kuşku ile cümle

kuşku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Böylekle olmakla birlikte, diğer partiler Barış Partisi'ne hala kuşkuyla yaklaşmaktaydı.También, con las Five Nations disputó el segundo partido de aquella celebración.
Önceleri konuya kuşkucu bir şekilde yaklaştı.Se pregunta ante todo por la sospecha.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.Por suerte, nunca pasó nada de lamentar.
Daha sonra ikisine de sinirlenip küskün olur.Ambos las cederían luego a Grigera.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.Delante de la mesa se encuentran un perro y un gato adormecidos.
Bunlardan en önemlisi hiç kuşku yok ki Havza heyetidir.No hay ninguna duda, en primer lugar, de que todo lo que es pío es justo.
Hiç kuşkusuz, bu çekici sabit bir nokta değildir.De todo ello resulta un atractivo estilo neobarroco.
Mitos ve Kuşku.Mitos y fantasías.
Kuşkusuz Pers Sarayı açısından deniz ticareti çok önemli bir gelir kaynağıdır.Antes que nada, la facilidad de acceso por mar es indispensable.
Kuşkusuz böyle bir manevra daha büyük seyir ustalığı gerektirmektedir.¿Consideras que las acciones que trascienden requieren de una mayor inteligencia?
Moskova Metrosu kuşkusuz dünyanın en çok yolcu taşıyan metrosudur.El metro de Moscú es el segundo del mundo por número diario de pasajeros.
Kuşkusuz, Filotilla'nın faaliyet dönemi içinde Çanakkale Savaşı, görece kısa bir dönemdi.La actividad más lucrativa de Petiot durante la Ocupación fue su ruta de escape falsa.
Bu nedenle herkes Tom'dan kuşkulanır.Mientras todos son sospechosos.
Küskünüm efendim."«El Bicho».
Security (güvenlik, emniyet) Riskten, tehlikeden ve kuşkudan uzak olma derecesini belirler.Nos protegeremos contra este peligro, este riesgo, este miedo.
İlk Susurluk Raporu'nun doğruluğu üzerinde kuşkular vardır.Hoy día, existen dudas en cuanto a la autenticidad del sudario.
Başlarda birçok havayolu şirketi 747'ye kuşkuyla yaklaşıyordu.Inizialmente molte compagnie aeree guardarono il 747 con scetticismo.
Bu nedenle herkes Tom'dan kuşkulanır.I sospetti quindi ricadono tutti su Richard.
Varsayıma göre insanlar doğru olmayan bir şeye inanırlarsa sürekli kuşkular yaşayacaklardır.L'assunto è che, se la gente crede in qualcosa di falso, sarà costantemente assalita dai dubbi.
Kuşkusuz Tom Hanks'in bir sonraki projesi daha az pahalı değildi.I primi dischi di Joni Mitchell non erano certo "semplici".
Aralarındaki küskünlüğü giderirler.Tra loro scatta la scintilla.
"Büyük kuşku...Un terribile sospetto....
1971'de o güne kadar kuşkuyla yaklaştığı televizyon dünyasına girdi.Nel 1971 si cimenta con la televisione, fino a quel momento guardata da lei con sospetto.
Kuşkum çok yerindeymiş.").C'è da dubitarne".
Mitos ve Kuşku.La ragione e il dubbio.
Bu karışıklığın sebebi hiç kuşkusuz kaynaklarda yeterli bilgi bulunmayışıdır.Questa lista è ovviamente incompleta a causa delle lacune presenti nelle fonti.
Mısır şiirlerinin en güzel örnekleri kuşkusuz sevgi şiirleridir.Tuttavia le cose più interessanti che ha scritto sono poesie d'amore.
Bunlardan en önemlisi hiç kuşku yok ki Havza heyetidir.Il maggiore fra questi fu sicuramente Gogol'.
Bauer, bunalım ve aşırı kuşkudan muzdaripti.Nazario sembra sopraffatto dalla confusione e dal dubbio.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.Tra il giornalista e il gatto nasce subito un'amicizia.
