kuşku ile cümle

kuşku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunların en önemlisi kuşkusuz eski 8 Real'dir.Τα κυρίως φυσικά χαρακτηριστικά του `Οττο είναι άγνωστα.
Bu karışıklığın sebebi hiç kuşkusuz kaynaklarda yeterli bilgi bulunmayışıdır.Η καταγωγή του είναι άγνωστη αφού δεν υπάρχουν διαθέσιμες αρκετές πληροφορίες.
Şimdi Harry'e karşı daha kuşkucudur ama yine de teklifi kabul eder.Ο Χάρι αρχικά είναι διστακτικός αλλά μετά συμφωνεί.
Amcası başta bunu bilmemektedir ancak zamanla kendisinden kuşkulanmaya başlar.Τα παίρνει μαζί του, δίχως αρχικά να τα δώσει ιδιαίτερη σημασία.
"Temizlenen, Rabbinin adını anıp O'na kulluk eden kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir.I din herres navn, han som skabte, skabte mennesket .
Daha sonra ikisine de sinirlenip küskün olur.Bagefter tav begge i vrede.
Kuşkusuz Tom Hanks'in bir sonraki projesi daha az pahalı değildi.Martin Nyrops projekt viste sig at være overraskende ringe.
Mitos ve Kuşku.Tvivl og tro.
2004-2005 sezonu kuşkusuz Osasuna için en unutulmaz sezonlardan birisi oldu.2005-06-sæsonen skulle blive en af de mest mindeværdige for Henry på det personlige plan.
Moskova Metrosu kuşkusuz dünyanın en çok yolcu taşıyan metrosudur.Moskvas metro er en af verdens mest travle undergrundsbaner.
Security (güvenlik, emniyet) Riskten, tehlikeden ve kuşkudan uzak olma derecesini belirler.Sikkerhed er graden af beskyttelse mod fare, beskadigelse, tab og kriminalitet.
Bunlar tartışmasız ve kuşkusuz kabul edilmek zorundadır.Hans baggrund er omdiskuteret og sandsynligvis umulig at stadfæste nærmere.
Aslında sen, yıllarca içten içe kuşkulandığım şeyi doğruladın.Jeg har gentagne gange omtalt de ubeskrivelige forfølgelser, de led under i løbet af de år.
"Büyük kuşku...Hans største ønske er "...
Kuşkusuz, aradan geçen yıllar boyunca hep aynı resmi yaptı demiyorum.Bladets logo har stort set været uændret i alle årene.
Kuskusgiller 10 yaşına kadar varabilir.Saltsøkrebs kan leve i op til et år.
300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.Mindst 300 personer omkommer.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.Tårup og Kvols kom til Gl.
Bunlardan en önemlisi hiç kuşku yok ki Havza heyetidir.Den største af disse er Idre Fjäll.
Hiç kuşkusuz, bu çekici sabit bir nokta değildir.Bogstaverne er dog ikke noget sikkert holdepunkt.
Bu nedenle herkes Tom'dan kuşkulanır.Alle låter er skrevet av Tom Trussel.
Bunlar tartışmasız ve kuşkusuz kabul edilmek zorundadır.Den er imidlertid kontroversiell og må regnes som uavklart.
Modern biliminsanlarının Aspasia’nın tarihsel gerçekliğiyle ilgili kuşkuculuğunun nedeni de budur.Dette er grunnen til at moderne forskere uttrykker sin skepsis om den faktiske historikken i Aspasias liv.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.Hund og katt er er eksempler på dette.
Eskiden kuskuğuk diye adlandırıldı.Tidligere kalt Toldbørsen.
Böylekle olmakla birlikte, diğer partiler Barış Partisi'ne hala kuşkuyla yaklaşmaktaydı.Etter fredsavtalen oppstod det imidlertid flere voldelige konfrontasjoner mellom partene.
Bulgur, pirinç ve kuskustan daha besleyicidir.Bulgur er noe mer næringsrikt enn ris og couscous.
300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.60 mennesker omkom i skjelvet.
Kuşkusuz Tom Hanks'in bir sonraki projesi daha az pahalı değildi.Anne Marie Zieglers henrettelse var ikke noe mer barmhjertig.
Küskünüm efendim."«Tertitten».
Aralarındaki küskünlüğü giderirler.Isåfall deles byttet mellom dem.
Bauer, bunalım ve aşırı kuşkudan muzdaripti.Lady Byron ble økende frustrert og desperat.
Moskova Metrosu kuşkusuz dünyanın en çok yolcu taşıyan metrosudur.Indios Verdes er metroens mest brukte stasjon.
Mitos ve Kuşku.Elementer og Mythos.
