Büyük Krizi,la Gran Depresión,
Büyük Krizi,Великата депресия,
Büyük Krizi,Великая депрессия
Büyük Krizi,Велику депресію,
Büyük Krizi,השפל הגדול,
Büyük Krizi,الكساد الكبير،
Büyük Krizi,第二次大戦、
Çeviri: bloodflower İyi Seyirler... New South Wales hükümeti... ...su krizine karşı radikal bir çözüm üretti.El gobierno de New South Wales ha presentado una solución radical a la crisis del agua.
Çevresel adaletsizlik ve borç krizi yüzünden şiddetlenen bir doğal felaketDesastre natural agravado por injusticia ambiental y crisis por deuda
Çevresel adaletsizlik ve borç krizi yüzünden şiddetlenen bir doğal felaketUn disastro naturale aggravato dall'ingiustizia ambientale e dalla crisi del debito
Çevresel adaletsizlik ve borç krizi yüzünden şiddetlenen bir doğal felaketСтихийное бедствие, усиленное проблемами с экологией в бедных районах и долговым кризисом
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Aksi yang diprovokasi pemerintah Chavez menyebabkan krisis ini
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.CIAの文書によると
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Sabemos que as decisões do governo de Hugo Chávez... ...provocaram esta crise.
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Sappiamo che le azioni intraprese dal governo Chavez hanno causato questo.
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Tudjuk, hogy a Chavez kormánya által támogatott cselekmény okozta a krízist.
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Vemo, da so dejanja, ki jih je vzpodbujala Chavezova vlada izzvala to krizo.
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Vieme, že kroky Chávezovej vlády vyvolali túto krízu.
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Vi vet att de åtgärder som monterats av Chavez regering provocerade krisen
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Wiemy, że kryzys wywołały działania rządu Chaveza
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Wir wissen, dass die Krise durch die Chávez-Regierung provoziert worden war.
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Γνωρίζουμε ότι η δράση που ενθαρρύνθηκε από την κυβέρνηση Τσάβες... προκάλεσε αυτήν την κρίση.
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz."Знаем, че предприетите от правителството на Чавес действия причиниха това."
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Мы знаем, что действия, инспирированные правительством Чавеса, породили этот кризис
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.אנחנו יודעים שהמהלכים של ממשל צ'אבס גרמו למשבר הזה
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Adică, este o criză climatică majoră, evident.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Ich meine, natürlich gibt es eine große Klimakrise.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Ik bedoel, er is natuurlijk een grote klimaatcrisis.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Jag menar, vi lever uppenbarligen en stor klimatkris.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Jeg mener, der er en stor klima krise, tydeligvis.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Je veux dire, il y a une crise du climat, évidemment.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.그러니까 제 말은, 주요 기후변화위기가 분명히 존재합니다.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Maksud saya, ada sebuah krisis iklim yang sangat besar, tentu saja.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Mám na mysli, jistě že probíhá velká klimatická změna.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Mislim, očitno je, da imamo večjo podnebno krizo.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Myslím si, že zjavne je vážna klimatická kríza.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Quer dizer, há obviamente uma crise climática séria.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Quiero decir, obviamente, hay una crisis climática.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Rõ ràng là có một cuộc khủng hoảng khí hậu
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Úgy értem, nyilván nagyszabású klíma krízis van.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Voglio dire, c'è una grave crisi climatica, ovviamente.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Ympäristökriisi on totta.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Zmiany klimatyczne to poważny problem.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Εννοώ,είναι προφανές ότι περνάμε μείζονα κλιματική κρίση.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Искам да кажа, че очевидно има голяма криза в климата.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.Я маю на увазі, що, очевидно, є велика кліматична криза.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.אני מתכוון, יש משבר אקלים גדול, ברור.
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.أعني، هناك أزمة مناخ كبيرة، من الواضح
Ciddi bir iklim krizinin olduğu gün gibi ortada.信じられないと言う人は もっと外に出た方がいいですね
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Ada adegan besar, sangat dramatis dia terkena serangan jantung ketika anaknya pergi.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Byla tam velká scéna, velmi dramatická jak má srdeční infarkt, když jeho syn odchází.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.C'e' una scena madre, molto drammatica e a lui viene un infarto quando suo figlio se ne va.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Có một cảnh lớn, rất bi kịch. ông ấy lên cơn đau tim khi con trai ra đi.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Está la gran escena, muy dramática, tiene un ataque al corazón cuando su hijo se está yendo.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Niissä on tämä iso, kovin dramaattinen kohtaus - hän saa sydänkohtauksen kun hänen poikansa lähtee pois.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Я има тази голяма сцена, много драматична той получава сърдечен пристъп, когато синът му си отива.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.יש סצנה דרמטית מאוד ובה הוא חוטף התקף לב כשבנו עוזב.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.多分病気だったかと
Çok fazla sayıda hastaya reçete edilmişler, çünkü kalp krizi oldukça yaygın bir hastalıktır.Au fost prescrise pe scară largă pentru că infarctul e frecvent.
Çok fazla sayıda hastaya reçete edilmişler, çünkü kalp krizi oldukça yaygın bir hastalıktır.Ces médicaments ont été mis sur le marché.