Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Und wir sollten im Sinn behalten, dass diese Prognosen formuliert wurden vor der Wirtschaftskrise im Westen.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Y aquí hay que tener en cuenta que estas proyecciones se realizaron antes de la crisis financiera occidental.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Και θα πρέπει να έχουμε κατα νου ότι αυτές οι προβλέψεις καταρτίστηκαν πριν από τη Δυτική οικονομική κρίση.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.И ние трябва да имаме предвид тук, че тези прогнози бяха изготвени преди западната финансова криза.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Ми повинні мати на увазі що ці прогнози були створені перед Західною фінансовою кризою.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Необходимо помнить, что эти прогнозы были сделаны до западного финансового кризиса.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.ועלינו לזכור בנקודה זו, שתחזיות אלו נוצרו לפני המשבר בכלכלה המערבית.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.ولكن يجب ان نأخذ بعين الاعتبار ان هذه التوقعات كانت قبل الازمة الاقتصادية في الاسواق الغربية
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.この予測がなされたのは 金融危機がおこる前だったという事です 数週間前に
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Also habe ich gedacht, wie wir die Energiekrise in diesem Land bewältigen können?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Aşa că m-am gîndit, cum putem aborda criza de energie din această ţară?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.A tak jsem přemýšlel, jak bychom mohli vyřešit energetickou krizi této země.
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Dus dacht ik, hoe kunnen we de energiecrisis in dit land aanpakken?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.E così ho pensato, come potremmo affrontare la crisi energetica in questa nazione?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.És így arra gondoltam, hogyan tudnánk kezelni az ország energiakrízisét ?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Et alors, je me suis dit, comment pourrions nous aborder la crise de l'énergie dans notre pays?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.그리고 생각했죠, 우리나라에 닥친 에너지 문제를 어떻게 해야 할까?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Kuinka voisimme hoitaa tämän maan energiakriisiin?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Lalu saya pikir, bagaimana kita dapat menyelesaikan krisis energi di negara ini?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Og så var det jeg tænkte, hvordan kan vi afværge energikrisen?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Pomyślałem, jak możemy odpowiedzieć na kryzys energetyczny?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Rozmýšľal som teda, ako zmierniť energetickú krízu v tejto zemi.
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Så jag tänkte, vad kan vi göra åt energikrisen i detta landet?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Tôi đã nghĩ, làm thế nào để giải quyết cuộc khủng hoảng năng lượng ở đất nước này?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Y entonces pensé, ¿Cómo podemos encarar la crisis energética de este país?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Έτσι σκέφτηκα, πως μπορούμε να αντιμετωπίσουμε την ενεργειακή κρίση σε αυτή τη χώρα;
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.И вот я подумал, как мы могли бы преодолеть энергетический кризис в этой стране?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.Мислех по въпроса, как бихме могли да се заемем с енергийната криза в тази страна?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.אז חשבתי, איך נוכל להתמודד עם משבר האנרגיה במדינה הזאת?
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.فتساءلت، كيف يمكن مواجهة كارثة الطاقة في هذا البلد؟
Bu sonuçtan hareketle, bu ülkenin enerji krizini nasıl ele alabileceğimizi düşündüm.思いついたのが 「エコノール」です
Bu tren bir kalp kriziydi.Chiếc xe lửa đó chính là bệnh tim của tôi.
Bu tren bir kalp kriziydi.Egy szívroham-vonat.
Bu tren bir kalp kriziydi.Il mio treno era un attacco di cuore.
Bu tren bir kalp kriziydi. Kendimi hastanede, bir yoğun bakım odasında,. acil bir ameliyattan çıkmış buldum.Eu dei por mim num hospital numa enfermaria de cuidados intensivos, a recuperar de uma cirurgia de emergência.
Bu tren bir kalp kriziydi.Kereta api yang bernama serangan jantung.
Bu tren bir kalp kriziydi.나의 기차는 심장마비를 일으켰습니다.
Bu tren bir kalp kriziydi.la terapie intensiva, recuperandu-ma dupa operatia de urgenta.
Bu tren bir kalp kriziydi.Mein Zug war ein Herzinfarktes.
Bu tren bir kalp kriziydi.Mijn trein was eigenlijk een hartaanval.
Bu tren bir kalp kriziydi.Mi tren fue un ataque al corazón.
Bu tren bir kalp kriziydi.Mon train, c'était un infarctus.
Bu tren bir kalp kriziydi.Můj vlak byl infarkt myokardu.
Bu tren bir kalp kriziydi.Ten vlak bol infarkt.
Bu tren bir kalp kriziydi.Tym pociągiem był atak serca.
Bu tren bir kalp kriziydi.Το τρένο αυτό ήταν μία καρδιακή προσβολή.
Bu tren bir kalp kriziydi.Моїм поїздом був інфаркт.
Bu tren bir kalp kriziydi.Мой поезд назывался инсульт.
Bu tren bir kalp kriziydi.Моят влак беше инфаркт.
Bu tren bir kalp kriziydi.ולרכבת הזאת קוראים התקף לב. מצאתי את עצמי בבית-חולים
Bu tren bir kalp kriziydi.القطار كان سكتة قلبية.
Bu tren bir kalp kriziydi.気がつくと
Bu yine arızalanmış. Başka bir hasta haneye gitmeliydik! Neredeyse bana kalp krizi geçirtecekti!Pridi, greva samo poročiti otroke.
Bu yine arızalanmış. Başka bir hasta haneye gitmeliydik! Neredeyse bana kalp krizi geçirtecekti!Thôi nào, hãy để hai đứa nó lấy nhau
Büyük Krizi,Cuộc Đại Suy Thoái,
Büyük Krizi, İkinci dünya savaşını, ve kominist ulusların yükselişini gördük.Marea Depresiune Economică, al Doilea Război Mondial, şi apariţia naţiunilor comuniste.
Büyük Krizi, İkinci dünya savaşını, ve kominist ulusların yükselişini gördük.Wielki Kryzys... ...Druga Wojna Światowa... ...powstanie nacji komunistycznych.
Büyük Krizi,대공황,
Büyük Krizi,la Grande Depressione,
Büyük Krizi,la Grande Dépression,