kuşatma ile cümle

kuşatma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›Bo choć mówił Pan do Manasesa, i do ludu jego, przecież oni nie słuchali.
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›«Dice Sennàcherib re d'Assiria: Di chi avete fiducia voi per restare in Gerusalemme assediata
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›Ezt mondja Sénakhérib, az assiriai király: Kiben bíztok, hogy Jeruzsálemben maradtok a megszállás idején?
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›앗수르 왕 산헤립은 이같이 말하노라 너희가 예루살렘에 에워싸여 있으면서 무엇을 의뢰하느냐
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›"Näin sanoo Sanherib, Assurin kuningas: Mihin te luotatte, kun jäätte Jerusalemiin saarroksiin?
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›Tako pravi Senaherib, kralj asirski: Na koga stavite upanje, da sedite v obleganem Jeruzalemu?
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›Takto praví Senacherib král Assyrský: V čem vy doufáte, že zůstáváte v ohradě v Jeruzalémě?
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›Ουτω λεγει Σενναχειρειμ ο βασιλευς της Ασσυριας Εις τι πεποιθοτες καθησθε, πολιορκουμενοι εν Ιερουσαλημ;
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›Така казва асирийският цар Сенахирим: На що се надявате та чакате в Ерусалим обсадата му?
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›так говорит Сеннахирим, царь Ассирийский: на что вы надеетесь и сидите в крепости в Иерусалиме?
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›כה אמר סנחריב מלך אשור על מה אתם בטחים וישבים במצור בירושלם׃
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›هكذا يقول سنحاريب ملك اشور. على ماذا تتكلون وتقيمون في الحصار في اورشليم.
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›亞 述 王 西 拿 基 立 如 此 說 、 你 們 倚 靠 甚 麼 、 還 在 耶 路 撒 冷 受 困 呢
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›亞述 王 西拿基立 如此 說 、 你 們 倚靠 甚麼 、 還 在 耶路撒冷 受困 呢
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.A Saul povolal všetok ľud do boja, rozkázal sísť do Keily a obľahnúť Dávida i jeho mužov.
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.Derfor stævnede Saul hele Folket sammen for at drage ned til Ke'ila og omringe David og hans Mænd.
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.E convocou todo o povo � peleja, para descerem a Queila, e cercar a Davi e os seus homens.
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.És összegyûjté Saul a harczra az egész népet, hogy Kehillába menjen, és körülfogja Dávidot és az õ embereit.
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.Et Saül convoqua tout le peuple à la guerre, afin de descendre à Keïla et d`assiéger David et ses gens.
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.In Savel skliče vse ljudstvo v boj, da gredo doli proti Keili oblegat Davida in može njegove.
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.I svolal Saul všecken lid k boji, aby táhl k Cejle, a oblehl Davida i muže jeho.
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.사울이 모든 백성을 군사로 불러 모으고 그일라로 내려가서 다윗과 그의 사람들을 에워싸려 하더니
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.Lalu Saul mengerahkan tentaranya dan berangkat ke Kehila untuk mengepung Daud bersama semua anak buahnya
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.Så kalte Saul alt folket sammen til strid og vilde dra ned til Ke'ila for å kringsette David og hans menn.
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.Saul chiamò tutto il popolo alle armi per scendere a Keila e assediare Davide e i suoi uomini
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.Şi Saul a chemat tot poporul la război ca să se pogoare la Cheila şi să împresoare pe David şi pe oamenii lui.
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.Sitten Saul kuulutti kaiken kansan sotaan, menemään alas Kegilaan, piirittämään Daavidia ja hänen miehiänsä.
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.Und Saul ließ alles Volk rufen zum Streit hinab gen Kegila, daß sie David und seine Männer belagerten.
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.Vậy , Sau-lơ chiêu hết_thảy quân_lính đặng đi xuống Kê - i-la , vây phủ Ða - vít và những kẻ theo người .
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.Vậy, Sau-lơ chiêu hết thảy quân lính đặng đi xuống Kê -i-la, vây phủ Ða-vít và những kẻ theo người.
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.Затова Саул свика всичките люде на война, да слязат в Кеила за да обсадят Давида и мъжете му.
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.И созвал Саул весь народ на войну, чтоб идти к Кеилю, осадить Давида и людей его.
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.וישמע שאול את כל העם למלחמה לרדת קעילה לצור אל דוד ואל אנשיו׃
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.ودعا شاول جميع الشعب للحرب للنزول الى قعيلة لمحاصرة داود ورجاله.
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.於 是 掃 羅 招 聚 眾 民 、 要 下 去 攻 打 基 伊 拉 城 、 圍 困 大 衛 和 跟 隨 他 的 人
Böylece Saul, Keilaya yürüyüp Davutla adamlarını kuşatmak amacıyla bütün halkı savaşa çağırdı.於是 掃羅 招聚 眾民 、 要 下去 攻打 基伊拉城 、 圍困 大衛 和 跟隨 他 的 人
Bu da Ulm'daki kuşatmayı gösteriyor.이 그름은 울름에서의 항복이라는 그림입니다.