En ünlü Maia ise kuşkusuz Melian’dı.La più nota delle Meleagridi era Melanippe.
Tom'un gerçekten bir doktor olduğundan kuşku duyuyorum.Сомневаюсь, что Том действительно врач.
Ali kuşkulandı.Али подозревал неладное.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.А вместе с ним — кот и пёс.
Hamile kalınca, Julia çıkan söylentilere göre düşük yapmaya zorlanması (kuşkulu olmasına rağmen) sonucu öldü.Перед смертью Зоя просила Бога указать, принято ли её покаяние.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.Да, работы я никогда не боялся.
Kuşkum çok yerindeymiş.").Хотя на душе было достаточно скверно».
Bu kıble kapısı üzerine; “Hiç kuşkusuz, mescitler Allah içindir.В нижней сказано: «Царство Аллаху».
Kuşkusuz bu adımı hep birlikte büyüteceğiz.Это название нас сильно объединяет.
Spike'ın vampir yaşamı diğerinden çok daha parlaktır kuşkusuz.Кровь Юки привлекает вампиров сильнее, чем чья-либо ещё.
Avrupa kuşkucusu bir çizgidedir.Европа — винтовая стяжка.
Buradaki en büyük ilgi gören aktivite ise kuşkusuz Futbol olur.Самым популярным видом, без сомнений, является футбол.
Kuşkusuz Tom Hanks'in bir sonraki projesi daha az pahalı değildi.Но огромный успех Майкла Джексона не всегда был лёгким.
Aralarındaki küskünlüğü giderirler.Это приводит к разрыву между ними.
Kuşkusuz bu hatalı bir gecikmeydi.Но ошибка оказалась не напрасной.
Bu rejimde tehdit, kuşku, korku, ceza, ihbar, taciz, işkence, öldürme, toplama kampları bulunmaktadır.Вопросы веры, покаяния, угрозы и отсрочки наказания, обвинения в неверии и заблуждении.
Bunlar tartışmasız ve kuşkusuz kabul edilmek zorundadır.Вопрос этот остаётся спорным и неразрешённым.
Eskiden kuskuğuk diye adlandırıldı.Ранее именовалась сопкой Клыкова.
Ancak Antik yazarların onun varlığından kuşku duymadıkları söylenebilir.Древние авторы не сомневались в подлинности данного диалога.
Ama yeni bir bulgu bu görüşün doğruluğundan kuşku duyulmasına yol açmaktadır. (...).Но теперь такой взгляд мне кажется сомнительным из-за следующего противоречия.
Fakat uzun terimlerin kullanımına kuşkuyla bakılıyor.Долгосрочное будущее сахарной промышленности в области вызывает сомнение.
Önceleri konuya kuşkucu bir şekilde yaklaştı.Поначалу они отнеслись к ним с подозрением.
Böylece, müttefikler arasında kuşkular silinmiş oldu.В подобной ситуации росло недоверие между союзниками.
'Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk.' 9.Утром мы посмотрели на небо и обнаружили, что совершили молитву не в сторону Киблы.
Kuşkusuz sadece askeri gemiler değil, Almanya’nın ticaret filosu da denize açılamaz hale gelmişti.С появлением этих кораблей не только турецкая армия, но и флот оказались под командованием немцев.
Onların münasebetsizce işe karışmaları hem Etrüskleri hem de Fenikelileri kuşkulandırdı.И он хочет, чтобы это же делали и другие: вступали , во всём сомневались, раздвигали границы.
Oidipus yine de kuşku içinde kalır.Тодда, однако, все равно мучают сомнения.
Holmes'in sahte ölümü sigorta şirketini kuşkulandırır ve sigorta şirketi para ödemeyi reddeder.Он погряз в долгах и поэтому убил своего брата, но страховая компания отказалась платить.
Evine gelen konuklara da kuşkuyla bakar.А ещё в доме появляются самые разные гости.
İtalya henüz savaşa girmeden Mussolini'ye kuşkularını dile getirmişti.Муссолини вплоть до конца Второй мировой войны не прекращал свою политику итальянизации Тироля.
İlgili Sayfalar