunun diğer altgruplar için ne derece geçerli olabileceği kuşkuludur.On kuitenkin epäselvää, missä määrin tämä havainto pätee muihin käyttäjien alaryhmiin.
Bütün bunlar kuşku uyandırıyor.Kaikkea tätä on hieman vaikea sulattaa.
Bütün bunlar kuşku uyandırıyor.Todo esto es difícil de creer.
Bütün bunlar kuşku uyandırıyor.Tudo isto custa a engolir.
Bütün bunlar kuşku uyandırıyor.Tutto questo è difficile da mandare giù.
Bütün bunlar kuşku uyandırıyor.Всё это как-то трудно переварить.
Bu ülkenin sakinleri, hiç kuşkusuz farkında mısınız, efendim, acayip. önemli kişiyi tokalaşırken bağımlısı.이 나라의 거주자, 아니 의심대로 알고, 선생님, 특히 아르 저명한 분이 함께 악수에 중독.
Bu ülkenin sakinleri, hiç kuşkusuz farkında mısınız, efendim, acayip. önemli kişiyi tokalaşırken bağımlısı.Obyvatelé této země, jak jistě víte, pane, jsou zvlášť závislý na podávání rukou s významnými osobnostmi.
Bu ülkenin sakinleri, hiç kuşkusuz farkında mısınız, efendim, acayip. önemli kişiyi tokalaşırken bağımlısı.Obyvatelia tejto krajiny, ako iste viete, pane, sú zvlášť závislý na podávaní rúk s významnými osobnosťami.
Bu ülkenin sakinleri, hiç kuşkusuz farkında mısınız, efendim, acayip. önemli kişiyi tokalaşırken bağımlısı.Prebivalci te dežele, saj ni dvoma veste, gospod, se posebej nujen zasvojen z rokovanjem z uglednih osebnosti.
Bu ülkenin sakinleri, hiç kuşkusuz farkında mısınız, efendim, acayip. önemli kişiyi tokalaşırken bağımlısı.سكان هذا البلد ، كما لا شك تعلمون ، سيدي الرئيس ، هي بشكل غريب مدمن على مصافحة شخصيات بارزة.
Bu ülkenin sakinleri, hiç kuşkusuz farkında mısınız, efendim, acayip. önemli kişiyi tokalaşırken bağımlısı.著名な人物と握手をして中毒。 それは氏ビッカーステスまたはあなた自身がなる人物を知っているかもしれないと思われました
Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur.""As grandes descobertas estão protegidas pela incredulidade geral."
Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur."Große Entdeckungen werden durch öffentliche Ungläubigkeit geschützt."
Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur."Grote ontdekkingen worden beschermd door publiek ongeloof."
Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur."커다란 발견은 대중적 의구심이 보호한다."
Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur."Le grandi scoperte sono protette dall'incredulità pubblica".
Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur."Les grandes découvertes sont protégées par l'incrédulité publique. "
Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur."Los grandes descubrimientos están protegidos por la incredulidad pública".
Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur."Marile descoperiri sunt protejate de neîncrederea publică."
Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur."Những khám phá lớn được bảo vệ bởi sự hoài nghi của công chúng".
Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur."Velké objevy jsou chráněny nedůvěrou veřejnosti."
Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur."Wielkie odkrycia chroni powszechne niedowierzanie".
Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur."Големите открития са защитени от обществената скептичност."
Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur."אבל כפי שמארשל מאקלוהן אמר, "רק סודות קטנים צריכים הגנה.
Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur.""الإكتشافات الكبيرة يحميها التشكيك العلني
Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur."電力革命と石油革命はどちらも
Bu yüzden WikiLeaks'den bahsettim, kuşkusuz çünkü tüm bu malzemeyi yayınlamaktan daha açık ne olabilirdi?Abbiamo menzionato WikiLeaks perché cosa potrebbe essere più libero che la pubblicazione di tutti i materiali?
Bu yüzden WikiLeaks'den bahsettim, kuşkusuz çünkü tüm bu malzemeyi yayınlamaktan daha açık ne olabilirdi?Am menţionat WikiLeaks fiindcă desigur ce poate fi mai deschis de atât în publicarea tuturor materialelor?
Bu yüzden WikiLeaks'den bahsettim, kuşkusuz çünkü tüm bu malzemeyi yayınlamaktan daha açık ne olabilirdi?Então eu referi o WikiLeaks porque o que poderá ser mais claro do que publicar todo o material?
Bu yüzden WikiLeaks'den bahsettim, kuşkusuz çünkü tüm bu malzemeyi yayınlamaktan daha açık ne olabilirdi?He mencionado WikiLeaks, porque ¿qué podría ser más abierto que publicar todo el material?