Bu da Ulm'daki kuşatmayı gösteriyor.Něco vám ukážu tady na této malbě.
Bu da Ulm'daki kuşatmayı gösteriyor.Questo è un dipinto della resa ad Ulm.
Bu da Ulm'daki kuşatmayı gösteriyor.To jest obraz kapitulacji w Ulm.
Bu da Ulm'daki kuşatmayı gösteriyor.Це зображення капітуляції Ульма.
Bu, kuşatmayı önlemesinin ve arka cepheye ulaşmasının yanı sıra düşmanlardan kaçabilen bağımsız bir topçudur.Jde o nezávislé dělostřelectvo, které dokáže utéct od nepřátel, ale také zabránit obchvatu či průniku do týlu.
Bu, kuşatmayı önlemesinin ve arka cepheye ulaşmasının yanı sıra düşmanlardan kaçabilen bağımsız bir topçudur.적으로부터 달아날 수 있고 측면 공격이나 후방 공격을 방지할 수도 있는 자주포입니다
Dedi ki, iyi bir topçu birlikleri varsa kuşatmayı durdurabilirlerdi.Ele disse: Eles teriam sido capazes de furar o cerco, apenas se tivessem boa artilharia.
Dedi ki, iyi bir topçu birlikleri varsa kuşatmayı durdurabilirlerdi.Er sagte, es wäre möglich gewesen die Belagerung zu stoppen, wenn sie eine gute Artillerie gehabt hätten.
Dedi ki, iyi bir topçu birlikleri varsa kuşatmayı durdurabilirlerdi.그가 이렇게 말했습니다 "그들이 만약 괜찮은 대포를 가지고 있었기만 해도 그 포위를 멈출 수 있었을 텐데 "
Dedi ki, iyi bir topçu birlikleri varsa kuşatmayı durdurabilirlerdi.Lui disse che sarebbero stati capaci di fermare l'assedio se solo avessero avuto una buona artiglieria.
Dedi ki, iyi bir topçu birlikleri varsa kuşatmayı durdurabilirlerdi.Zauważeł, że obrońcy byliby w stanie powstrzymać oblężenie, jeśli tylko mieliby dobrą artylerię.
Dedi ki, iyi bir topçu birlikleri varsa kuşatmayı durdurabilirlerdi.Казал си, че биха преодолели обсадата, единствено ако имат добра артилерия.
Dedi ki, iyi bir topçu birlikleri varsa kuşatmayı durdurabilirlerdi.Он сказал, что они смогут остановить осаду только если у них будет хорошая артиллерия.
Dedi ki, iyi bir topçu birlikleri varsa kuşatmayı durdurabilirlerdi.فقد قال: "أنهم كان من الممكن أن يوقفوا الحصار فقط لو كان عندهم سلاح مدفعية جيد.
Dedi ki, iyi bir topçu birlikleri varsa kuşatmayı durdurabilirlerdi.と言った。 彼は、大砲の責任者だったんだ。
Fakat sanırım korkunun en kötü versiyonu şu -- dört yıllık Sarajevo kuşatmasından kurtulan하지만 제가 생각하기에 가장 최악의 두려움은 두려움 그 자체입니다. 4년간의 사라예보 포위에서 살아남은
Fakat sanırım korkunun en kötü versiyonu şu -- dört yıllık Sarajevo kuşatmasından kurtulan4年間のサラエボ包囲で一命をとりとめた ボスニア人女性の言葉を借りると
Fakat sanırım korkunun en kötü versiyonu şu -- dört yıllık Sarajevo kuşatmasından kurtulanאך לדעתי הפחד הגרוע ביותר הוא הפחד -- כפי שאמרה לי פעם סמיה, אישה מבוסניה,
Fakat sanırım korkunun en kötü versiyonu şu -- dört yıllık Sarajevo kuşatmasından kurtulanولكني أعتقد أن أسوأ أنواع الخوف -- كما أخبرتني "سامية" ، سيدة من البوسنة
İşe yarıyor. Kuşatmayı destekleyin.Poprowadzę.
Kimin için değil, Tybalt için, Juliet pin'd. Sen, onun keder bu kuşatmayı kaldırmak için,Betroth'd、および郡パリには、彼女のPERFORCEと結婚したでしょう - そして彼女は私に来る、
Kimin için değil, Tybalt için, Juliet pin'd. Sen, onun keder bu kuşatmayı kaldırmak için,누구를위한, 그리고 티볼트가 위해 줄리엣은 pin'd. 당신이 그녀의 슬픔의 공격을 제거하려면
Kimin için değil, Tybalt için, Juliet pin'd. Sen, onun keder bu kuşatmayı kaldırmak için,Pour qui, et non pas pour Tybalt, Juliette pin'd. Vous, pour enlever ce siège de la douleur de sa part,
İlgili Sayfalar