Belki de kalp krizinden.Maybe a heart attack.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.Greece, yes, triggered the Euro crisis, and some people blame me for pulling the trigger.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.They strangle, they aspirate their vomit, they suffocate, they have a heart attack.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.This was a heart attack that no one could see coming.
Günümüzde, organ yokluğu nedeniyle ciddi bir sağlık hizmeti krizi yaşamaktayız.There's actually a major health crisis today in terms of the shortage of organs.
Şu anda bu bir halk sağlığı krizi durumunda.So this is now a public health crisis.
Ve Buhar toplamaya başlayan Asya finans krizi yaşındayken ben de geldi.And so I arrived when there was the Asian financial crisis beginning to gather steam.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.It actually costs an enormous amount to mop up the damage from the dropout crisis.
Ama okul bırakma krizi buz dağının sadece görünen kısmı.But the dropout crisis is just the tip of an iceberg.
Biz, bir sosyo-ekeonomik varlık olarak nasıl kalp krizinden sakınabiliriz?Can we, as socio-economic beings, avoid a heart attack?
Epilepsi krizin mi gene ?Are you having the epilepsy fit again?
Eğer biz böyle devam edersek işletme krizi olacak.If we continue like this it'll be an operational crisis.
Kalp krizi falan mı geçiriyor bu?Is he having a heart attack?
Bu tren bir kalp kriziydi.My train was a heart attack.
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydimWell, by design, if I wanted to have a heart attack
Oysa şimdiki sağlık krizi, daha bir şeytanın vukuatı.The current health crisis, however, is a little more the work of the evil empire.
Sizin ve benim için bunun anlamı kalp krizi.To you and me, that's a heart attack.
Bu arada: bankacılık krizi yüz milyondan fazla yoksulluk içine geri sürdüler.By the way: The banking crisis drove more than a hundred million people back into poverty.
Hatta ben bir kimlik krizi yaşadım.I even went through an identity crisis.
Neredeyse bana kalp krizi geçirtecekti!It almost gave me a heart attack!
Dil görsel yankesicilik krizinin çözümü için evrimleşmiştir.Language evolved to solve the crisis of visual theft.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.If given the truth, they can be depended upon to meet any national crisis.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.There's this big scene, very dramatic he's having a heart attack when his son is going away.
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.And so I thought, how could we address the energy crisis in this country?
Üzgünüm, can sıkıntısı krizine girdiğimde buna ihtiyacım olacak.Sorry, I need it in case I get an attack of the blues.
Paranoya krizi sırasında yapılmış gibi.Ok, it was incredibly important to the surrealists
Enron'u, Madoff'u, ipotek krizini düşünün.Think Enron, Madoff, the mortgage crisis.
Şimdi, finansal krizin hemen arkasında ikinci bir dalga var. İşte bunun hakkında konuşmak lazım.Now, right behind the financial crisis there's a second and bigger wave that we need to talk about.
25 yaşındaki birinin gözüyle krizi görmenin önemi buradan geliyor.This is why thinking about the crisis through the eyes of someone 25 is so important.
Ayrıca, bu ülkede çok açık bir güven krizi var.You have also, in this country, pretty obviously, a crisis of trust.
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.The only thing they're missing is that it takes a good crisis to get us going.
Darfur Krizi, aslında bir kaynak çatışmasıydı.Darfur is, at its origin, a resource war.
İlk erkeklere özgü kalp krizini tarif edeyim.So I'll describe the male-pattern heart attack first.
Hollywood kalp krizi.Hollywood heart attack.
Bu bir adamın kalp krizi.That's a man heart attack.
Finansal krizi ele alalım.Take the financial crisis.
Abim ! ocak ayında bir kalp krizi geçirdi !My brother. He died of a heart disease on January 13th.
Dediğine göre, abinin baş ağrısı... ve kalbi krizi onu öldürmüşHe said, your brother will die of a headache and heart ache.
Peki, bir kalp krizinin mümkün olan en erken uyarısı için neye ihtiyaç vardır?Well, what is needed for the earliest possible warning of a heart attack?
Saat 10.06'da bu domuz kalp krizi geçiriyordu.This pig at 10:06 was having a heart attack.
Kalp krizi geçirdikten sonra size ne oluyor? Tıkanma mı?What happens after you have the heart attack, this blockage?
Kalp krizi geçirme riski yüksek olan kişilerin hayatlarını kurtarabiliriz.We can save the lives of people who are at high risk for a heart attack.
Akut miyokardiyal enfaktüse karşı verilen cevap bugün nedir ? Kalp krizi mi?What is the response to acute myocardial infarction, a heart attack, today?
Dört yıl önce Al Gore TED konferansında konuşmuştu ve iklim krizinden bahsetmişti.Al Gore spoke at the TED conference I spoke at four years ago and talked about the climate crisis.
32 milyon kalp krizi ve kalp felci gerçekleşiyor.32 million heart attacks and strokes occur.
Kalp krizi geçiriyorsunuz.You're having a heart attack.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,I remember very vividly as a child growing up in England, living through the Cuban Missile Crisis.
Ta ki 1970'lerde yaşadığımız son enerji krizine kadar.That was until the 1970s, where we had the last energy crisis.
Enerji krizimiz devam ediyor, hatta üzerine bir de iklim krizimiz var.We still have an energy crisis, and now we have a climate crisis as well.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!And I'm a hypochondriac, and I remember arm numb means heart attack.
Kalp krizi geçireceğimden emindim.And I was sure that I was going to have a heart attack.
Şimdilik, Başkan krizi baskı altında tutmak eğiliminde gözüküyor ve o bu konuda kararlıSo, for now, it seems the president is keen to contain the crisis in Syria and he's determined.
Ve elbette, bu genişleme krizi içten içe tetikledi.And of course, that expansion was deeply implicated in the crisis.
Birincisi krizin kendisidir.The first one is in the crisis itself.
Oradayken Kuzey Afrika daki su krizinin ciddiyetini öğrendik.And while we were there we learned the seriousness of the water crisis in Northern Africa.
Danimarka karikatür krizi patlak veriyor.What happens is the world erupts in the Danish cartoon controversy.
Aalst'daki kaç fabrika krizi atlatabilir?Conversei com meus colegas do governo. São contrários a uma intervenção estatal.
Kız yada erkek arkadaşınızla kıskançlık krizindesiniz.A loving dispute with your girl or boyfriend.
Enerji kriziyle beraber çevreci hareketler doğdu.With the energy crises the environmental movement is born.
Finansal krizin tam ortasındaIn the middle of a global financial crisis . .