Bu yüzden WikiLeaks'den bahsettim, kuşkusuz çünkü tüm bu malzemeyi yayınlamaktan daha açık ne olabilirdi?Ich habe WikiLeaks erwähnt, weil - was könnte offener sein, als all dieses Material zu veröffentlichen?
Bu yüzden WikiLeaks'den bahsettim, kuşkusuz çünkü tüm bu malzemeyi yayınlamaktan daha açık ne olabilirdi?Ik sprak van WikiLeaks, wat kon immers meer open zijn dan al dat materiaal te publiceren?
Bu yüzden WikiLeaks'den bahsettim, kuşkusuz çünkü tüm bu malzemeyi yayınlamaktan daha açık ne olabilirdi?J'ai mentionné WikiLeaks car quoi de plus libre que de publier toutes ces documents?
Bu yüzden WikiLeaks'den bahsettim, kuşkusuz çünkü tüm bu malzemeyi yayınlamaktan daha açık ne olabilirdi?제가 위키리크스를 언급해드렸죠, 그 이유는 다른 어떤 것이 이런 자료들 보다도 더 개방적이겠어요?
Bu yüzden WikiLeaks'den bahsettim, kuşkusuz çünkü tüm bu malzemeyi yayınlamaktan daha açık ne olabilirdi?Takže jsem zmínila WikiLeaks, protože co by mohlo být otevřenější než zveřejnění všech materiálů?
Bu yüzden WikiLeaks'den bahsettim, kuşkusuz çünkü tüm bu malzemeyi yayınlamaktan daha açık ne olabilirdi?Tôi nói về WikiLeaks, vì hẳn là không có gì cởi mở hơn là công bố toàn bộ tài liệu?
Bu yüzden WikiLeaks'den bahsettim, kuşkusuz çünkü tüm bu malzemeyi yayınlamaktan daha açık ne olabilirdi?Wspomniałam WikiLeaks, ponieważ bardziej jawnie niż opublikować wszystko, chyba nie można?
Bu yüzden WikiLeaks'den bahsettim, kuşkusuz çünkü tüm bu malzemeyi yayınlamaktan daha açık ne olabilirdi?Έτσι ανέφερα τα Γουίκι Λικς επειδή τι θα μπορούσε να ήταν πιο ανοιχτό από τη δημοσιοποίηση όλου του υλικού;
Bu yüzden WikiLeaks'den bahsettim, kuşkusuz çünkü tüm bu malzemeyi yayınlamaktan daha açık ne olabilirdi?Тому я й згадала WikiLeaks, адже що може бути відвертішим за публікування такого матеріалу?
Bu yüzden WikiLeaks'den bahsettim, kuşkusuz çünkü tüm bu malzemeyi yayınlamaktan daha açık ne olabilirdi?אז הזכרתי את וויקיליקס, כי בוודאי מה יכול להיות פתוח יותר מאשר פרסום כל החומר?
Bu yüzden WikiLeaks'den bahsettim, kuşkusuz çünkü tüm bu malzemeyi yayınlamaktan daha açık ne olabilirdi?لهذا ذكرت ويكيليكس ، لأن ما الذي يمكن أن يحدث .. أكثر صراحة من نشر تلك المواد؟
Bu yüzden WikiLeaks'den bahsettim, kuşkusuz çünkü tüm bu malzemeyi yayınlamaktan daha açık ne olabilirdi?ウィキリークスの話 しましたよね この機密文書を全公開する以上に オープンなことはないと思いませんか ジュリアン・アサンジは それをやってくれたわけです
Çiçekçi önlüğünü, daha sonra mavi yakayla değiştirdi. Annem kuskus yapardı, kuskus yapmaya devam etti.A îmbrăcat haine de florar pentru munca sa; mama făcea cușcuș, ea a continuat să facă cușcuș.
Çin üzerine olan videoda söylediğim gibi bu konuda kuşkularım var,Dluh by mohl zdražit (Takže, dluh by mohl zdražit v USA} A pokud řeknu, dluh podraží, úrokové sazby se zvýší.
Çin üzerine olan videoda söylediğim gibi bu konuda kuşkularım var,Oni albo prawdopodobnie zostaną w Chinach, albo mogą się przeprowadzić jeśli chińska waluta się umocni.
Çocukları yetiştirdi. Berberice ve kuskusla büyüdüm ben.Había que criar a los hijos y me alimentaron de idioma cabilio y cuscús.
Çocukları yetiştirdi. Berberice ve kuskusla büyüdüm ben.Sono stato allevato a couscous e lingua cabila.
‹‹ ‹Deneme kuşkusuz gelecek. Kılıcın küçümsediği asa varlığını sürdüremezse ne olur? Böyle diyor Egemen RAB.›I stało się słowo Pańskie do mnie, mówiąc: