kuşku ile cümle
kuşku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Anadolu'da yaratılan diğer bir etki de kuşkusuz ekonomik yaşamda yeni dinamiklerin ortaya çıkmasıdır.Tým musí vyřešit další anomálii, která se objeví v nákupním centru.
Eskiden kuskuğuk diye adlandırıldı.Kdysi se mu říkalo Ľadová kopa.
Mitos ve Kuşku.Mýtus a význam.
Dogmatizmin karşıtı septisizm yani şüphecilik, kuşkuculuktur.Protikladem je doktrinářství, dogmatismus.
Bu Papa'yı biraz kuşkulandırdı.To znamenalo pro papežství vážnou ránu.
Kuşkusuz bu egemenliğin yanı sıra ahşap kirişlemeli düz tavan örtünün tümüyle ortadan kalktığı söylenemez.Neméně hloupé by však bylo se domnívat, že okamžikem uzavření chrámu přestalo existovat úplně.
Bu kıble kapısı üzerine; “Hiç kuşkusuz, mescitler Allah içindir.Aceasta este poarta Domnului; drepții vor intra într însa.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.Se adaugă pisica și câinele.
Bu nedenle herkes Tom'dan kuşkulanır.Prin urmare, toată lumea e criminală.
Saldırgan değildir, ama hoşlanmadığı kimseler kuşkuyla yaklaşır.Să rămână în afară cel ce are îndoieli.
Amcası başta bunu bilmemektedir ancak zamanla kendisinden kuşkulanmaya başlar.Deși la început pare că nu-l cunoaște, dar ea își amintește la timp pentru a îi salva.
Mitos ve Kuşku.Îndoială și credință.
2004-2005 sezonu kuşkusuz Osasuna için en unutulmaz sezonlardan birisi oldu.Sezonul 2005-2006 a reprezentat unul dintre cele mai bune sezoane ale lui Pădurețu din întreaga sa carieră.
Vitoria, İspanya'nın Amerika'daki fetihlerinin haklılığına da kuşkuyla bakıyordu.Victoria a fost, de asemenea, suspicioasă în legătură cu mișcările ruse în India.
Polis ondan kuşkulandı.Poliția îl suspectează.
Böyle bir şeyin olabileceğinden kuşkulandım.Am suspectat că s-ar putea întâmpla așa ceva.
Keşke benden kuşkulanmaktan vazgeçsen.Aș vrea să încetezi să te mai îndoiești de mine.
Tom Mary'nin şaka yaptığından kuşkulandı.Tom a suspectat că Mary a glumit.
Tom Mary'nin şaka yaptığından kuşkulandı.Tom a bănuit că Mary a glumit.
Onun tehlikeli olduğundan kuşkulandım.Am suspectat că e periculos.
Ondan her zaman kuşkulandım.Întotdeauna l-am suspectat.
Hayatımın aşkı olduğumdan kuşkulanmaya başlıyorum.Încep să bănuiesc că eu sunt iubirea vieții mele.
O kuşkusuz geç kalacak.El va întârzia cu siguranță.
Onlar kuşkusuz iyi bir takım.Ei sunt, fără îndoială, o echipă bună.
Kuşkusuz bu adımı hep birlikte büyüteceğiz.Mindentudó hírneve megszilárdul.
2004-2005 sezonu kuşkusuz Osasuna için en unutulmaz sezonlardan birisi oldu.2004-2005-ös szezon rendkívül emlékezetes maradt az Osasuna híveinek.
Aşırı kuşkucu bir adam olmuştur.Rendkívül bogaras ember volt.
Kuşkulu maddeler yakılıp yok edilir.A májsejteket megfertőzik és elpusztítják.
Bu yüzden Kalkolitik Çağ yerleşimi kuşkulu görünmektedir.Tehát a felvilágosodás-kori haladás ígérete megkérdőjelezhető.
Bu generaller kuşkusuz ki aynı zamanda seçmenleri olan askerleriin güvenini kaybetmeyi göze alamazlardı.A lengyelek ekkor még nem hagyták cserben a jóváhagyásukkal megtelepedett lovagokat.
Varsayıma göre insanlar doğru olmayan bir şeye inanırlarsa sürekli kuşkular yaşayacaklardır.Aki azt állítja, hogy az élet hiábavalóság, az esztétikailag él.
Light artık Kira soruşturma ekibinde ve L hâlâ ondan kuşkuludur.L-t lenyűgözik Light nyomozói képességei, de ennek ellenére még mindig hiszi, hogy ő volt Kira.
Mitos ve Kuşku.Bizalom és gyanakvás.
Kuşkusuz Stalin, bunu görebiliyordu.Erről valószínűleg Lenin is tudott.
Avrupa kuşkucusu bir çizgidedir.Európai modell megkérdőjelezése.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.Sosem féltem a folytatásoktól.
Kuşkusuz bu büyük bir yanılgıydı.Ez azonban óriási tévedés volt.
Kuşkusuz Tom Hanks'in bir sonraki projesi daha az pahalı değildi.Andrésen későbbi művészi pályája egyébként nem igazán jelentős.
Yalnızca Eurylokhos kuşkulanıp dışarıda kalır.Egyedül az Enrjakudzsi maradt sértetlenül.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.Kuono on esimerkiksi koiralla ja kissalla.
Kuşkusuz bu büyük bir yanılgıydı.Tämä oli kuitenkin valtava virhe.
Kuşkusuz bu adımı hep birlikte büyüteceğiz.Nimi on yleistymässä.
Bunların en önemlisi kuşkusuz eski 8 Real'dir.Muita merkityksiä on täsmennyssivulla Osmo.
Mitos ve Kuşku.Epäily ja usko.
Bauer, bunalım ve aşırı kuşkudan muzdaripti.Taylor oli paniikissa ja epäröi.
Avrupa kuşkucusu bir çizgidedir.Kirjopikarililja on eurooppalainen laji.
Bu rüzgarın yeni ilişkileri bir oya gibi öreceğine hiç kuşku yoktur.Tuulalla ei tunnu olevan käsitystä, että mies viettää illat huippuluokan jääkiekko-otteluiden erotuomarina.
Tüykuyruklu kuskus ise Yeni Gine'de yaşar.Pussipetolajeja elää myös Uudessa-Guineassa.
Kuşkulu maddeler yakılıp yok edilir.Sidelistat kalvoitetaan ja tapitetaan.
Evine gelen konuklara da kuşkuyla bakar.Taloon sai myös kutsua vieraita.
Fakat uzun terimlerin kullanımına kuşkuyla bakılıyor.Pitkä-aikaisesta korroosionkestävyydestä on kuitenkin olemassa epäilyksiä.
İtalya henüz savaşa girmeden Mussolini'ye kuşkularını dile getirmişti.Mussolini ei hyväksynyt Italian sotaa Turkkia vastaan 1911.
Kuşkusuz Tom Hanks'in bir sonraki projesi daha az pahalı değildi.Η επόμενη ταινία του Χανκς δεν ήταν λιγότερο ακριβή.
Kuşkusuz daima Başbakanımız Necmettin Erbakan'ın kumandası altında olduk.Θα είμαι πάντα περήφανος, που είχα την τιμή να διοικώ το Σώμα του Νιζεγκορόντσκ!
Kuşkusuz bu büyük bir yanılgıydı.Ήταν ένα μεγάλο λάθος.
Magneto, X-Men'in ilk ve hiç kuşkusuz en büyük düşmanıdır.Ο Magneto είναι ο βασικός εχθρός των X-Men (Μαζί με τον Apocalypse).
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.«Ποτέ δεν υπήρξε κανένας δισταγμός.
Ancak Antik yazarların onun varlığından kuşku duymadıkları söylenebilir.Οι αρχαίοι συγγραφείς δεν αναφέρουν κάτι περί της ίδρυσής της.
Sonrasında her çeşit otoriteden kuşku duymaya başladı ve şüpheci bir tavır geliştirdi.Στη συνέχεια έγινε βουλευτής και σταδιακά ανέλαβε διάφορα υπουργικά αξιώματα.
Yani dogmalar, tartışılmaz, kendilerinden kuşku duyulamaz.Αυτό βέβαια το γνωρίζουν οι αεροναυτιλόμενοι και δεν τους προξενεί σύγχυση.