kuşatma ile cümle
kuşatma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir ara Mültan’ı kuşatmalarına rağmen netice elde edemeyip geri çekildiler.A menos que os homens fossem circuncidados, não poderiam ser salvos."
Kuşatma sanatı konusunda yetenekliydiler ve mancınık ve kuşatma kuleleri inşa edebiliyorlardı.Eles foram habilidosos em cercos e podiam construir trabucos e torres de cerco.
Bu nedenle II. Basileous kuşatmayı bırakıp çekilmeye başladı.Como resultado, Basílio II foi forçado a levantar o cerco de Estrúmica e recuar.
Yüksek zeminden başlayarak, çeşitli kuşatma terasları inşa ettirdi.Começando em terreno elevado,ele construiu uma espécie de plataforma de cerco.
İmameddin Zengi de ordusu ile Şam'ı Haçlıların kuşatmasından kurtarmıştı.Amã foi a capital e guarda forte dos amonitas, que apelidaram o local de Rabate Amom]].
Sonuç olarak, Himerios sonuç vermeyen kuşatmayı bıraktı ve başkent için yelken açtı.Himério abandonou então o cerco infrutífero e navegou para a capital imperial.
Kars Kuşatması, Kırım Savaşı'nın son büyük çaplı askeri harekatıdır.O cerco de Kars foi a última grande batalha da Guerra da Crimeia.
Kuşatma 40 gün sürmüştür.O cerco continuou por 40 dias.
Kısa bir kuşatmadan sonra, herhangi bir Kartaca yardımı gelmeyeceğini gören Sirakuza Roma ile barış yaptı.Depois de um breve cerco, sem nenhuma ajuda cartaginesa esperada, Siracusa firmou a paz com os romanos.
Kuşatma sırasında kavkhan Dometian'ı ve birçok askeri esir aldılar.Durante seu cerco eles capturaram o cã Domeciano e muitos soldados.
Bu kuşatma çemberi Sovyet 19., 20., 24. ve 32. Orduları çok geniş bir bölgede kuşatmış oldu.Quatro exércitos soviéticos (19.º, 20.º, 24.º e 32.º) foram cercados numa enorme bolsa a oeste da cidade.
Osmanlı Ordusu'nun Yanıkkale çevresindeki son savaşları İkinci Viyana Kuşatması sırasında 1683 yılında oldu.Batalhas importantes foram travadas ali contra a invasão dos turcos em 1683 durante o segundo cerco a Viena.
Mancınık ve koçbaşı kuşatmalar sırasında kullanılan araçlardı.As catapultas e as aríetes foram usados durante os cercos.
Dokuz ay suren bu kuşatma iki tarafı da çok yordu.Nos dois dias seguintes, mais nove dos embarcados morreram de frio.
Kuşatma 18 ay daha devam etti.A rodagem durou dezoito meses.
Ravenna kuşatması devam etmekte idi.Era hora de Markus continuar.
845 yılındaki Paris Kuşatması ancak çok büyük miktarda danegeld ödenerek savuşturulur.Em 845, uma invasão em Paris foi impedido por causa de um grande pagamento de prata aos viquingues.
Kuşatma 33 gün sürmüş ancak Panahabad şehri ele geçirilememişti.Durante trinta anos a cidade de Konstanz foi cercada, mas o centro da cidade não foi tomado.
El Makrizi kuşatmada 20 tane mancınık kullanıldığını yazar.Expõe vinte desenhos na Árvore.
Troya kuşatmasında Hektor'un attığı okun topuğuna saplanması üzerine ölmüştür.Ele foi morto na Guerra de Troia por Heitor.
Kerboğa kuşatmasi sırasında kesilip yenmişti.Desapareceu quando cruzava o Triângulo.
Kuşatmanın sona eriş tarihi ise 1331'dir.A mais antiga referência a este chafariz remonta a 1331.
Kevkaban kalesi kuşatması çok yavaş ve zor ilerliyordu.A colonização da região foi lenta e difícil.
Kuşatma altında koşullar kötüleşmektedir.Durante o império a situação piorou.
Bununla birlikte, Herakleios, bir dizi manevra ile kuşatmayı önledi.Heráclio, contudo, conseguiu evitar o cerco através de uma série de manobras.
Böylece birkaç ay süren bir kuşatma başladı.Comecei a me encontrar com alguém há alguns meses.
Nisan 1945'te Ruhr Kuşatma Halkası'nda imha edildi.Foi destruído no Bolsão de Ruhr em Abril de 1945.
Müslüman tarafında çok sayıda kronikçi-tarihçi bu kuşatma hakkında tarih yazmıştır.Há discrepância entre os cronistas muçulmanos sobre as datas desses acontecimentos.
Bu kuşatma Eylül'e kadar sürmüştür.A erupção durou até Setembro.
Ertesi gün Persler ilerleyerek şehri kuşatmaya hazırlandılar.No dia seguinte, os persas avançam e começam a cercar a cidade, preparando-se para sitiá-la.
Kudüs Kuşatması, Milattan Sonra 70 yılında meydana gelen İlk Yahudi-Roma Savaşı'dır.Jerusalém ainda estava em ruínas desde a primeira guerra judaico-romana em 70.
Fakat kuşatma sırasında öldü.Morreu no decurso da viagem.
Temmuz 2015'ten beri kasaba rejim ve Hizbullah'ın kuşatması altındadır.Em julho de 2015, a área encontrava-se sob o controlo do Estado Islâmico do Iraque e do Levante.
7 yıl süren kuşatmada, Anárion ölmüştür.Em torno de 7 minutos, Vitor estava exausto.
MÖ 133 yazında Numantia kuşatmasının ardından Numantialıların çoğu teslim olmak yerine intihar ettiler.No final dos quinze meses do cerco de Numância, no verão 133 a.C., a maioria dos numantinos foi derrotada.
Bu kuşatma ve sonucu, İkinci Pön Savaşı'nın başlangıcı olmaktadır.Fim da Primeira Dinastia e inicio da Segunda Dinastia.
Bu Kral Krum'un kuşatmayı daha da ciddileştirmesine neden oldu.A morte inspirou Rocky a levar o rap mais a sério.
Kuşatmanın başarısızlığa uğramasından sonra Merzifonlu Kara Mustafa Paşa idam edildi.Após esta derrota, o treinador Maurício Barbieri foi demitido.
Thomas, kuşatmayı kaldırıp, Bulgar ordusu ile karşılaşmak için yürüyüşe geçti.Tomás levantou o cerco e marchou ao seu encontro com o seu exército.
Emeviler ordusunun kışları Kyzikos'ta geçirip kusatmanin ilkbaharlarda devamı.Eles são um quarteto e começam a viver juntos em Karuizawa durante o inverno.
Azak Kalesi kuşatması, Çar I. Petro’ya donanmaya ve düzenli bir orduya sahip olmanın önemini göstermişti.Sabe-se como foi necessário impor através do trato legal e diplomático o direito de D. João I ao trono.
Kafirlerle savaşır ve onları kalelerinde kuşatma altına alır.Zijn tegenstanders hadden hem aangeklaagd als ongelovig en losbandig.
27 Ocak - Leningrad Kuşatması sona erdi.27 januari De belegering van Leningrad is ten einde.
Fakat Sezar bu şehri kuşatmaya almaya karar verdi.Caesar besloot daarop de stad te belegeren.
Dagor-nuin-Giliath’a kadar Falas’ın şehirleri kuşatma altında kalmıştır.De steden van Falas bleven belegerd tot de Dagor-nuin-Giliath.
İmparator bu sırada Brescia şehrini kuşatma altına almıştı.Tijdens die campagnes nam hij de stad Brescia in.
Nihavend 3 ay süren bir kuşatmadan sonra teslim oldu.Breda capituleerde na bijna drie maanden.
Bir sonraki sabah için, bir kuşatmayı yarma girişimi (huruç) planlamıştı.Op de dag van zijn inhuldiging werd hem daarom eervol ontslag verleend.
Kuşatmadan sonra Hannibal Kartaca Senatosu'nun desteğini kazanmaya çalıştı.Na het beleg trachtte Hannibal de Carthaagse Senaat voor zich te winnen.
Palermo, Eryx ve Iaitias şehirlerini eline geçirdi ama Lilybaeum şehir kuşatması başarısız kaldı.Hij veroverde Panormus, Eryx en Iatias maar het beleg van Libyaeum mislukte.
8 aylık bir kuşatmadan sonra şehri ele geçirdi ve yağmaladı.Na acht maanden gaf de stad zich over en werd vervolgens met de grond gelijk gemaakt.
Konfederasyon kuvvetleri kuşatmada başarısız olarak geri çekildi.De opstand van de confederatie verliep niet succesvol.
Kuşatmanın ardından Kasım 1202'de şehir düştü.De stad viel na een kort beleg in november 1202.
Kuşatma, aralıklı çatışmalarla 53 gün sürdü.Het Ardennenoffensief had welgeteld 53 dagen geduurd.
Sekiz aylık kuşatmanın ardından MÖ 218 yılında kentin son savunması da çökmüştür.In 218 v.Chr., na een beleg van acht maanden, werden de laatste verdedigingswerken ingenomen.
Kuşatmanın sonuç vermediğini gören Safevîler geri çekildi.Omstanders die het zagen gebeuren, grepen niet in.
Badajoz Kuşatması (1812)Beleg van Riga (1812)
II. Baudouin 1124 yılında serbest kalmış ve 8 Kasım 1124 tarihinde Halep'e kuşatma başlatmıştır.In 1124 werd Boudewijn II weer vrijgelaten, en meteen organiseerde hij een beleg op Aleppo (8 oktober 1124).
Bu arada bazı Mihver birlikler kuşatmadan kurtulmak için batı yönünde hareket ettiler.Toch wist een groot deel van de uitbrekende troepen naar het westen te vluchten.
Fakat çok daha önemlisi kuşatmanın uzun sürmesinin Yunanistan'daki etkileridir.In het Japans is het langer aanhouden van de klank van belang.