Bunun üzerine Armande sahneden gayet küskün olarak ayrılır.Demikianlah Edom memberontak kekuasaan Yehuda dan terlepas seterusnya.
Bu ödemeler kuşkusuz ki söz konusun toplumların geçim durumunu ciddi biçimde etkileyecektir.Maksudnya, pengusaha yang melakukan pengelakan pajak dengan cara menekan biayanya secara tidak wajar.
Aşırı kuşkucu bir adam olmuştur.Seorang pria tampak sangat mencurigakan.
Başlarda birçok havayolu şirketi 747'ye kuşkuyla yaklaşıyordu.Pada mulanya, banyak perusahaan penerbangan yang ragu terhadap Boeing 747.
Kuşkusuz bu adımı hep birlikte büyüteceğiz.Nama Cujam berbagi dengan ω Her.
"Temizlenen, Rabbinin adını anıp O'na kulluk eden kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir.Abid berarti orang yang menyembah Tuhan dengan merendahkan diri dan berkhidmat serta taat kepadaNya.
Kuşkusuz pek çok mal ve hizmet, pek çok kullanıcı tarafından talep edilmektedir.Ada, namun, sejumlah proses dan layanan energi yang banyak digunakan di banyak industri.
Onların münasebetsizce işe karışmaları hem Etrüskleri hem de Fenikelileri kuşkulandırdı.Akibatnya, hubungan mereka diliputi oleh permusuhan dan kecurigaan.
Uçar kuskusgiller küçük gruplar içersinde yaşar.Layang-layang batu hidup dalam kelompok kecil.
Neorealizmin kurucusu kuşkusuz olarak Kenneth Waltz'dır.Teori ini berbeda dengan neorealisme defensif-nya Kenneth Waltz.
Ama kuşkusuz her evcil hayvan evde beslenemez.Agar binatang buas tidak bisa masuk sembarangan ke dalam rumah.
Yani dogmalar, tartışılmaz, kendilerinden kuşku duyulamaz.Kami tidak mempercayai cakap-cakap kosongmu bahkan meragui kenabianmu.
Kuşkuşu: Bulgur ile unun küçük yuvarlaklar haline getirilmesiyle ve suda kaynatılmasıyla yapılan yemek.Makanan lain yakni mega mendhung, yaitu makanan kecil yang terbuat dari hungkwe berwarna biru dan putih.
Kuşkusuz böyle bir manevra daha büyük seyir ustalığı gerektirmektedir.Untuk itu seorang dalang harus mempunyai bekal keilmuan yang sangat banyak.
Kuşkusuz bu evcilleştirme, o toplumun yerleşik kültürünün yönelimleri tarafından belirlenmişti.Ternyata, ia sedang diburu sebagai bagian dari kebudayaan masyarakat di sana.
Moskova Metrosu kuşkusuz dünyanın en çok yolcu taşıyan metrosudur.Seoul Metropolitan Subway adalah sistem metro bawah tanah dengan total jarak rute terpanjang di dunia.
Ancak bu konuda çok az bilgi olduğundan, iddialar ancak kuşku olarak kalmıştır.Sebaliknya bila tidak memenuhi jumlah IP minimal tersebut, maka yang bersangkutan dinyatakan gugur.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.Padahal sejak awal ketemuan, mereka seperti kucing dan anjing.
Ama şimdi onların diğerlerinden daha uyanık olduklarından kuşkulanmaya başladım." diyerek gösterir.Jadi, dialah yang paling berpengaruh kepadaku dibanding orang lain."
Bir ucu açık borularda kuşkusuz ki, bir doğuşkanlar dizisi vardır.Sedangkan di Kabupaten Subang, di antaranya adalah di Pantai Blanakan.
Eserinde bu durumu "İktidar sorunu kuşkusuz her devrimin en önemli sorunudur.Như vậy, ta có thể thấy vấn đề chính quyền là vấn đề cơ bản của mọi cuộc cách mạng xã hội.
Bu nedenle herkes Tom'dan kuşkulanır.Vì thế ta thấy mỗi người đều nên đổ tội.
Kuşkusuz pek çok mal ve hizmet, pek çok kullanıcı tarafından talep edilmektedir.Một mạng tiêu biểu sẽ mang nhiều dịch vụ và nhiều yêu cầu dịch vụ từ nhiều người sử dụng cùng một lúc.
Kuşkusuz bu büyük bir yanılgıydı.Đấy là một sai lầm trọng đại.
Tüykuyruklu kuskus ise Yeni Gine'de yaşar.Loài bướm Papilio laglaizei sinh sống ở New Guinea .
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.Công ơn ấy, tôi không bao giờ quên.
İlgili Sayfalar