Ana içeriğe geç
Sözlük
/
krizi

krizi

noun
B1 seviye
TR → EN

Görsel

Gökdelenler Arasında Çöpten Oluşan Şehir: Kirlilik ve Çevre Krizi GörseliKızarmış churrolar çikolata sosuyla sunuluyor, tatlı krizine enfes bir çözümKrem Şantili ve Karamel Soslu Cevizli Tart Dilimi: Tatlı Krizinin En İyi DostuTatlı Krizine Çözüm: Çikolata ve Karamel Soslu Çıtır Churros Tabagı

Tanım

•definite accusative singular of kriz

Örnek Cümleler

Kalp Krizi
Myocardial infarction
Para krizi
Currency crisis
Bosna Krizi
Bosnian Crisis
Serrac krizi
Sarraj crisis
Küba Füze Krizi
Cuban Missile Crisis
Bir krizimiz var.
We have a crisis.
Borç krizi bitmedi.
The debt crisis is not over.
Hollywood kalp krizi.
Hollywood heart attack.
Üç kalp krizi atlattı.
He has lived through three heart attacks.
O sinir krizi geçirdi.
She had a nervous breakdown.
"AB'nin Kardak krizi".
"AB's Motogear".
Kalp krizi geçireceğim.
I'm going to have a heart attack.
krizi ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod